Komedi Dükkanı

Televizyonda farklı kanallarda izledikten sonra kendisini canlı izleme şansına eriştik sonunda. Böyle söyleyince 40 yılda bir gelen bir şeymiş gibi oldu ama salonun tam dolu olmadığını belirteyim.İşten çıktık arkadaşlarla, zorlu bir otopark kuyruğunun ardından salona girdik. Ankara Anadolu Gösteri Merkezi’ndeydi gösteri. Salon tam leş. Koltuklar bozuk, yerler pis vs. Biz olumsuz şeyleri bırakıp sahneye dönelim isterseniz. Tolga Çevik’i severim. Özellikle mimikleri beni oldukça güldürüyor. Bu sefer de öyle oldu zaten. Yine televizyonda olduğu gibi iki senaryo vardı. Birinde doktor, ikincisin de yüce Sezar’dı. Doktor olduğu oyunu daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Oyunun genelinde yönetmenle atışmaları eğlenceli olabiliyor. Ama bazen birbirimize laf sokacağız diye ikisinin de uzattığı oluyor. Bunun dışında Sarp diye bir eleman vardı gösteride. Elemanın da değişik, komik bi tarzı vardı. Konuşma tarzı hareketleri falan güldürdü yani.

Son olarak şu sahneye birilerini çağırma olayına değinmeden geçemeyeceğim. Arkadaş nedir bu heves. Sanki herkes Al Pacino. Biri gelsin diyo koca koca teyzeler ben ben diye bağırıyor. Bu hevesi şu anektodla belirteyim. Sahneye çıkan bi bayan arkadaştan banyodan çıkmışsınız birine yakalanmışsınız gibi rol yapın dedi yönetmen. Bayan arkadaş da beceremedi. Yönetmen de salona çıplak yakalanan birileri gelsin göstersin nasıl olduğunu dedi. Arkadan ablalarım yine koşarak geldi!

To sum up, sahneden birilerini alma olayından vazgeçip, yönetmenle atışma dialoglarını azaltırlarsa bence daha başarılı olabilirler. Kahkahalar atmasam da yüzümde bir tebessüm kaldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir