Category Archives: İzledim

Horrible Bosses

2011 yapımı komedi filmi. Uzun zamandır yüzümde gülücük oluşturan ender yabancı filmlerden oldu kendisi. 3 arkadaş ve üçü de patronlarından kurtulmak istiyor. İş patronlarını öldürmeyi düşünmeye kadar geliyor. Tabi herkes diğer arkadaşının patronunu öldürecek ki ortada delil kalmasın. Bu arada öldürülmek istenilen bir patronun Jennifer Aniston olduğunu da vurgulamak isterim.

Filmdeki diğer oyunular Arrested Developmen dizisinden tanıdığımız Jason Bateman, It’s always Sunny in Philadelphia dizisinden tanıdığımız Charlie Day ve benim bi yerden tanımadığım Jason Sudeikis. Ayrıca filmde polisi oynayan kişi The Wire dizisinde Bunk karakteri ile gönlümüzde yer etmiş olan Wendell Pierce.

Karman çorban bi yazı oldu ama sağlık olsun. İzlerseniz pişman olmazsınız. Zaten hepi topu 90 dakika. Hangi filmi izleyim diye vakit kaybedeceğinize bi çırpıda izleyiverin derim.

Friends with Benefits

İzlemeden de yorum yapılabilecek bir film aslında ama Mila Kunis e olan sevgi ve saygımdan dolayı izledim filmi. Kendisiyle aynı tarzda olan onlarca filmden tek farkı da Mila Kunis zaten. Filmin geneliyle ilgili baştan yorum yazmama gerek yok. Zaten sadece oyuncuların farklı olduğu No Strings Attached filmi için de aynı şeyleri söyledim.

Unutmadan filmde Mila Kunis e Justin Timberlake eşlik ediyor. Ama takdir edersiniz ki kendisinden bu film içinde fazla bahsetmeye gerek yok.

The Shield 2

Son bölümünü az önce izledim, hemen yazayım dedim. Bu diziyle ilgili bir önceki yazımda şu ana kadar umarım sonu hayal kırıklığı yaratmaz demiştim. Öyle de olmadı. Bizdeki gibi sırf seyirciyi mutlu etmek için dizinin baş karakterinin istediği gibi bitmedi dizi. Biraz spoiler veriyorum gibi ama olsun hakediyor dizi.

Son sezon işleri sonuca bağlama olaylarını içeriyor. 7 sezon boyunca rol alan hemen herkesin ilk bölümdeki halini düşünerek son bölüme kadar neler elde ettiğini düşündürüyor size. Tabi acaba Vic’ e ne oldu diyeceksiniz. Açıkcası izlemeden ne kadar okusanız boş. Çünkü oyunculuk çok şey katmış diziye. Tamam adam en yakın arkadaşına yapılmaması gereken bir hareket yapıyor ama bunu o mimik ve jestlerle izlediğiniz zaman sanki siz de o karakolun bir parçasıymış gibi oluyor.

Fazla vakit geçirmeden izleyin derim. Behzat Ç.’miş, Ahmet D.’miş hepsinin hikaye olduğunu, her dizide olduğu gibi bu tarz dizide de 8 gömlek geriden geldiğimizi anlayacaksınız.

Bu da bitti, sırada hangi dizi olur bilemiyorum ama çıta çok yükseldi. Beklentiyi düşürmek için Bez Bebek izleyebilirim bir süre.

Narc

2002 yapımı bir polisiye filmi. Filmde oynayan bütün oyuncuları (bakkala giren çocuğu dahil) ilk defa gördüm. Bir daha da göreceğimi zannetmiyorum açıkcası.

Kısaca filmden bahsedeyim. Zaten istesem de uzun bahsedemem, çok sıradan bir konusu var. Bir polis öldürülüyor, ölen polisin ortağı ve eski bir polis bunu araştırıyor. Bu araştırma yapılırken farklı senaryolar üretiyorlar tabi. İşte bu filmin en sıkıcı kısmı. Mesela polisi çete elemanlarının öldürdüğünü varsayıyorlar. Hooop hemen o sahne geliyor, polisi ortağının öldürdüğünü varsayıyorlar hop hemen o sahne,  yok yok eceliyle ölmüştür diyorlar hemen onun için de çekilmiş bölüm geliyor. Aynı bölümü tekrar tekrar izliyosunuz yani. En sonda da aman Allah’ım diyeceğiniz bir son yok.

Şu konuda garanti veriyorum. Filmi izlemeye başlayan kişi sayısı ile bitiren kişi sayısı aynı olmayacaktır. Uyuyan, izlemekten vazgeçen, ya da filmi değiştiren olacaktır. Yine de sanata saygım var izleyeceğim diyorsanız. İyi seyirler.

The Shield

Genelde izlediğim filmden sonra ya da okuduğum kitaptan sonra yazardım ama dayanamadım diyebilirim. 2002 de başlayıp 7 sezon süren bir polisiye dizisi. Bizim arka sokaklar gibi değil tabi. Gavur yaptımı gerçekten kaliteli yapıyor. Başrolde ilk defa bu dizide izledim Michael Chiklis bulunuyor. Dizideki karakteri ise Vic Mackey.

Vic özel bir timin başında. Timin temel olayı bulundukları bölgedeki çeteler. Bu çeteleri kontrol altında tutmak için genelde kötü polis oluyorlar. Devamlı birilerini yeni çete lideri yapıp, eski lidesi ispiyonlattırıyorlar. Tabi bu bi yerden sonra kabak tadı veriyor. Ama bu durumlar dizinin çok küçük bir parçası olduğu için çok da canınızı sıkmıyor. Şuan 6. sezonu bitirmek üzereyim. Tim yavaş yavaş dağılmaya başladı. Bu zamana kadar çok badireler atlattılar, ama artık atlatamayacakları durumlar var gibi. Dizinin sonunda mutlu son olmayacak gibi. Elimden geldiğince hızlı izlemeye çalışıyorum ama yapcak birşey yok. Bi bölüm 45 dakika. Hafta içi iş güç derken sadece haftasonlarına kalıyor. İnşallah bir sonraki haftaya biter de ben de rahatlarım, dizinin nasıl bittiğini görüp.

Ayrıca belirtmeden edemicem dizinin bir sezonunda Forest Whitaker rol alıyor. Timi araştıran içişlerinden bir teğmeni oynuyor. Arkadaş nasıl bir rol yeteneği öyle. Zaten oyunculuğu ispatlanmış bir oyuncu, oscarını almış kafası rahat. Çok acayip tat katmış diziye. 15 bölüm falan kaldı, şu ana kadarki performansa oranla bir son olursa efsane olur.

Çakallarla Dans

Şevket Çoruh,  Cengiz Küçükayvaz,  Sümer Tilmaç,  Tuba Ünsal,  Ceyhun Yılmaz,  Murat Akkoyunlu,  Erdal Tosun gibi tanınmış oyuncuların oynadığı Murat Şeker’in yönettiği 2010 yapımı komedi filmi. Böyle bir filmin varlığını televizyonda görmüştüm, şu saatte bu kanalda diye. Fakat, izlemek için hiç bi girişimim olmamıştı. Ta ki Ankara’ya gelirken otobüste canım sıkılana kadar.

Tanıdık yüzlerin oynaması sizi filme bi derece daha şans vermenizi sağlıyor. Ya da benim için öyle oldu diyebilirim. 5 tane kafadar arkadaş, hepsinin bi kusuru var. Kimi ot çekiyor, kimi karısını aldatıyor vs. Bunların hepsi halısahada döktüren arkadaşlar aynı zamanda. Filmin sonuna doğru da bir maç ayarlanıyor ve idda yapılıyor bu maç üstüne. Güldüren yerleri var, kurgu yok tabi ki. İzlediğime pişman değilim. En azından yolda 100 dakikamı aldı.