Svetat e golyam i spasenie debne otvsyakade
Ya da bilinen adıyla “the world is big and salvation lurks around the corner”. Bu da tanıdık gelmedi di mi? Daha ne adını bilmediğimiz ama on numara filmler var Allah bilir.Erken uyanılmış bir cumartesi günü, patatesli, sucuklu yumurtamı yemenin ardından izlediğim film. O kadar keyif aldım ki yıllardır ritüelim haline gelen kahvaltı sonrası kahvemi bile içmedim. Bir kahvaltı sonrası kahve iki yemek sonrası çay bunlar biliyorsunuz olmazsa olmazım.
Filme gelince, Sashko bir trafik kazası geçirir ve geçici hafıza kaybı yaşar. Kaza esnasında arabada olan anne ve babası hakkı rahmetine kavuşur. Sashko’nun tek yakını Bulgaristan’daki dedesidir. Haberi alan dede apar topar Almanyaya gider. Benim canım torunum ne oldu sana demeye kalmadan “sen de kimsin be adam” lafıyla şok olur. Sonra doktorların açıklamalarıyla herşeyi öğrenir. O andan itibaren de bütün vaktini torunu ile geçirip hafızasını hatırlamaya yardımcı olur.
Peki bu süreçte nasıl işliyor; dede torun ikilisi bir tandem (iki kişilik bisiklet) alıp Bulgaristan’a dönmeye karar verir. Bu süreçte küçük maceralar yaşarlar. Film de bu arada geçmişe gidip geliyor. Sashko’nun çocukluğu, ailesi ile yaşadıkları, ülkeden kaçmaları vs. Bu sürecin anlatımı da çok başarılı.
Ancak benim en çok beğendiğim hayatı tavla oyunu üzerinden anlatmaları oldu. Evet bildiğimiz tavla. Zaten bulgar filmi olduğu için çoğu şey tanıdık gelecek. Baklavalar, köşede bakkallar, ince belli bardakta çaylar, sodalar, kahveler… Bunları gördükçe filmi iyice benimsiyorsunuz.
Hiç sıkılmadan, sürekli ivmelenen bir beğeni ile izledim. Bundan sonra tavla oynarken daha saygılı olacağım. Meğer herşey iki zar ve içeriden alınan kapılarla ifade edilebiliyormuş.