Pedar

Sonunda İran filmlerine dönüş yapabildim. Daha önce de filmlerini izlediğim ‘in bu filmi diğerlerine nazaran biraz daha az tanınmış. Ama bu demek değil ki kalitesiz bir film. Tahmin edeceğiniz gibi yine dram var işin içinde. Yine çok sıradan bir konu. Üvey baba – erkek çocuk kavgası işlenmiş filmde.

Para kazanmak için şehre giden Mehrollah geri döndüğüne çok oluyor. Çünkü annesi bir adamla evlenmişti. Daha da önemlisi baba ocağını kapatıp evlendiği adamın evine taşınmıştı. Mehrollah ise bunu bir türlü kabullenemiyor. Ben size bakamıyor muyum, para vermedim mi, eşyalar almadım mı gibi sorular soruyor. Ama anne napsın, İran’da dul bir kadının yaşayabileceği zorlukları yaşamamak için evliliği kabul ediyor.

Üvey baba bizdeki üvey baba gibi ketum bir adam değil. Kendi çocuğu ile diğerlerini hiç ayırt etmiyor. Mehrollah’a ise kapım sana açık mesajını veriyor. Tabi bizim ergen bunu kabul etmiyor. Bu ikili arasında sürekli bir tartışma oluyor. Tam baba yumuşadı derken bizim ergen öyle birşey yapıyor ki adam yine çileden çıkıyor.

Film ilerledikçe Mehrollah evden ayrılma planını hayata geçiriyor. Tabi üvey baba da onu bulmak için peşinden gidiyor, buluyor da. Tam bu sırada filmin en güzel yerleri başlıyor. Bu ikilinin zoraki uzun yolculuğu. Bu yolculuk sırasında nefretin sevgiye dönüşünü ve kabullenmeyi görüyoruz.

Bu yönetmenin hangi filmindeydi hatırlamıyorum ama böyle küçük etkileyici sahneleri var yine bu filmin. Spoiler olacak ama söyliyim. Filmin başında akan suyla giden, filmin sonunda durgun suyla geri geliyor. Hakkaten dayı bu işi biliyor, taktir ettim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir