Category Archives: İzledim
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın akıcı ve etkileyici romanı. Kitabı okurken hemen her olay gözünüzün önünde canlanıyor. Betimlemeler ve anlatım çok başarılı. Hatta sadece olaylar ve mekanlar değil karakterlerin mimiklerini bile hayal edebiliyorsunuz. Tabi burada karakterlerin orjinalliği çok önemli. Öyle her zaman karşınıza çıkacak bir karakter değil kitaptaki kahramanımız. Bir saat aşığı “Hayri İrdal”. Kendisi gerçekten çok naif bir adam. En azından etrafınki insanlar değişene kadar öyle.
Gleason
Amazon Prime Video üzerinde izlenebilecek neler var diye bakarken gözümüze çarpan belgesel. Aslında tam belgesel demek doğru değil çünkü adamın kendi kaydettiği görüntüler filmin çoğunu oluşturuyor. Eski amerikan futbolu oyuncusu Steve Gleason‘ın ALS teşhisi konulduktan sonra filme aldığı anları izliyoruz. ALS nedir diyecek olursanız Stephen Hawking’in hastalığı demem yeterli olur sanırım. Tabi videoları ardı ardına izletip bitirmiyorlar. Gayet güzel bir akış ve anlatım söz konusu. Hastalığa dair, hastalık sürecinin ne kadar zor olduğuna dair bilgiler ediniyoruz.
Voces inocentes
Daha önce darklı ülkelerdeki iç savaş filmlerini izlemiştim. Bu sefer iç savaşın yaşandığı ülke El Salvador. Zaman da öyle 70-80 yıl öncesi değil. 1980ler. Tabi konu savaş olunca en çok etkilenenler çocuklar oluyor. Bu filmde de olaylar bir çocuğun merkezinde anlatılıyor. Yine diğer filmlerde olduğu gibi yönetime el koyan bir ordu, orduya karşı bir direniş grubu var. İki taraf da kendisini iyi ve doğru olarak görüyor ve birbirleri ile savaşıyor. Olan ise sokakta rahatça oyun oynayamayan çocuklara oluyor.
Toc Toc
The Professor and the Madman
Başrollerde Mel Gibson ve Sean Penn‘in yer aldığı bir gerçek hikaye. Tabi isimler bunlar olunca oyunculukla ilgili bir kuşkunuz olmuyor. Özellikle Sean Penn ağlatmış.
Filmin konusu ise 19.yy’ın ortalarında başlayan bir sözlük çalışması. Dilin ne kadar önemli bir şey olduğunu farkeden yetkililer, dilimizdeki kelimeleri tek tek bulalım, her birini referanslarla açıklayalım, ilk ne zaman ve kim tarafından kullanılmış hangi anlamda kullanılmış bunu ortaya çıkartalım diyorlar. İşin başına da Professor’u getiriyorlar yani James Murray’i.
Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu
Öncelikle şunu belirtelim, film Naim Süleymanoğlu’nun spor hayatını anlatmıyor. Tabi ki başarılarından rekorlarından bahsediliyor ama ana konu o değil.
Uzun süredir izlemek istediğim bir filmdi. Pandemiden önce sinemalardaymış ama sanırım çok kısa bir süre kaldı vizyonda. Yarasaydı, virüstü derken bir daha da hiç bir yere gelmedi film. Sonunda Netflix beklenen hareketi yaptı ve filmi bünyesine kattı. Geldiği günün akşamına da izledik. Beklediğimize de değdi. Cep herkülünü Hayat Van Eck canlandırmış. Baya da benziyor kendisine.
