Category Archives: İzledim

Rams

Öncelikle bu isimde 2 tane film var. Benim izlediğim 2015 İzlanda yapımı olan. Film iki konuyu ele alıyor. Aslında bir konu var ama biri diğerini destekleyen iki konu demek daha doğru. Birincisi birçoğumuz için pek bir şey ifade etmeyen hayvan yetiştiriciliği. Bunu sadece ekonomik kaygıyla değil aşkla yapan insnaları izliyoruz. İkincisi ise hayvan yetiştiricisi iki kardeşin ilişkisi. Kavgalı iki kardeş demek daha doğru olur.

Nomadland

2020’nin en iyi filmleri diye onlarca listeye baktım. Her listede yer alan 3-4 tane film vardı. Bu film de onlardan bir tanesi. Bu bir tesadüf olamaz dedik ve izlemeye karar verdik. Başrolde Fern karakterine hayat veren Frances McDormand bulunuyor. Film dalda oskar adayı. Diğer 5 tanesini bilemem ama en iyi kadın oyuncu ödülü garanti bence.

Promising Young Woman

Film bir çok açıdan ümit vadediyor. Ama hiç bir açıdan inanılmaz başarılı değil bence. Evet verdiği mesaj çok anlamlı tartışmaya kapalı bir konu orası. Ancak bu daha çarpıcı bir şekilde verilebilirdi bence. Yani böyle seri katil havası verip, deftere çentik atıp sonra da elemanları salması bana çok masumane geldi. Gerçek hayatta o elemanların en fazla 1-2 tanesi yaptığından pişman olur, diğerleri bildiklerini yapmaya devam ederler.

Palm Springs

Başrollerinde Andy Samberg ve Cristin Milioti‘nin oynadığı bir komedi filmi. Yani komedi filmi ama öyle inanılmaz kahkahalar attıran cinsten değil. Aslında çok iyi başlıyor film. Baya gülüyorsunuz. Filmin geri kalanı için de beklenti oluşuyor haliyle. Ancak hiç de öyle olmuyor, filmin başında güldüğünüz ile kalıyorsunuz. Bizim için böyleydi en azından.

Sound of Metal

Başrolde Riz Ahmed‘in olduğu bir Amozon Prime Video filmi. Filmin ismine ve posterine bakınca metal filmi sanmıştık. Siz öyle sanmayın. Yani inanılmaz gürültülü bir film olacak diye bir süre ertelemiştik çünkü. Sonra bir baktık inanılmaz sessiz bir film. Müzikle tabi ki alakalı bir film ama sadece müzik filmi demek haksızlık olur. Dolu dolu bir dram filmi. Ama öyle göze sokulan izleyeni ağlatmak için kasılan bir dram değil. Oldukça doğal bir dram izliyoruz.

Rose Island

Böyle değişik hikayeleri okuması da izlemesi de çok keyif veriyor. Her ne kadar yok artık gerçek değildir dediğimiz anlar olsa da anlatılanların kelimesi kelimesine doğru olduğunu teyit edebiliyoruz. Çünkü olay oldukça yakın tarihte gerçekleşmiş. 1968 yılında İtalya’da yaşanan bir olayı izliyoruz. Dediğim gibi oldukça değişik bir olay.