Ölümlü Nesneler

Aynı yazarın ikinci kitabını da okudum. Şu an okuduğum kitap da yine bu yazara ait. Kitapların çok hoşuma gitmesinden değil bu durum. Kitapların ince olması birinci tercihim. Uzun kitaba başlayınca küçük bir ara kitaptan koparıyor insanı. Bu tarz kitaplarda o arayı vermeden son sayfayı okumuş oluyorum. Tabi hem ince hem aşırı yorucu kitaplar da olabilir ama henüz öylesi denk gelmedi. Kitap aklımda öyle inanılmaz şeyler bırakmadı ama tanıtım bülteninde yazanları okuyunca bazı şeyler dank etti diyebilirim.

Tanıtım bülteninde geçenleri de buraya ekleyeyim istedim;

josé saramago’nun portekiz’de salazar diktatörlüğü altında yaşadığı dönemde yazdığı öykülerden oluşan, ülkesinde ilk defa 1975 yılında yayımlanmış ölümlü nesneler, büyük ustanın dünya çapında ünlenmesine ve nobel ödülü’nün kendisine layık görülmesine sebep olan müthiş ironisinin, muazzam öngörüsünün ve zekice geliştirdiği özgün felsefi mantığının erken dönem örneklerini okurlara sunar. bir sandalyenin diktatörlükteki kader değiştirici önemi; bütün bir ülkeyi tek bir mezara gömmeye çalışan bir lider; kendi idaresini ele geçirmek isteyen bir araba ya da kimsenin itiraz etmediği baskıcı bir düzene isyan eden nesneler etrafında kurduğu bu öyküler, saramago’nun külliyatındaki, ölüm bir varmış. bir yokmuş ya da körlük gibi okurların büyük hayranlık duyduğu başyapıtlarının tohumlarını da barındırır.

Burada yazanlara ek birşeyler de söylemeye gerek yok açıkçası. Kısa sürede bitirebileceğiniz bir kitap. Zaten havalar çok soğuk, dışarı çıkıp napacaksınız. Demleyin çayınızı okuyun kitabınızı..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir