Category Archives: İzledim

Voces inocentes

Daha önce darklı ülkelerdeki iç savaş filmlerini izlemiştim. Bu sefer iç savaşın yaşandığı ülke El Salvador. Zaman da öyle 70-80 yıl öncesi değil. 1980ler. Tabi konu savaş olunca en çok etkilenenler çocuklar oluyor. Bu filmde de olaylar bir çocuğun merkezinde anlatılıyor. Yine diğer filmlerde olduğu gibi yönetime el koyan bir ordu, orduya karşı bir direniş grubu var. İki taraf da kendisini iyi ve doğru olarak görüyor ve birbirleri ile savaşıyor. Olan ise sokakta rahatça oyun oynayamayan çocuklara oluyor.

Toc Toc

Kafa yormasın, çok uzun olmasın arada güldürsün ha bir de Netflix’te olsun kriterlerimizi sağlayan bir film arıyorduk. Kendisi ile karşılaştık. Ne yalan söyleyeyim bütün kriterleri sağladı. Film İspanya yapımı olduğu için hiç bir oyuncuyu tanımıyorum. Çok da önemli değil gerçi bu detay.

The Professor and the Madman

Başrollerde Mel Gibson ve Sean Penn‘in yer aldığı bir gerçek hikaye. Tabi isimler bunlar olunca oyunculukla ilgili bir kuşkunuz olmuyor. Özellikle Sean Penn ağlatmış.

Filmin konusu ise 19.yy’ın ortalarında başlayan bir sözlük çalışması. Dilin ne kadar önemli bir şey olduğunu farkeden yetkililer, dilimizdeki kelimeleri tek tek bulalım, her birini referanslarla açıklayalım, ilk ne zaman ve kim tarafından kullanılmış hangi anlamda kullanılmış bunu ortaya çıkartalım diyorlar. İşin başına da Professor’u getiriyorlar yani James Murray’i.

Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

Öncelikle şunu belirtelim, film Naim Süleymanoğlu’nun spor hayatını anlatmıyor. Tabi ki başarılarından rekorlarından bahsediliyor ama ana konu o değil.

Uzun süredir izlemek istediğim bir filmdi. Pandemiden önce sinemalardaymış ama sanırım çok kısa bir süre kaldı vizyonda. Yarasaydı, virüstü derken bir daha da hiç bir yere gelmedi film. Sonunda Netflix beklenen hareketi yaptı ve filmi bünyesine kattı. Geldiği günün akşamına da izledik. Beklediğimize de değdi. Cep herkülünü Hayat Van Eck canlandırmış. Baya da benziyor kendisine.

Vivir Dos Veces

İngilizce’ye adı Live Twice, Love Once olarak çevrilen Netflix filmi. Tabi oyuncuların hiç birini tanımıyorum. Hikaye biraz değişik gelmişti. E puan da 7 üzeri izleyelim dedik. İzledikçe olayların çok da değişik olmadığını gördük. Yani hikaye özgün olabilir ama işleyiş, akış, sonuç hiç yaratıcı değil diyebilirim.

Bayi Toplantısı

Kadrosunda Ibrahim BüyükakOnur BulduDogu Demirkol ve Büsra Pekin gibi tanıdık isimleri bulunduran sözde komedi filmi. Sözde diyorum çünkü bir kere bile gülmedim, gülemedim. Standartlarımda öyle inanılmaz yüksek değil. Hatta “Bayi Toplantısı” ismine bile hafiften tebessüm ediyorum. Ne bileyim aklıma Şener Şen’in “yaz kızım 100 torba çimento” ile başlayan sahnesi geliyor. Gülmeye motiveydim açıkçası. Ama olmadı. Gerçekten çok çabalamışlar gülmeyelim diye. Öncelikle şu yöresel olayları yapamıyoruz bi bırakalım artık. Bir Konya’lı, bir Antep’li, bir Erzurum’lu. Bir de karadenizli beklerdim ama koymamışlar nasıl olduysa. Kötü bir taklitle uyy uşağum diye gezerdi olsaydı o da.