Gregor ve Gri Kehanet
Açlık oyunları serisinin yazarı olan Suzanne Collins ‘in yeni serisinin ilk kitabı. İlk seriye göre hedef kitle biraz daha düşmüş. Kitaba başlarken bu ne la çocuk kitabı gibi diyebilirsiniz. Ben de öyle demiştim. Ama iyi ki gururuma yenik düşmeden okumuşum. Normalde fantezi türünü sevmeyen, ne filmini izleyip ne de kitabını okuyanlar için bu alana bir şans verme açısından iyi bir referans olabilir. Okuduğunuz her şeyi gözlerinizin önünde canlandırabiliyorsunuz. Bence önemli olan da bu zaten. Çocuk kitabı da olsa ,amca kitabı da olsa ben beğendim. Akıcı, heyecanlı bir hikayesi var. İnce bir kitap zaten, bırakın gururu dönün çocukluğunuza. Ayrıca yeni serinin ikinci kitabı piyasaya çıkmış ama henüz korsana düşmedi dedi benim kitapçı, bilginize.
Source Code
Bilim kurguya karşıyım aslında. Arada çok güzel filmler denk geliyor o ayrı. Ama genel olarak bi filmin türü bilim kurguysa surat asılıyor. Bu filme karşı gayet pozitiftim. 2011 yapımı dedik, öven arkadaşlar da oldu. Başlangıç iyi güzel, ancak nerden bilebilirim ki film boyunca o başlangıcı 15 kere izleyeceğimi. Zamanda yolculuktan bi parça, Dejavu dan bi tutam al sana source code.
Tam olay nedir diyecek olursanız. Böyle fizikten falan bi yerlere bağlıyolar konuyu, geçmişe gidiyor eleman. Her gidişinde de 8 dakika kalıyor. O geçmişte birşeyler araştırıyor. Bulacağı olay gelecekteki bir olayı engelleyecek. Tabi ilk seferde bulamadığı için ha boyna geri gidiyoruz, aynı sahneler, aynı kişiler vs. Arada replikler değişiyor ama bu sıkılmanızı engellemiyor.
Sık sık yaaaaaaaa, üfffffff diyebileceğiniz bir film. Ne kadar bilim kurgu hayranı olsanız da bu filmi seveceğinizden çok da emin değilim. Ama yok sen anlamamışsındır, aslında iyidir diyecek olursanız. İndirmesi ve izlemesi bedava.
The Rite
Korku filmi kategorisine girip de bu kadar korkutmayanını hiç izlememiştim. Eşşek kadar oldun hala ne korkması diyecek olursanız, öyle demeyin insan gafil avlanabilir, anlık bir dalgınlığa denk gelebilir. O kadar bekledim gafil avlanmak için, arada daldım böyle ani bişey olur da korkarım diye ama yok, nafile.
Bi baktık Anthony Hopkins oynuyor, kuzular dedik sessizliği dedik elbet hoplatır bi ara yüreğimizi dedik ama yok, o da bitmiş. Arkadaş bizim bi ara cinlerle periler diye bi dizi vardı o bile daha korkunçtu. Neymiş şeytan çıkarmacılık die bi sektör var bi eleman da o işi öğrensin diye Anthony’nin yanına gönderiliyor. Öle arada birileri gelip gidiyor, gözler beyeza dönüyor vs. Sakin sakin dururken boğaza yapışmalar falan..
Ben yakıştıramadım bizim yaşlı kurda. Saygımız sonsuz ama böyle filmler çekecekse hiç oynamasın. Biz onu yine korkunç hannibal olarak hatırlayalım.
The Memory of a Killer
2003 yapımı Hollanda filmi kendisi. İsminden de anlayacağınız gibi bir katilimiz var. Normalde farkı bu katilin hasta olması. Zaten katili görünce hasta olmaması garibinize gidebilir. Zira beyaz saçlı, göbekli yaşlı bi amca katil. Filmin başlangıcında buna bir görev veriliyor. Öldürmesi gereken kişiler var. Bunlardan birisinin henüz 12 yaşında bir kız olduğunu görünce amca insafa geliyor. Yok arkadaş ben öldürmem, hatta kimsenin öldürmesine de izin vermem triplerine giriyor. Derken kız öldürülüyor tabi, hem de amcanın tarzında.
Buradan sonra artık katilimiz bu kızı öldürtmek isteyenlerin peşine düşüyor. Tek tek indiriyor hepsini. Tabi bu araştırmayı yapan komserle de habap oluyorlar. Telefonlar, mesajlar, sinyaller vs. Komser de içten içe takdir ediyor amcayı, tabi belli etmiyor ekibine. Neyse, filmin sonuna doğru da karma son buluyor ve herkes hakettiği sona ulaşıyor. Öyle aman aman bir film değil, ama küçük ayrıntıların olduğu, böyle kafanızı çok da yormadan kurgular yapmanızı sağlayan bir film. İzlemezseniz birşey kaybetmiş olmazsınız, izlerseniz e inanılmaz bir tatmin almayacaksınız. Tercih sizin.
RÜYA GİBİ BİR TATİL
Sevgili dostlar, uzun ve yorucu bir yılın ardından bütün stresimizi atabileceğimiz ve ruhumuzu tazeleyeceğimiz unutulmaz bir tatile fiziksel ve zihinsel olarak hazır olduğunuzu duyar gibiyim. Bu tatilinizin şimdiye kadar yaptığınız bütün tatillerden farklı olacağını öncelikle belirtmek isterim. Çünkü hayatınızda şimdiye kadar yaşamadığınız birçok deneyimi size tattıracağımdan emin olabilirsiniz. Yalnız bunun için sizden bütün ön yargılarınızdan sıyrılmanızı, yeniliklere açık olmanızı ve içinizdeki macera tutkusunu dışa yansıtmanızı istiyorum.
Şimdi programın genel hatlarından ve güzergahlarımızdan bahsedebilirim. 17 temmuz günü ‘Europa Car’ ın Ankara şubesinden kiraladığımız dizel Linea ile ilk durağımız olan Göcek’e doğru yola koyuluyoruz. Şirketin arabayı teslim etme tarihine göre Cumartesi akşamı veya Pazar sabahı yola çıkmış olacağız. 8 saatlik efsane bir “road trip” in ardından Göcek’e varacağımızı tahmin ediyorum. Şehir merkezinde şirin ve misafirperver bir pansiyon veya küçük bir otel bulup yerleşiyoruz. 3 günlük Göcek ziyaretimizde hergüne farklı bir macera sığdıracağız. Bir günü şehir merkezinden hareket eden günübirlik tekne turlarına katılıp Göcek’in o meşhur cennetten bir köşe olan dantel gibi koylarını gezip, muhteşem denizlerinde yüzüp, mavi ve yeşilin bin bir tonuna doyacağız. Diğer bir gün arabamızla yakın çevredeki mutlaka görülmesi gereken yerleri (Dalyan’ın kanalları, Dalman’daki kral mezarlıkları, şifalı çamur banyoları gibi) gezeceğiz. Son gün ise isteğe bağlı olarak ya şehir merkezinde takılıp denize girip dinlenerek ya da yakın çevredeki bâkir koylardan birine giderek değerlendirebiliriz. Göcek’in en önemli özelliklerinin başında eşsiz doğası ve çok kalabalık olmaması geliyor. Fakat bunu yabancı turist açısından fakir olan bir yer olarak hayal etmeyin sakın.
Göcek maceramızdan sonra yarım saat uzaklıkta olan Fethiye’ye geçip yine şehir merkezindeki küçük bir otele yerleşiyoruz. 2 gün sürecek fethiye gezimizin programını da şöyle özetleyebilirim. Bir gününü Ölüdeniz’den hareket eden günübirlik tekne turuyla (Dünyaca ünlü Butterfly Valley dahil) geçireceğiz. Diğer gününü de Ölüdeniz’in muhteşem doğasına kendimizi kaptırarak, yüzerek ve çeşitli sürpriz aktivitelere katılarak geçireceğiz. Geceleri ise Hisarönü’nün çılgın gece hayatıyla eğlence anlayışınızda köklü değişikliklere sebep olacak eylemlerde bulunabiliriz. Bu 5 günlük tatil sizlere yeterli geldiği takdirde tatilimiz 22 temmuz itibariyle resmi olarak bitmiş ve Ankara’ya dönüşümüz gerçekleşmiş olacak. Ama bu bize yetmedi tadı damağımızda kaldı nolur devam edelim derseniz sizi yine çılgın sürprizler bekliyor olacak. Son olarak takılmamıza göre 700 tl civarında bir kösüşe hazırlıklı olun.
Kısacası bu tatil size hem dinlenme hem çılgın eğlence hem muhteşem doğal güzellikler görme hem de sürpriz maceralar ve deneyimler tatmanızı sağlayacak ve sizi yeni sezona tamamen yenilenmiş bir şekilde taşıyacak.
Be ready to rock your world!
Halk 2
Bir önceki Halk başlıklı yazımda yaşam felsefesinden bahsetmiştim bu arkadaşın. Şimdi ise güzel bir haber vereceğim onunla ilgili. Sonunda uzun yıllar süren uğraş, kütüphanelerde yatıp kalkmalar, bölümde sabahlamarlar, hocaların odalarına gidip gelmeler sonuç verdi. Sevgili yazarımız okulunu başarılı bir şekilde bitirdi ve diplomasını almaya hak kazandı.
Başarılarla dolu bu eğitim hayatının tüm gençlere örnek olmasını diliyorum. Eğer örnek almak istediğiniz bir lider arıyorsanız çok fazla uğraşmayın. Sizden biri, sizin evladınız “halk” burada.
Kardeşim hayırlı uğurlu olsun.
You got the power.