Category Archives: İzledim

Monsters University

Monster Inc. filminin devamı. İlkinin oskar aldığını hatırlatayım. O yüzden beklentiler çok yüksekti. Tabi oskarın üstüne çıkmak kolay değil ama yine de kaliteyi stabil tutmak yapımcıların görevi bence. Zaten seriyi devam ettirmek istiyorlarsa bunu da yapmaları gerekir. Neyse filme gelecek olursak ilki kadar olmasa da başarılı olduğunu söyleyebilirim. Bu seferki konu aslında gayet iyi. İlk filmde sık sık gördüğümüz korku fabrikasında çalışmak için neler yapılması gerektiğini görüyoruz.

Man of Steel

Daha önce izlediğimiz 6589 tane Superman filmini bir kenara koyun dercesine herşeyi baştan alan bir Superman filmi. Ne mi farklı? Oyuncu kadrosu biraz ünlü. Örneğin   var. Onun yanı sıra  var. Bunlar kadar tanınmasa da , ,  ve esas oğlanı oynayan . Kadro oldukça kaliteli. Peki filmde neler var diyecek olursanız. Herkesin bildiği Superman hikayesinden farklı hiçbir şey yok diyebilirim.

Prisoners

Film konusunda çok verimli bi haftasonu oluyor diyebilirim. İzlediğim filmlerin kaliteli çıkması da ayrı bir mutluluk kaynağı. Bu filmde başrollerde ve  var. Bunların dışındaki oyuncular da tanıdık bildik ama bunlar varken diğerlerini söylemeye gerek yok. Tahmin edeceğiniz gibi Hugh Jackman yine mazlum rolünde. Nedir bu adamın çektiği diyeceğim ama adama da yakışıyor be hüzün.

Harold & Kumar Go to White Castle

3 filmi olan serinin ilk filmi. Okuduğum yorumlara göre de en iyisi. Çok farklı bir konu değil aslında. Tipik amerikan rüyalarından muhteşem ikili filmlerinden bir tanesi. İki kafadar televizyonda izledikleri bir reklamdan etkilenip reklamdaki fast food dükkanına hamburger yemek için yola çıkıyorlar. Tahmin edeceğiniz gibi bu yolculuk çok kolay olmuyor. Film  boyunca da bu yolculuğu izliyoruz.

Muhtemelen filmi bi kaç kişiyle izleseydim çok daha fazla eğlenebilirdim ama tek izlediğim için çok da gülmedim diyebilirim. Tek başına ağlamak, korkmak, heyecanlanmak garip değil ama tek başına gülünce deli muamelesi bile görüyorsunuz sonuçta. Buna rağmen bazı sahnelerde sesli kahkaha atmış olabilirim.

Serinin diğer filmlerini izler miyim bilmiyorum ama tek tavsiyem kalabalık bir kitle ile izlemeniz gerektiği.

Lock, Stock and Two Smoking Barrels

Çıta yükseldi arkadaşlar ilk önce bunu söyliyeyim. Keşke hep böyle yüksek kalsa ama malesef o kadar şanslı olmak zor. Aslında filme bakınca bir çok yerde “hadi canım” diyip eleştirmek gerekir belki de ama hiç de öyle olmuyor. İlle de bu filmde eleştirecek bir şey arayacaksak bence ingiltere ingilizcesi olmalı bu. Arkadaş adamların ülkesi İngiltere haliyle ana dilleri de ingilizce ama bu kadar mı anlaşılmaz. Hadi ben neyse, bir ayağı yurt dışında olan adamım ama dili anlamakta zorluk çekenler olabilir.

Paan Singh Tomar

Evettt hint filmlerine verdiğim arayı sonunda noktaladım. Bu seferki film yaşanılmış bir hikaye. Paan orduda bir eleman. Diğer askerlerden farkı ise çok hızlı koşması. Bu cevheri gören komutanlar da hemen onu koşu takımına alıyorlar. Bazı yarışmalara giriyor, kimini kazanıyor kiminde başarısız oluyor. Bunlar çok normal tabi spor hayatında. Ama Paan hayatına sporcu olarak devam etmiyor. Günün birinde yer kavgası yüzünden bir akrabası ile tartışıyor. İşler istediği gibi gitmeyince de karakola gidip “hacı ben milli koşucuyum, o kadar madalya kazandırdım ülkeye benim işi hallediverin diyor”. Polis ise ortada ölü yoksa biz dahil olmayız diyor. Bu andan itibaren filmin aksiyon kısmı başlıyor.