Category Archives: İzledim
Kirpi
Başrollerde Mazlar Alanson ve Güven Kıraç’ın oynadığı komedi filmi. Tahmin edeceğiniz gibi bu film de otobüs serisinden. Basit bir konusu var. Bu iki karakter it-kopuk diye tabir edilen kişileri canlandırıyor. Yaşlar kemale ermiş olsa da huy değişmiyor tabi. Her ikisi de kendi hayatlarında pisliklerini sürdürürken bir fatura ödeme sırasında karşılaşıyorlar. Vay efendim sıra benimdi senindi derken ikilinin savaşı başlıyor. Film boyunca birbirine çektirmeye çalışan ikili farkında olmadan çok büyük işlerin ortasında buluyor kendini.
Özellikle Güven Kıraç’ın hızlı konuşması, hareketleri falan eğlenceli bir film olmasını sağlamış. Vakit kaybı olduğunu söyleyemem hatta ne yalan söyleyeyim ara ara güldüm..
Filth
Türkçeye “Pislik” olarak çevirmişler filmin adını. Başrolde James McAvoy var. Filmin çevirisinde olduğu gibi karaktersiz bir kişiliği canlandırıyor. Kendisi polis, terfi bekleyen bir polis. Tabi sadece kendisi aday değil bu terfiye. Bunun farkında olan pislik bir bir adayları elemine ediyor. Kiminin eşi ile arasını açıyor, kiminin sırlarını ortaya çıkarıyor kimi ile kavga ediyor vs. Bir yandan bu terfi olayını izlerken diğer yandan da karakterin eşi ve çocuğuna olan özlemi görüyoruz. Filmde pisliğe bulaşmadığı tek zaman da bu anlar zaten.
Çıkmaz Sokak Çocukları
Yine bir Cumartesi yine bir Kocaeli seyahati ve yine bir tiyatro. Bir önceki tiyatro macerası yarıda kalmıştı. Benden dolayı değil tabi ki oyun o kadar kötüydü ki daha erken bile çıkabilirdim. Artık nasıl canımı sıktıysa oyun buradan bile o oyuna laf atıyorum. Neyse bu oyuna dönecek olursak; 3 yetimin hayatta kalma çabasını izliyoruz. 2 kardeş; biri evden dışarı çıkamıyor çünkü çıkarsa öleceğine inandırılmış diğeri ise cüzdan çalarak, kapkaç yaparak ailenin geçimini sağlamaya çalışıyor. 3. yetim ise sonraları giriyor oyuna. O da yetim, o da yetimhanede büyümüş ama bir şekilde varlıklı bir insan haline gelmiş. Bu çocukları görünce ellerinden tutmak istiyor.
Serious Moonlight
Başrollerde Meg Ryan ve Timothy Hutton‘ın oynadığı bu haftaki Efetur serisinin son filmi. Kocaeli’ye bu gidişimde 4 film izledim. Keşke ters sıra ile izleseydim. İsteyerek gidiyorum sonuçta iyi filmlerin denk gelmesine gerek yoktu. Dönüşte ise bi burukluk olduğu için ii film denk gelse bi tık da olsa burukluk azalabilirdi. Ama böyle olmadı malesef. Bir darbe de filmden geldi. Yine lafı çok uzatmayacağım. Eşinden boşanmak isteyen adam karısı tarafından esir alınıyor. Elleri kolları bağlanıyor ve evliliği bitirmemesi için ikna edilmeye çalışılıyor. Bi kaç kurgu yalan dolan derken filmin sonu geliyor zaten.
Evet doğru tahmin ettiniz mutlu son.
Redline
Çok bişe yazmak istemiyorum ne yalan söyleyeyim. Imdb puanı her şeyi anlatıyor zaten (3.9). Ama işte yanınıza bilgisayar almayınca otobüs filmlerine muhtaç oluyorsunuz. Birileri yarışıyor birileri de bu yarışlarda bahis oynuyor. Bir yarışta sürücünün teki ölüyor, abisi de intikam almaya çalışıyor. Hakikaten şu satırları yazarken bile sıkıldım.
Bir de filmdeki zencinin her dediğinin sonuna dostum, yo, adamım gibi çeviriler eklemişler. Gerçekten vakit kaybı ama gerçekten.
Not: Hayır zaten canım sıkkın Ankara’ya dönüyorum diye bi de bu kadar kötü bi film izledim iyice dipteyim şuan.
It’s a Boy Girl Thing
Efetur film serisinden bir başka eser daha. Başrollerde Samaire Armstrong ve Kevin Zegers‘in oynadığı komedi filmi. Senaryo çok basit. Derslerine sıkı sıkıya çalışıp Yale’e gitmek isteyen bir kız ve tek amacı bir üniversitenin futbol takımına seçilmek olan bir erkek. Bu iki aynı zamanda komşu. Evleri yan yana. Birşeyler oluyor ve fiziksel görüntüleri değişmeden kişilikleri birbirine geçiyor. Yani erkek görünümünü kız yönlendiriyor ve ders çalışıyor, kız görünümünü erkek yönlendiriyor ve futbol oynamak istiyor.
Çok yormayan hatta ne yalan söyleyim ara ara da güldüren bir film. Tahmin edeceğiniz gibi ikili filmin sonunda arkadaştan öte oluyorlar.