The Wire

Nasıl başlayayım bilemedim. Çünkü bahsedecek çok fazla şey var. Öncelikle bu diziyle nasıl tanıştığımı belirteyim. Yine IMDB’de yüksek puanlı film ararken birden dizi kategorisine kaydım. En tepede de bu dizi vardı. Dizi 2008 de bitmiş ama benim tanışmam 2011 i bulmuş. Puanı bu kadar yüksek bir dizinin ne adını daha önce duydum ne de izleyen birine rastladım. İşyerinde, okulda varsa yoksa How I Met Your Mother, Lost muhabbeti. Vizyon dar kalmış tabi.

Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides

Tam bitti derken yeniden karşımıza çıktı Kaptan Jack Sparrow. Bu sefer ona eşlik edecek kişi ispanyol güzel Penelope Cruz. Öyle filme aman aman bi etkisi yok ama yine de değişiklik iyidir.

Fetih 1453

Eveeet, gelelim herkesin yıllarca hayalini kurduğu filme. On numara senaryo var, niye kimse bunu film yapmıyor diye en az 30 kere ben demişimdir. Diğer osmanlı soyundan gelenleri de hesaba katarsak akıl almaz bi sayıya ulaşır muhtemelen.

Underworld: Awakening

Vakit çok olduğu zaman insanoğlu hata yapmaya çok meyilli. Neymiş bi şans verelim belki iyidir. Zaman kaybına sebep olan filmlerimden bir tanesiydi. Vampirler, yer altında yaşayan değişik türler ve insanoğlu arasında geçen bi mücadele.

True Grit

2010 yapımı bir western filmi. 10 dalda oskar adayı oldu ama hiçbirini alamadı. Western filmlerine hem babam hem de trt dolayısı ile bi sempatim var. Her pazar 10:30 da trt de yayınlanan kovboy filmlerini sanki görevimizmiş gibi izledik yıllarca. O yüzden 1980 lerdeki filmler bile güzelse True Grit bir şansı hakediyor dedim.

Star Trek

Birçok kez karşımıza çıkan bu film en son 2009 yılında izleyicilerle buluştu. Ölmeden de 5-6 kez daha vizyona girdiğini göreceğiz gibi. Konu herkesi meraklandıran, kafadaki acabaları harekete geçiren bir konu. Uzay, samanyolu, başka gezegenler…