The Book Thief

Nazi dönemi Almanya’sında geçen bir başka film. Bu konudaki filmler genelde şiddet içerikli oluyor. Ya da benim izlediklerim öyleydi. Bu film diğerlerinden farklı olarak o dönemdeki fiziksel zulmü değil duygusal zulmü ele alıyor. Bi insana fiziksel zarar vermek istendiğinde ağız burun kırıyorlar, işkence ediyorlar en nihayetinde de öldürüyorlar. Bu tipik nazi filmi senaryosu dediğim gibi. Ama siz bir insana mutlu olduğunda gülmeyi mutsuz olduğunda ağlamayı yasaklıyorsanız işte esas zulüm bu. Tabi her insanın başında bir asker beklemiyor. Güldüğünde ya da ağladığında tut getir demiyorlar. Bu da ayrı bir durum zaten. Kendi evinde bile gülemiyor insanlar aman biri duyar da bi şekilde askerlerin kulağına gider başımıza iş açarız diye. Biraz da filmden bahsedelim.

Başrollerde ailesi komunist olduğu için öldürülen ve başkasına evlatlık verilen Sophie Nélisse ve bu kızın yeni babası rolünde Geoffrey Rush. Bu zor dönemde bu ikili öyle güzel bir ilişki kuruyor ki bazen nasıl bir dönemde olduklarını bile unutuyorlar. Bi taraftan herşeyi anlayamayan küçük bir kız çocuğu diğer taraftan onun hayatını güzelleştirmeye çalışan bir baba.

Konu naziler olunca mutlu son çok kolay değil tabi, haliyle savaş dönemi. Ama bu film bitebilecek en güzel şekilde bitiyor diyebilirim.

İyi seyirler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir