Foxcatcher

Filmi izleme sebebim Steve Carell‘ın olması. Başka hiç bir gerekçem yok filmi izlemek için. Kendisinin The Office dizisinden dolayı kredisi çok yüksek. Filmdeki performansıyla da bu krediyi daha da yukarılara çekti. Filmde zamanın en zengin amerikalısı olan John du Pont’ı canlandırıyor. Filmi izlemek için altyazı çıkmasını bekliyordum. Sonra bi yerden okudum ki yapımcı firma bu film için altyazı üretilmesini yasaklamış. Yayınlayan siteler için yasal işlem başlatılacakmış. Neyse ki bi google master olarak altyazıyı bulmakta çok zorlanmadım.

Filmden bahsedecek olursak John du Pont çok zengin ama bir türlü ailesinden takdir görmemiş birisi. Özellikle annesinin yaptığı bütün işleri sevmemesi ve bayağı bulması çok canını sıkıyor. Annesi atlara ilgi duyarken bunun asil bir hobi olduğunu söylerken bizim dayı güreşe meraklı. Evet bizim atasporumuz olan güreşe. Zamanında kendisi de güreşmiş şimdi de bi takım kurup madalyalar kazanmak istiyor. Madalyaları ise yalısındaki bir evde sergiliyorlar. Tahmin edeceğiniz gibi madalyaların çoğu atlarla ilgili.

Bu güreş sevdasından dolayı 84 olimpiyatları altın madalyalı güreşçileri Mark ve David kardeşlerle tanışıyor. Mark’ı Channing Tatum, David’i Mark Ruffalo canlandırıyor. İki kardeş de altın madalyalı ama nedense abi daha ön planda sporcu olarak, ya da daha saygın diyebiliriz. Zaten bunu dönem dönem Mark kardeşin yüzünden ve davranışlarından da anlıyoruz.

Bir tarafta annesi tarafından beğenilmeyen zengin adam diğer tarafta abisinin gölgesinden kaldığını düşünen güreşçi. Çok da mükemmel bir ikili değil ama ilk başta iyi bir ilişki kuruyorlar. O kadar iyiler ki Mark dünya şampiyonu olduktan sonra yıllardır aradığım baba sevgisini buldum diyor.

Tabi bu güzel günler bir son buluyor ve psikolojik sorunlar baş gösteriyor. Bu sahneler biraz sıkıcı. Çünkü çok uzatılmış. Adamın boşluğa 15 saniye bakmasını falan defalarca kez izliyoruz.

Filmin sonunda ise beklenmedik bir son bizi bekliyor. Aslında film yavaş ilerliyor ama bi taraftan da gerilimi hep veriyor.

Zaman zaman sıksa da genel olarak tatmin etti diyebilirim. Hatta bazı sahnelerde Türkiye ile ilgili bişeyler görünce mutlu bile oldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir