Kara Kitap

Sanırım bir süre Orhan Pamuk kitabı okumayacağım. Okuduğum her kitap bir öncekine göre daha kötü geldi. Bu kitap da yazarın ilk kitaplarından. 1990 yılında yayınlanmış. Okuduğum bir önceki Orhan Pamuk kitabında kendimce bir çıkarım yapmıştım. Eskiden daha anlaşılmaz (bana göre), daha dolaylı, daha ağdalı yazıyormuş. Yıllar geçtikte daha basit cümlelerle yazmaya başlamış bence. Benim gibi 6 satırlık cümleleri sevmeyen kişiler muhtemelen bu kitabı sevmeyecektir.

Rams

Öncelikle bu isimde 2 tane film var. Benim izlediğim 2015 İzlanda yapımı olan. Film iki konuyu ele alıyor. Aslında bir konu var ama biri diğerini destekleyen iki konu demek daha doğru. Birincisi birçoğumuz için pek bir şey ifade etmeyen hayvan yetiştiriciliği. Bunu sadece ekonomik kaygıyla değil aşkla yapan insnaları izliyoruz. İkincisi ise hayvan yetiştiricisi iki kardeşin ilişkisi. Kavgalı iki kardeş demek daha doğru olur.

Nomadland

2020’nin en iyi filmleri diye onlarca listeye baktım. Her listede yer alan 3-4 tane film vardı. Bu film de onlardan bir tanesi. Bu bir tesadüf olamaz dedik ve izlemeye karar verdik. Başrolde Fern karakterine hayat veren Frances McDormand bulunuyor. Film dalda oskar adayı. Diğer 5 tanesini bilemem ama en iyi kadın oyuncu ödülü garanti bence.

Benim Adım Kırmızı

Yine bir Orhan Pamuk kitabı ile karşınızdayım. Şunu farkettim, Orhan Pamuk’un eski kitapları benim için biraz ağır gibi. En beğendiğim kitabı mesela son kitabı oldu şimdiye kadar. Yazılma tarihi eskiye doğru gittikçe beğenim azalıyor. Belki de daha yalın yazmaya başlamıştır bilemiyorum. Kitabın hikayesine gelecek olursak, 1591 yılında Osmanlı Devleti’ndeki nakkaşları ele alıyor.

Sorry We Missed You

3 sene olmuş Tehlikeliler kategorisine bir şey eklemeyeli. Tabi ki çok güzel filmler izledim, diziler bitirdim veya kitaplar okudum 3 senedir. Ama niyeyse buraya layık görmedim hiç birini. Bu alan benim için şunu ifade ediyor: Birisi film öner dediğinde ya da dizi öner dediğinde aklıma ilk gelen seçenekler sadece burayı hak ediyor. Bu film de kesinlikle hakederek girdi listeye. Elimde olsa yoldan geçen tanımadığım insanları çevirip bu filmi izlemeleri için baskı yapacağım. Bu kadar gerçek, bu kadar hayatın içinde, bu kadar etki bırakan bir film çok az bulunur. İzlediğiniz sıkıntıya bir şekilde dahil oluyorsunuz. Yani uzanarak filmi izleseniz de karnınıza bir fil oturur vaziyette oluyor.

Promising Young Woman

Film bir çok açıdan ümit vadediyor. Ama hiç bir açıdan inanılmaz başarılı değil bence. Evet verdiği mesaj çok anlamlı tartışmaya kapalı bir konu orası. Ancak bu daha çarpıcı bir şekilde verilebilirdi bence. Yani böyle seri katil havası verip, deftere çentik atıp sonra da elemanları salması bana çok masumane geldi. Gerçek hayatta o elemanların en fazla 1-2 tanesi yaptığından pişman olur, diğerleri bildiklerini yapmaya devam ederler.