Category Archives: İzledim

Shakespeare Zorda

Tiyatroya olan ilgimi düzenli takipçilerim bilir. Yok yok onlar da bilmez, öyle aman aman da bir ilgim yok zaten. Ama ihmal edilmemesi gereken bir sektör olduğundan artık çok eminim. Yılda bir olan istatistiğimi kısa bir süre içerisinde ayda bir olarak güncelledim. Oyuna Akün Sahnesi’ndeydi. Biletleri alırken çok arkada kaldık diye üzülmüştük ama oturma düzeni çok dik olarak tasarlandığı için arkada olmanın çok da önemi olmadı. Akün Sahnesi’nde bir oyuna bilet alacaksanız arkada kaldım diye üzülmeden gönül rahatlığı ile alabilirsiniz.

A Time For Drunken Horses

Bi ara orta doğu filmlerine sarmıştım. Zaten çok fazla izlenebilecek film yok. Listelere falan bakıyorken bu filmi hep görmüştüm. Şuan orta doğu sinemasına karşı bir yönelim içinde değilim ama fırsat bulmuşken bu filmi aradan çıkartmam iyi oldu. Açıkçası diğer orta doğu filmleri kadar etkilemedi beni. Zaten altyazı da çok yeterli değildi diye tahmin ediyorum. 5 saniyelik bir konuşmanın altyazısında tek kelimelik açıklamalar vardı. Gerçi sözlerden ziyade izlenenlerin etkili olması hedeflenmiş ama çok çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim.

Nalınlar

Tiyatro ara ara ilgi alanıma girmedi değil. Ama genelde başarısız oyunlara denk geldiğim için bu ilgi çok çabuk dağılıyor. Bir önceki tiyatroya gidişimin üzerinden bir sene geçmiş olabilir. Zaten iddalı olduğum bir alan da değil. Ama öyle piyasayı başı boş bırakmak gibi bir niyetim de yok. Oyun Altındağ Tiyatrosu’ndaydı. Eğer nasıl gideceğinizi bilmiyorsanız navigasyon ile gitmeyin. Kısa yoldan götüreceğim diye bizi sokmadığı ara sokak kalmadı. Ben tarif edeyim, Konya yolundan dümdüz gidin Türk Telekom Genel Müdürlüğü’nü geçince sağa dönün. Zaten oraya çok yakın orada da birilerine sorun artık.

Beş Şehir

Onur Ünlü’nün çok da duyulmamış bu filmi 2010 yılında çekilmiş. Ben de izleyene kadar böyle bir filmden hiç haberim yoktu. Bu filmi uzun uzun yazmayacağım. Kimileri Türkiye’ye çok fazla bu film demiş, kimileri filmde geçen sözlerin buram buram sanat koktuğunu söylemiş. Film ile ilgili tek yorumum olayların biraz havada kalması.

Bunun dışında hayatımda geçirdiğim en güzel 95 dakikaydı. Gerçi hayatımın her dakikası artık böyle ama kaymağını bu film yemiş olsun..

Hannibal

2001 yılında Anthony Hopkins tanıştırmıştı bu karakteri bizlere. Filmi izlemeyenler bile biliyordur. İnsan yiyen bir doktorun hikayesi. Tabi böyle vahşi bir şekilde yemiyor. Öyle güzel pişiriyor ki aklınız bir an kayabilir. Dizide bu karakteri Mads Mikkelsen canlandırıyor. Hakkını verelim efsane oynamış. Konuşmalar, hareketler, giyim kuşam gerçekten entellektüel tanımının görsel hali. Zaten adamın bilmediği dil yok, çoğu müzik aletini çalıyor. Genel kültür desen KPSS’den 99 alır o derece. Zaten insanların içinde çok kolay hareket edebilmesi için bunları kullanıyor. Kimse ondan şüphelenmiyor.

Narcos

5 günlük tatilde boş durmadım tabi ki. Önceden planladığım sayıya ulaşamadım ama yine de iyi işler başardım diyebilirim. Bu diziyi daha önce de görmüştüm ve bütün bölümleri bir arada izleyeyim diye tatili bekliyordum. Öncelikle şunu söyleyeyim, HBO’dan sonra artık Netflix’de ne yapsa izlerim. Zaten House of Cards’dan dolayı kendilerine yüksek sempatim vardı. Bu diziden sonra bendeki yerlerini iyice perçinlediler. Artık reklam çekseler alırım kahvemi izlerim.