House M.D.

Uzun çalışmaların ardından bitirdiğim dizinin yazısını sıcağı sıcağına yazayım istedim. 176 bölüm izlemişim bu diziyi, ortalama bir hesap yaparsak 45 dakika çarpı 176 eşittir 40 yok pardon 7920 dakika ya da diğer bir deyişle  132 saatimi harcamışım. Ne oldu peki bu 132 saatte aslında değişen hiçbirşey yok dizide. 176 bölümde 176 hastalık tedavi edildi. Lupustur, MS’dir, evlerden ırak kanserdir hepsini gördük. Her bölümde de aynı olay. Bir dava ortaya konuluyor. Doktorlar tahminlerini yapıyorlar. İlk yapılan tahminler tabi ki tutmuyor. Denemeler testler istenilen sonucu vermiyor. Bölüm sonlarına doğru da mucize doktorumuz House olayı çözüveriyor.Madem bu kadar sıkıcı olaylar oluyor neden izledin diyecek olursanız bu soruya karakterleri tanıttıktan sonra cevap vereyim.

Dr. Eric Foreman: House ekibinin disiplinli, işkolik ve dürüst üyesi. Hep doğru olanı yapmaya çalışan hem kendini hep ekibi yanlıştan uzak tutmaya çalışan bir arkadaş. Ancak House’un ekibindeyseniz biraz taviz vermeniz gerekiyor. O da bu kurala uyuyor 8 sezon boyunca. Tabi dizinin sonunda farklı bir mevkide görüyoruz onu ama bu mevki değişimi verdiği kararları çok da etkilemiyor.

Dr. Robert Chase: Her ekipte olduğu gibi bu ekipte de yakışıklı birilerinin olması gerekiyor. Chase bu role sahip arkadaş. 8 sezon boyunca ciddi ilişkiler denese de genelde kazanova özelliği ile dalga geçiyor House. Ekip içindeki görevine gelecek olursak, cerrahi anlamda çok yetenekli birisi. Ekibin ameliyatlarını o yapıyor bunun dışında da diğerleri gibi tahminler üretip yanlış öneriler ortaya koyuyor ki House doğrusunu bulsun.

Dr. Allison Cameron: Ekipteki ilk bayan arkadaş. Foreman’ın dişi versiyonu diyebiliriz. İlla herşey kitabına uygun olacak, illa her işlem dokümante edilecek. Öyle önemli bir rolü yok ama ara ara fevri çıkışları da olmadı değil.

Dr. Lisa Cuddy: Hastanenin başhekimi kendisi. Esas işi hastaneyi yönetmek gibi görülse de House u kontrol altında tutmaya çalışmak daha fazla vaktini alıyor. House ile arasındaki diyaloglar gerçekten güldürüyor. Ama herkes gibi onun da bir House eşik değeri var.

Dr. Chris Toub: Bence House ekibine giren en komik adam. Mizah arkadaşı beni defalarca güldürdü. Evli olması aynı zamanda eşini sürekli aldatması House için inanılmaz bir malzeme. Sürekli bunun üzerinden Toub’a yükleniyor ve o da her lafa cevap veriyor. Toub M.D. diye de bir dizi çekilebilir, bu kadar uzun soluklu olmaz tabi ama benim için dizinin özel karakteri kendisi.

Gelelim dizinin esas oğlanlarına;

Dr. James Wilson: House un tek dostu. Evet gerçekten tek dostu. İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta House un yanında olan tek kişi. Zıt kişilerin, renklerin, tatların… uyumu konusu burda söz konusu. House çalıyor o geri veriyor, House yakıyor o söndürüyor, House bozuyor o düzeltiyor. Aralarındaki bu kadar zıtlığa rağmen mükemmel bir arkadaşlık ortaya konuluyor. Wilson her şeye rağmen House dan vazgeçmiyor, hiç bir şeyin bunun önüne geçmesine izin vermiyor. Bütün dizi boyunca Wilson House un ihtiyacı olduğunda yanında oluyor. Peki en son ne oluyor?? izleyin görün.

Dr. Gregory House: Dizinin ana karakteri. Bu zamana kadar izlediğim dizilerdeki en güçlü karakterlerden biri diyebilirim. Nasıl Sopranosu izlerken Tony Soprano’nun olmadığı sahnelerde sıkıldıysak burada da aynısı House için geçerli. Herkesle sorun yaşayan sürekli insanları üzen onlara laf sokan birisi. Hatta sık sık kendisine hakaretler ediliyor, davalar açılıyor ama hepsinden bir şekilde sıyrılıyor.

Tıp anlamındaki yeteneklerinden bahsedecek olursak, kimsenin çözemediği davaları çözen bir dahi. Sıradan davalara bakmak ona sıkıcı geliyor. Herkesin yarın ölür dediği adamın sorununu bulmak, bu böbrek bitmiş at sen bunu denilen hastanın böbreğinin 20 sene daha sorunsuz çalışacağını ispatlamak…. Dediğim gibi imkansız görülen davalar onun işi. Tabi bu davaları çözerken ekibine ihtiyacı oluyor. Bazen arabasını yıkatıyor onlara bazen kantine gönderiyor. Onlardan bir şekilde faydalanıyor.

Toparlamak gerekirse, her bölümde bir hastalığın tedavi edildiği hatta hep aynı mantıkla tedavi edildiği bu diziyi sırf House için izliyorsunuz. Bir sonraki bölümde hangi hastalığı tedavi edecekler diye düşünmüyorsunuz, acaba House ne yapacak diye düşünüyorsunuz. Bu nedenle öfff yine son saniye House cevabı bulacak diye düşünmeyip, son saniyeye kadar House ne diyecek ne yapacak diye bekliyorsunuz.

Son olarak şunu söyliyeyim. Evet 176 bölüm gerçekten çok uzun ama bölümler birbirinden bağımsız. Bu yüzden art arda olmasa da ara ara açın izleyin derim. Gerçekten çok başarılı bir “karakter” dizisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir