Oz

Evet, geldik bir dizinin daha sonuna. 1997-2003 arası yayınlanmış bir hapishane dizisi. Kimilerine göre bir efsane bir baş yapıt. Kimileri ise sıradan bir dizi olarak nitelendirmiş forumlarda. Bana göre ise bi Alex olmasa da tadı vardı diyebileceğim bir dizi. Dizinin tamamı Oz denilen hapishanede geçiyor. Buradaki mahkumların, gardiyanların ve diğer çalışanların hayatları anlatılıyor. Tabi çoğunlukla mahkumlardan bahsediliyor. Her mahkum ile ilgili adı, neden hapse girdiği ve kaç yıl ceza aldığı belirtiliyor. Bu işlemleri Lost dizisinden de tanıdığımız, benim ordayken de hiç sevmediğim Harold Perrineau yapıyor. Ara ara girip felsefi sözler söyleyip diziye devam ediyor.

Dizi de birbirini takip eden olaylar çok işlenmiyor. Aslında hiç işlenmiyor da diyebilirim. Durmadan yeni bir mahkum giriyor ve o mahkumun ya öldüğü ya da birisini öldürdüğü bir bölüm izliyoruz. Giren çıkan mahkumların çoğu Dexter, The Wire, Sopranos gibi isim yapmış dizilerin oyuncuları. Bu açıdan çok geniş bir oyuncu kitlesinin olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi dizideki bazı karakterlerden bahsedelim;

Vern Schillinger: Hapishanedeki nazilerin lideri. Genel olarak zencilerden ve diğer insanlardan nefret ediyorlar. Çok acımasız olduklarını söyleyebilirim. Özellikle hapise yeni düşenlerle yakından ilgileniyorlar. Sebebini söylemesem de olur.

Tobias Beecher: Trafik kazası sonucu bir çocuğu öldürdüğü için hapse girmiş bir avukat. Ara ara kafayı yese de aslında doğruluktan iyilikten yana kendisi. Hapse ilk girdiği zaman Vern ile tanıştığı için kötü hatıraları var ama genel olarak pozitif olmaya çalışıyor kendisi.

Ryan O’Reily: On numara üçkağıtçı bir arkadaş. Herkesin bir çetesi ekibi var ve ona güveniyor. Bu arkadaş ise zekasına. Tek başına yaşamayı bildi, hatta bi ton insanın ölmesine sebep oldu. Zenciyle zenci, latinle latin, naziyle nazi oldu. Her zaman işleri nasıl halledeceğini bildi.

ve efendi

Kareem Said: Dizinin benim için en güzel tarafı. Müslümanları temsil eden karakter. Bir amerikan dizisinde islamiyetin bu kadar işlenmesi gerçekten çok şaşırtıcı. Zaman zaman boxerla ibadet etse de genel olarak güzel mesajlar verdi kendisi. Sadece müslümanların değil bütün mahkumların saygısını kazanmış bir arkadaş.

Dizideki karakterler bu kadar değil tabiki. Şahsına münhasır bi dolu adam var. Adebisi, Keller, Bob, Alvarez etc. Kişi çok olduğu için senaryo yazmak çok da zor olmasa gerek. Dizinin genelinde hapishanelere ve amerikanın kanunlarına giydirme çabası vardı. Oralarla pek ilgilenmedim açıkcası. Dediğim gibi bu bilgileri veren karaktere ön yargılı olduğum için söylediklerini de çok takmadım.

İllede izleyn diyebileceğim bir dizi değil, hatta bırakın illedeyi sadece izleyin diyebileceğim bir dizi bile değil. Ama izleyecek olursanız kesinlikle ailenizle falan izlemeyin. Bir çok değişik sahne var dizide.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir