Limonata

Leyla ile Mecnun ekibinden henüz kötü bir ürün görmedik, inşallah da görmeyiz. Adamlarda oyunculuk var senaristlik var yönetmenlik var.. Tekrar bir araya gelirler mi bilmiyorum ama parça parça yaptıkları işler de oldukça başarılı. Bu filmin yönetmeni Mecnun olarak tanıdığımız Ali Atay. Başrollerde ise İsmail abi olarak bilinen Serkan Keskin ve Mutlu Ol Yeter dizisi ile daha da ün kazanan Ertan Saban ya da nam-ı değer Babür. Filme gelecek olursak..

The Boy in the Striped Pyjamas

Well well well diyerek başlamak istiyorum yazıma. Çok fazla nazi dönemi filmi izlemişimdir. Zaten nasıl bir dönemse onlarca film çekilmiş ve çekilmeye devam ediyor. Bu filmi ön plana çıkaran o dönemdeki bir çocuğun hikayesi olması. Bu da daha önce defalarca filmlere konu olmuştur zaten. Ama bu filmde zulüm gören çocuk değil zulüm eden taraftaki bir çocuk ele alınmış. Babası üst düzey bir komutan olan Bruno’nun gözünden o dönemi izliyoruz. Bruno ve aile babasının işi yüzünden arkadaşlarının olduğu, koşup oynayabildiği bir mahalleden kimsenin olmadığı bir yere taşınmak zorunda kalıyor. Hikaye de burada başlıyor zaten.

O Brother, Where Art Thou?

Yine uzun zamandır radarımda olan bir filmi izledim. Hem puanı iyi hem de kadrosu. Yönetmenleri de meşhur Coen biraderler. Başrollerde George ClooneyJohn Turturro ve Tim Blake Nelson var. Film hapisten kaçan bu üç arkadaşın hikayesini ele alıyor. Kaçışları da aslında ironik. Bu üçlü birbirine bağlı olduğu için beraber kaçmak zorunda kalıyor. Hatta aralarından biri 2 ay sonra cezasını bitirecek iken kaçıyor. Bu kadar büyük bir hamleyi yapabilmek için çok sağlam bir sebep olması gerekiyor tabi. Bu sebep de bir yerlerde gömülü olan hazine vaadi.

Papillon

Bana böyle filmlerle gelin arkadaş. Mesaj vermekse böyle verin. Çok coşkulu girdim biliyorum ama kaliteli film izlemek mutlu etti nedense. Başrollerde Steve McQueen ve Dustin Hoffman var. Aslında bu filmi yıllar önce izleyecektim. Kurtlar Vadisi’nin bir bölümünde hapisten Halo’yu kaçırmak için plan yapıyorlar. Halo da Polat ve ekibini beklerken bu kitabı okuyor. Kitap hapishanede tanışan iki arkadaşın hikayesini anlatıyor, film de öyle tabi ki. Kitabı okumadım. İlla ki filmin farklı aktardığı ya da hiç aktarmadığı bölümleri vardır. Ama yine de başarılı.

The Breakfast Club

Sanırım 3 Idiots filminin benzer filmler kısmında denk geldim bu filme. 1985 yapımı olması biraz endişelendirdi ama puanı yüksek olunca izlemekten çekinmedim. Çok uzatmayacağım. Eğitim sistemini eleştiren başka bir film izlemem umarım 10 sene.

5 tane öğrenci farklı sebeplerden ötürü hafta sonu okula gidiyor ceza olarak. Biri haylaz, biri sporcu, biri zeki, biri okulun popüleri, biri de okulun fark edilmeyeni. Hoca ceza olarak hepsinden aynı şeyi istiyor. İşte ben ne yaptım da bu cezayı aldım. Vay efendim şapkayı önünüze alın da bir düşünün vs.

3 Idiots

Herhangi bir insana, nereli olursa olsun, Hindistan ve sinema deyin bu filmi söylüyor. Bu filmi izlemiş olması önemli değil ya da hayatında herhangi bir filmi izlemiş olması da önemli değil. Bu iki kelime bir araya gelince istisnasız bu filmin adı zikrediliyor. 4-5 sene önce filmi izlemeye başlamıştım. Saat çok geçti ve filmin 3 saat sürdüğünü görünce izlemeyi yarım bırakmıştım. Bu sefer çok kararlı bir şekilde başladım filme. Sonunu da getirdim.