Kule

William Golding tarafından yazılan kitap ilk olarak 1964 yılında basılmış. Günümüzde popülerliğini yitirmeyen bir kitapmış kendisi. Kitabın konusu farklı yerlerde kullanılan bir tema aslında. Kitap bir adanmışlık hikayesi. Kendisini bir takıma, bir cemiyete, bir aileye vb. adayan kişilerin filmini veya dizisini illaki izlemişsinizdir. Bu kitapta ise Rahip Jocelin kendisini bir inşaata adıyor. Tabi böyle yazınca çok yapısal oldu. Şöyle söyleyeyim; Jocelin dayı kilisesine bir kule yapmak istiyor. Ama öyle böyle değil bunun ilahi bir emir olduğu düşünüyor. Bu uğurda varını yoğunu ortaya koyuyor.

Tabi bu süreçte usta başı, işçiler, yardımcı personel, bunlara yemek yapan kişiler hepsi dayının bu adanmışlığını şaşkınlık içerisinde izliyor. Herkes vazgeçme aşamasına gelse de kendisi bir türlü vazgeçmiyor. Yeri geliyor ben kendim de çalışacağım deyip taş üstüne taş koyuyor.

Açıkçası bi merak etmiyor değilsiniz okurken, acaba bitecek mi bitince neye benzeyecek. Tabi sayfalar ilerledikçe merakınız azalıyor çünkü ana konu hiç değişmiyor. İşte inşaattan biri düşüyor ölüyor dayının morali bozuluyor falan ama Kule de Kule diyor kendisi. Yanındaki insanlar onu terketmek istiyor bu takıntısından dolayı dayı yine de Kule diyor.

Gerçi yazınca kitabın aslında vermek istediğini çok da başarılı bir şekilde verdiğini tekrar anladım. Zaten bir adanmışlık öyküsü, birileri ölse de, terk etse de, vazgeçse de Jocelin dayı peşini bırakmıyor işin.

Okurken sıkıldım diyemem, hatta ilk başlarda merakım da çok fazlaydı. Ama sonra doğru ne yalan söyleyeyim hay kulene de sana da dedim içimden. Biraz daha kısa olsa çok daha tadında olurmuş sanki.

Yine de okumanızı tavsiye ederim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir