The Station Agent

Başrollerde Game of Thrones’tan tanıdığımız  , komedi filmlerinde genelde yan rollerde olan  ve benim hiç bir yerden tanımadığım . Filmi biraz araştırınca amerikan bağımsız sinemasının başarılı örneklerinden şeklinde yorumlar okudum. Açıkçası bağımlı sinema ya da bağımsız sinema olması benim için çok birşey ifade etmiyor. Ben filmden ne almışım ona bakarım. Bu filmde izledikten sonra başarısızmış diye düşünüp daha sonra sakin kafayla tekrar düşündüğümde “aslında o kadar da kötü değilmiş” diye bir görüş oluştu bende.

Boyunun kısa olmasından dolayı kendini dış dünyaya kapamış (ya da dış dünyayı sallamayan da diyebiliriz) arkadaşımıza ölen bir arkadaşı miras bırakıyor. Miras da kullanılmayan eski bir tren istasyonu. Diğer karakterler de tren istasyonu çevresinde yaşayan arkadaşlar. Biri kahve satıyor diğeri de ne yapıyor unuttum filmi izleyeli 1 hafta oldu.

Peki filmin olayı ne? Aslında hayatlarında yüzleri pek gülmeyen, yalnızlığa yaklaşmış 3 insan bu istasyon çevresinde birbirine tutunuyor ve gülmeye başlıyor. Filmin olayı da bu.

Cidden başka da bişe yok. Bak şimdi de aslında o kadar da iyi değilmiş diye düşünmeye başladım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir