Taare Zameen Par

2007 yılında çekilmiş bir hint filmi. Daha önce hint filmi izleme deneyimlerim olmuştu ama tamamladığım hiç olmamıştı. Özellikle filmlerin çok uzun olması filmleri bitirmemde engeldi. Gerçi bu film de kısa değil 165 dakika ama nasıl olduysa bitirdim. Filmin oyuncularını tabi ki tanımıyorum ama yönetmenini tanımamam sanırım bir genel kültür eksikliği. Zaten yönetmeni tanıyorsa olsam oyunculardan da birini tanıyor olacaktım. Aamir Khan hem yönetmiş hem oynamış bu filmde.

Filmimizin konusu küçük bir çocuğun etrafında geçiyor. Ishaan 8-9 yaşlarında derslerinde başarısız olan bir çocuk. Bütün öğretmenleri şikayetçi. Hiç bir ödevini tamamlamıyor. Mahallede çocuklarla sorunlar yaşıyor. Aile de bu durumdan yavaş yavaş sıkılıyor tabi. Fevri bir kararla Ishaan ı yatılı bir okula gönderme kararı alıyorlar. Sorunun okulda veya öğretme yönteminde olduğunu düşünüyorlar. Biraz disiplin, sert bir eğitim tarzının bütün problemi ortadan kaldıracağını düşünüyorlar. Ancak günlerin geçmesi Ishaan ın hiç bir ilerleme göstermemesi sorunun ne okulda ne de disiplinde olmadığını gösteriyor.

Derken bir gün okula geçici bir resim öğretmeni geliyor. Esas işi özel eğitim veren bir okulda sanat öğretmenliği yapmak. İlk dersten itibaren çocukların en favori öğretmeni oluyor ama bizim Ishaan da en ufak bir tepki yok yine. Resim öğretmenimiz bir sorun olduğunu anlıyor ve Ishaan konusunu biraz daha derin ele alıyor. Sonunda Ishaan da disleksi olduğunu ve bu yüzden öğrenmede zorluk yaşadığını anlıyor. Bu konuyu konuşmak üzere Ishaan ın ailesinin evine gittiğinde de ailenin bu konuda hiçbirşey bilmediğini öğreniyor. Ama öğrendiği bir diğer önemli nokta da Ishaan ın inanılmaz bir resim yeteneği olması. Bu andan itibaren resim hocamız yazmayı, okumayı, toplamayı yani herşeyi sanatla öğretmeye başlıyor Ishaan a.

Filmin sonunda da bir resim yarışması düzenliyorlar okulda. Öğretmen ve öğrencilerin katıldığı bir yarışma. Filmin en güzel yerleri de burada geçiyor. Hele resim öğretmeni ile Ishaan ın birbirlerinin resimlerini gördüğü an var aman aman. Sıradan bir bayanın, odunun biraz altı bir erkeğin gözlerinin dolmama şansı yok.

Filmin uzun sürmesinin en büyük sebebi yaklaşık 40 dakika şarkı dinlememiz. Sanırım hint kültüründe böyle bir gelenek var. Sene olmuş bilmem kaç ama hala filmlerde “şendayi kunda” müzikleri çalıyor. Belki de yıl 3000 de olsa çalması daha doğru ama biraz da yabancı izleyicileri düşünüp azaltmak da fayda var diye düşünüyorum.

Neyse efenim, filmin son bir saati gerçekten çok iyi. Bu kadar dram dolu bir filmi bu kadar çok beğeneceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım bende de bi kaç duygu hala ölmemiş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir