Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

Öncelikle şunu belirtelim, film Naim Süleymanoğlu’nun spor hayatını anlatmıyor. Tabi ki başarılarından rekorlarından bahsediliyor ama ana konu o değil.

Uzun süredir izlemek istediğim bir filmdi. Pandemiden önce sinemalardaymış ama sanırım çok kısa bir süre kaldı vizyonda. Yarasaydı, virüstü derken bir daha da hiç bir yere gelmedi film. Sonunda Netflix beklenen hareketi yaptı ve filmi bünyesine kattı. Geldiği günün akşamına da izledik. Beklediğimize de değdi. Cep herkülünü Hayat Van Eck canlandırmış. Baya da benziyor kendisine.

Bildiğiniz gibi Naim Süleymanoğlu Bulgaristan’da yaşayan bir Türk ailenin çocuğu. Tabi binlerce insan var bu şekilde yaşayan. Kendisi oradayken spora başlıyor ve Bulgar takımı için başarılar kazanıyor. Burada bir sorun yok zaten. Aile Naim’i fazla görememenin dışında pek şikayet etmiyor.

Ancak yönetimin değişmesi ile işin rengi değişiyor. Yeni yönetim Bulgaristan’da yaşayan herkesin adını değiştirmesini ve kendi dillerini konuşmasını istiyor. Tabi bu keyfe keder bir uygulama dğeil vatandaşlar için. Üniversitedeki zorunlu seçmeli gibi düşünebilirsiniz. Bazıları isim değiştirmeyi kabul ediyor bazıları ise etmiyor. Etmeyenler kamplara gönderiliyor ve eziyet dolu bir hayat yaşıyor. Ha kabul edip evine dönenlerde güllük gülistanlık bir hayat yaşamıyor ya neyse.

İşte Naim’in mücadelesi orada başlıyor. Ben aileme ve halkıma yapılan bu zulmü bütün dünyaya duyuracağım diyor. Bunun için de en ideal yol herkesin konuştuğu başarılı bir sporcu olmak. Tabi Bulgar yönetimi de bunun farkında ve Naim’e karşı özel bir ilgi gösteriyorlar. Kampa gittiklerinde bütün takım tek kişilik odada kalırken Naim onu takip edein görevlilerle kalıyor. Ya da Naim takımdan ayrı korunaklı bir yerde kalıyor.

Naim bakıyor ki amacına bu şekilde ulaşamayacak, kaçıp Türkiye’ye sığınmayı kafasına koyuyor. Tabi bu iş hiç de kolay değil. Aldığı nefesi bile takip eden korumalar var peşinde.

İlk girişim başarısız oluyor, gerçi girişim demeyelim de girişim kararı. Ama pes etmiyor Naim ve bir sene sonrasına plan yapıyor.

Yine uluslararası bir müsabakada yemek esnasında planı işletmeye başlıyorlar. Naim’e yardım edenler ise gurbetçi vatandaşlar.

Polis kovalaması, müzakereler, gizli uçuşlar derken Naim Türk F16’lar eşliğinde vatana getiriliyor.

Bu andan itibaren de rekor üstüne rekor kırıyor bildiğiniz gibi. Her rekorun ardından da daha çocukken kendisine verdiği sözü tutuyor ve halkının yaşadığı zorlukları dile getiriyor. Sonunda uluslararası baskılara dayanamayan Bulgar yönetimi de isteyenlerin ülkeyi terkedebileceğini açıklıyor.

Oldukça beğendiğim bir film oldu. Açıkçası filme kadar bu kadar bilgim yoktu olaylarla ilgili. Aydınlanmış oldum. O olayları yaşayanlar filmden çok daha fazla etkilenmiş haliyle. Bizim için rekor kıran halter kaldıran Naim onlar için çok daha fazlası anlayacağınız..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir