Category Archives: Okudum

İnce Memed

Vay arkadaş zaman nasıl da geçmiş. Sanırım bu zamana kadar verdigim en büyük ara. Tam 5 ay geçmiş son yazının üzerinden. Kimse de vay arkadaş bu adam neden yazmıyor artık dememiş. Gerçi geri döndüğüm yazıyı görünce bitirmesi 5 ay sürmüştür diyebilirsiniz ama yok sebebi o değil. Farklı sebeplerin bir araya gelmesi okumaktan ve izlemekten bir süre mahsum bıraktı bizleri diyebiliriz. Dönüşüm muhteşem olur mu? Pek sanmam ama bir daha da 5 ay ara vermem sanırım. Ayıp ya 6 ay gerçekten çok fazla.

Cemile

Geçenlerde kitaplığımı karıştırırken Cengiz Aytmatov’un Cemilesi elime geçti. Kısa bir roman ama etkisi büyük. Louis Aragon’un “dünyanın en güzel aşk hikâyesi” dediği bu eser, beni yine derinden etkiledi.Savaş zamanı Kırgız bozkırlarında geçiyor hikâye. Cemile, kocası cephede olan genç bir kadın. Köyde, cepheye malzeme taşıyan grupta Daniyar adında sessiz bir adamla tanışıyor. Aralarında gelişen ilişki, sadece bir aşk değil, aynı zamanda özgürlük ve cesaretin de hikâyesi.

Product-Led Growth

Geçen gün kitaplığımda gözüme Wes Bush’un “Product-Led Growth: How to Build a Product That Sells Itself” kitabı çarptı. Adı bile insanı içine çekiyor. “Kendi kendini satan bir ürün mü?” diye düşündüm. Elbette merak ettim ve okumaya başladım. Bilirsiniz iyi kitap gordum mu hemen anlarim

Escaping the Build Trap

Yazıklar olsun ya, resmen emekli maaşı gibi 3 ayda bir yazı yazar hale gelmişim. İnsan bi düşünür, birlerce takipçi ne okuyacak ne izleyecek. Çok kızgınım kendime. Telafisi nasıl olur bilmiyorum ama umarım ara verme rekorumu ilerde kırmam ve 3 ay olarak. Gönül isterdi ki 3 ay sonra bomba bir yazıyla döneyim. Ama öyle olmayacak, çünkü bu yazı bir kitap hakkında. Evet evet bir kitap. Hala okuyabildiğimi gömek çok güzel. Hem de işimle alakalı bir kitap. En son ne zaman işimle alakalı bir kitap okumuştum hatırlamıyorum. Ama çok eski olduğu icin değil, öyle bir olay olmadığı için hatırlamıyorum. Bu utancımı da paylaşmış olayım.

Toplum Sözleşmesi

Okuyalı 1 aydan fazla olmuş. Açıkçası okurken de pek bir şey anlamamıştım. Üzerinden bu kadar süre geçtikten sonra kitabı kimin yazdığını bile hatırlamıyordum. Jean-Jacques Rousseau yazmış kitabı. Tabi içimizdeki ordinaryüsler kitapta geçen bazı bölümleri alıntılayıp wowww, vay anasını, adam yazmış be şeklinde triplere girmiş. Hatta bazıları tekrar tekrar okumak lazım demiş. Bir kere bana yetti arkadaşlar, umarım sizler okuduğunuzu anlarsınız ben pek aydınlanamadım.

Parfümün Dansı

Gönül istiyor ki kitap okumaya devam edeyim. Zaten çok performanslı değilim bu konuda ama hiç okumamaktan da iyidir diyorum. Bir adım ben atıyorum ama seçtiğim kitaplar da 1 adım bana gelmiyor arkadaş. Hatta 3 adım geri gidiyorlar yani. Kitap Tom Robbins tarafından yazılmış. Kendisini de tanımam etmem ama abicim çok mu uzatmışsın karıştırmışsın olayları bilemedim. Tabi ki bu kitabı 18 kere bitirenler, bitmesine dayanamayacağını düşünüp günde 2 satır okuyanlar, bu kitabı okumazsa arkadaşını silenler vb. mevcut. Ama yok benim içimi bunaltan bir kitaptan öteye geçmedi malesef.