Farha

Her zaman sevmişimdir ortadoğu filmlerini. Hatta zamanında en iyi ortadoğu filmlerini arayıp bir sürü izlemişliğim vardır. Tabi en iyi göreceli bir kavram ama 10 tane film izlediysem dokuzu benim için de iyi filmlerdi. İzledikten sonra bir süre etkisinde kalıyorsunuz bu filmleri izledikten sonra. Farha filmi çok iyi diyebileceğim bir film değil bana göre, ama kesinlikle güzeul bir film. Bu filmin benim için en sürpriz tarafı açık açık İsrail’in kötü gösterilmesi oldu. Düşünün Netflix yapımı bir film ve İsrail suçlu gösteriliyor, gerçekten enterasan bir durum.

Stand by Me

Uzun zaman olmuştu eski bir film izlemeyeli. Bu sefer 1986’ya gidiyoruz. Normalde eski filmleri izleme konusunda çok motive değilimdir ama eldeki imkanlar doğrultusunda bu film öne çıktı ve izledik. Hiç de pişman değilim açıkçası. Hatta daha önce nasıl oldu da karşıma çıkmadı şaşırıyorum. İzlememiş olsam bile adını duymam gerekirdi. Kaçmış bir şekilde radarımızdan. Bu arada film Stephen King’in The Body adlı kitabından uyarlanmış.

Cici

Yök artık bu kadarı da gerçekten çok fazla. Ne demek 2 aydır yazı yazamamak, ne demek aylardır film izleyememek. Gerçekten kendime bir çeki düzen vermenin vakti geldi. Hayır kendime saygın yoksa siz birlerce takipçime saygım olmalı. Tekrardan sizlerden özür dileyerek, bir daha bu kadar uzun ara vermemeyi ümit ediyorum.

Tabi bu kadar uzun aranın ardından bomba gibi bir giriş yapmayı çok isterdim. Aylardır film izlememenin acısını çıkartacak bir filmle giriş yapmayı isterdim ama maalesef öyle olmadı. Hatta aksine bir bu kadar daha film izlemezsem sebebi bu film olabilir.

Better Call Saul – 3

Well, welll well. Bu dizi ile ilgili daha önce iki adet yazı yazmışım. Birincisi burada, ikincisi ise burada. Bu yazıları yazdığımı hiç hatırlamıyordum bile. 6 sene önce yazmışım. Şimdi okudum kendimi taktir ettim. Bazı konularda hiç mütevazı olamayacağımı biliyorsunuz sonuçta. Neyse efendim gelelim konuya. Evet bu güzide dizi de bitti ve bence efsaneler arasında yerini aldı. Bir başka efsane olan Breaking Bad sonrası bir spinoff olarak başlayan bir dizinin en az onun kadar kaliteli bir yapım olması gerçekten inanılmaz.

Succession

Vay be koskoca Temmuz ayını boş geçmişim. Artık gerçekten kendime bir çeki düzen verme zamanı geldi. Tabi eskisi kadar vakit ayıramıyorum film veya dizi izlemeye. Ha bir de kitap okumaya evet. Ona ezelinden beri çok zaman ayırdığım söylenemez ama neyse. Var tabi bizim de kendimizce sebeplerimiz. Sanırım artık arayı kapatmaya başlayabilirim.

Toplum Sözleşmesi

Okuyalı 1 aydan fazla olmuş. Açıkçası okurken de pek bir şey anlamamıştım. Üzerinden bu kadar süre geçtikten sonra kitabı kimin yazdığını bile hatırlamıyordum. Jean-Jacques Rousseau yazmış kitabı. Tabi içimizdeki ordinaryüsler kitapta geçen bazı bölümleri alıntılayıp wowww, vay anasını, adam yazmış be şeklinde triplere girmiş. Hatta bazıları tekrar tekrar okumak lazım demiş. Bir kere bana yetti arkadaşlar, umarım sizler okuduğunuzu anlarsınız ben pek aydınlanamadım.