Almanya – Willkommen in Deutschland
Yine bir İzmit seyahati. Geçmiş tecrübelere dayanarak yanıma bilgisayar almadım. İki gün için taşımak anlamsız oluyor. Ama yolun geçmesi için de birşeyler izlemem gerekiyor. Önlemimi aldım. Flash belleğe bi iki film, bi kaç dölüm dizi attım. Göz açıp kapayıncaya yol geçer ümidiyle bindim otobüse. Hemen başlamadım, önden servis gelsin de biraz keyif yapayım dedim. O meşhur sadece ortasında peynir olan şeyden geldi. Ortasına gelene kadar güzel değil ama oradaki bi kaç lokma lezzetli. Yemeğimi de yedim. Artık bi şeyler izleyebilirim düşüncesiyle belleği usb girişine taktım. İlk seferde hiç bi değişiklik olmadı. Ben de bi kaç defa çıkartıp tekrar taktım. Ama sonradan anladım ki sorun bellekte ya da usb girişinde değilmiş. Meğer mp4 uzantılı dosyaları oynatmıyormuş koltuk arkası 4″ televizyonumuz. Çaresiz Efe Tur’un film arşivinde gezinmeye başladım ve bu filmi buldum.
Film Almanya’ya giden bir Türk işçisini anlatıyor. Tabi aradan 30-35 sene geçmiş. Hikayeyi de torunundan dinliyoruz. İşte nasıl gelmiş almanya’ya, ailesini sonradan oraya nasıl aldırmış vs. Ama önemli olan bu değil tabi. Önemli olan Alman vatandaşlığının Türk olmaya tercih edilmesi. Amca buna çok efkarlanıyor. Bu yüzden fevri bir hareketle bütün ailesini Türkiye’ye tatile götürme kararı alıyor. Alman oldunuz tamam ama bari vatanınızı da unutmayın mesajı vermek istiyor.
Bu yolculuğun temel amacı dargın olan kardeşlerin barışması, iyice asimile olmanın etkisini bi nebze olsun azaltmak ve vatana duyulan hasretin giderilmesi.
Öyle inanılmaz bi dram yok ortada ama istenilen mesajlar çok da hissettirilmeden verilmiş. Filmi izlemeden çok kötü şeyler yazacağımı düşünüyordum ama öyle olmadı..