Unknown

Sıradan bir aksiyon, kovalama, kaçma ve son derece klasik sahnelerin bulunduğu standart bir Hollywood filmi gibi gözükebilir fakat bu filmi çok farklı kılan onun seneryosu. Film sizi şaşırtmaya daha en başından başlıyor. Başrol kahramanımız Liam Neeson’ı ve filmin afişini gördüğünüzde onu bir ajan veya polis gibi hayal ediyorsunuz fakat karakter bir bitki bilimci, akademik bir insan olarak karşınıza çıkıyor. Filmin başındaki bir çantayla biraz acemice de olsa bir gizem yaratıp izleyicilerde merak uyandırılmaya başlanıyor. Giderek heycanınızı arttırmayı ve tüm dikkatinizi vermenizi çok güzel sağlıyor. Siz sürekli beyninizi çalıştırıp olayların olabilirlğini hazmetmeye çalışırken bir yandan da film için bir son düşünmeye zorluyorsunuz kendinizi fakat işler ciddi manada karmaşık olduğu için filmin sonunu tahmin etmeniz hatta kendi sonunuzu uydurmanız bile neredeyse imkansız. Size düşen heycanla beklemek ve kendinizi hikayeye ve müthiş kurguya teslim etmek.

Gelelim filmin yazarları ve yönetmenlerine. İlk dikkatimi çeken, olayın bir fransız yazarın romanından uyarlanması. Müthiş hikayesinden dolayı zekasına teşekkür etmek lazım. Tabi screenplay yazarlarını da unutmamak gerek. Sinemaya uyarlanması ve müthiş kurgusuyla beğeniyi topladılar. Fakat yönetmen için pek övgü dolu sözler sarfedemiyeceğim. Çok  kalsik aksiyon sahneleri ve bazı  basit ve ucuz numaralarla ve bir filmde artık görmek istemediğimiz sahneleri önümüze koymasıyla ara ara canınızı sıkabilir. Üstelik Katalan yönetmenin, filminde Türkleri kullanmadan önce onlar hakkında çok daha fazla şey bilmesi gerek.

Özetle film hikayesiyle, kurgusuyla merakınızı sürekli diri tutmasıyla ve tahmin edemiyeceğiniz sonuyla izlenmesi gereken bir film.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir