Pardus 2011

Laptopumu kaptırdıktan sonra kendime netbook aldım. Çok bilgisayar kullanmıyorum, film izleyim, nete gireyim yeter dedim. Öyle de oldu, Asus Ee PC 1015 aldım. Küçük, şarjı uzun gidiyor vs. Ama br şey vardı ki canımı sıkmıyor değil. Bugüne kadar her bilgisayar aldığımda performans yukarıya doğru çıkmıştı. Notebook dan netbook a geçince performansın yönü tam tersine döndü. Önce sorun olmaz dedim ama alışkanlık olduğu için hız olmadan da yapamadım.

Başladım netbook u hızlandıracak işletim sistemi arayama. Önce ubuntunun netbook lar için geliştirmiş olduğu işletim sistemini kurdum. Hız, görsellik gayet iyiydi. Ama bir sorun vard; o da nete giremiyordum. Kurulum esnasında uyarısını da almıştım gerçi. Netbook umun wireless modemi açık kaynaklı işletim sistemine izin vermiyormuş. Sanki bana milyondolarlık netbook. Neyse, yaklaşık bir hafta bu sorunu çözmeye çalıştım. Bildiğim bütün dillerdeki forumlara üye olup konuyu açtım ama çözüme bir türlü ulaşamamıştım. Hal böyle olunca işletim sistemini değiştirmem gerekti. İşte o an karar verdim bi de bizim gençlerinkini deneyeyim dedim. Hemen kurdum pardusu. Görsellik güzel, hatta ubuntudan daha hoş bazı yönleri var vs. Derken o da ne? Deja vu olmuştum. Yine nete giremiyordum. Sonra jeton düştü. Ubuntu da linux çekirdeğini kullanıyor bizimkilerde. O an dokunsalar ağlayacak moddaydım.

Çok da ümitsiz olmakla beraber, daha önce bir hafta boyunca ubuntu için aradığım çözümü ubuntu yerine pardus yazarak aradım. Tokat gibi cevap ilk sayfada geldi bile. Modemin açık kaynağa kapalı olması özelliğini kaldıran 2 harflik bir düzeltme. Terminal aracılığı ile bi dosyaya erişip, dosyanın sonuna “ws” yazdıp kaydettim ve bütün sorunlar hallolmuştu. Ağzım kulaklarımda bir şekilde nete giriyor, yerli malı kullanmanın mutluluğunu yaşıyordum. Yaklaşık bir hafta pardusu kullandıktan sonra hızın çok da artmadığını hatta aynı kaldığını farkettim. Bunun sebebi pardusun netbook için özel bir işletim sistemi geliştirmemiş olması olabilirdi. Netbook a masaüstü versiyonu kurmuştum.

Sorun değil, ne de olsa wireless ayarını yapmayı öğrendim artık diyip tekrar ubuntu netbook edition kurmaya karar verdim. İşte o an pardusun kirli oyunlarıyla karşılaştım. Netbook larda cdrom olmadığı için format işlerini usb üzerinden yapmak gerekiyor. Bunun için de bios dan boot ayarları yapılıyor. Ama ne yaptıysam usb yi first boot olarak açtıramadım. Biraz araştırdıktan sonra da pardus un bilgisayarlarda bulunan ve boot olayını kontrol eden “grub.conf” dosyasına müdahele ettiği dedikodularına ulaştım. O dosyaya gidip içini sildim, farklı kodlar yazdım, yerini değiştirdim… ne yaptıysam olmadı. Daha sonra işyerimde bu durumu hayıflanarak anlatırken, portable cdrom olduğu bilgisine ulaştım. Çok da ümidim yoktu. Sonuçta flash belleğide usb den çalıştırmayı denemiştim cdrom u da ordan deneyecektim.

Derken bizim bilişimdeki eleman al abi bilgisayar tamam, windows 7 in hayırlı olsun dedi. Doğumhaneden çıkmış hemşirenin çocuğumu kucağıma vermişçesine mutlu oldum.

Yerli malı kullanayım derken bi ton dert çektim. Belki alışsam, şans versem daha mutlu olurdum. Ama şu da bi gerçek ki; pardusun şansı haketmek için biraz daha çabalaması şart.

2 Responses to Pardus 2011

  1. arthur_rimbaud dedi ki:

    Her transfer döneminde yabancı oyunculara yüklenen yönetimler gibisin hacı : )

  2. admin dedi ki:

    Heves işte, dönüp dolaşıp windowsa kaldım yine

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir