Mirage

Vay be, art arda iki tane güzel Netflix filmi izleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Türkiye içeriğine de kaliteli filmler eklenmeye başladı artık sanırım.Bu sefer İspanya yapımı başrolünde Adriana Ugarte adlı arkadaşın oynadığı filmi izledik. Öncelikle şunu söyleyeyim, filmin senaryosu inanılmaz orjinal değil. Dark dizisini izlediyseniz “bu ne ya aynısı” diyebilirsiniz. Ama zamanda yolculuğun kullanım hakkı bir kişide olmadığı için bu filmi de kendi içinde değerlendirmek gerekir.

Geçmiş bir tarihte bir çocuk şarkı söylerken kendisini kaydediyor. İşte annesine kasetler hazırlıyor arabada dinlesin diye. Bir gün yine odasında bunlarla uğraşırken komşudan gürültü patırtı geldiğini duyuyor. Ne oluyor diye bakmaya gidiyor ve bir cinayetin işlendiğini görüyor. Tabi elinde bıçak birini görünce korkup kaçıyor ve yola atlıyor. Tam da o esnada yoldan geçen araba çarpıyor ve çocuk hayatını kaybediyor.

Aradan 25 sene geçiyor ve o eve başka bir aile taşınıyor. Boyaydı, badanaydı derken evin deposunda çocuğun kasetlerini ve televizyonunu buluyorlar. Bunlar neymiş ya deyip bi iki kere izliyorlar ve öylece kalıyor.

Derken hava bozuyor, yağmur, fırtına oluyor ortalık. Tıpkı 25 sene önce olduğu gibi. İşte o anda eski televizyon kendi kendine açılıyor ve 25 yıl önce o evde yaşayan çocuk ile eve yeni taşınan kadın iletişim kuruyor.

İlk başlarda olayı anlamasalar da sonra zamanla kabul ediyorlar ve bu durumdan kurtulmak için çalışıyorlar. En çok da kadın çalışıyor çünkü normalde kocası ve çocuğu var. Ancak geçtiği zamanda kocası olan adam başkası ile evli çocuğu ise hiç doğmamış haliyle.

Tabi bu geçişin sağlanması için hava şartlarının bitmemesi gerekiyor. Bu fırsat kaçarsa belki de 25 sene daha aynı hava şartlarının oluşmasını beklemek gerekecekler.

Hafif gerilim, hafif dram, biraz bilim kurgu derken filmi bitiriyoruz. Açıkçası hiç sıkılmadım. Hatta filmin sonunu baya beğendim diyebilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir