Serious Moonlight
Başrollerde Meg Ryan ve Timothy Hutton‘ın oynadığı bu haftaki Efetur serisinin son filmi. Kocaeli’ye bu gidişimde 4 film izledim. Keşke ters sıra ile izleseydim. İsteyerek gidiyorum sonuçta iyi filmlerin denk gelmesine gerek yoktu. Dönüşte ise bi burukluk olduğu için ii film denk gelse bi tık da olsa burukluk azalabilirdi. Ama böyle olmadı malesef. Bir darbe de filmden geldi. Yine lafı çok uzatmayacağım. Eşinden boşanmak isteyen adam karısı tarafından esir alınıyor. Elleri kolları bağlanıyor ve evliliği bitirmemesi için ikna edilmeye çalışılıyor. Bi kaç kurgu yalan dolan derken filmin sonu geliyor zaten.
Evet doğru tahmin ettiniz mutlu son.
Redline
Çok bişe yazmak istemiyorum ne yalan söyleyeyim. Imdb puanı her şeyi anlatıyor zaten (3.9). Ama işte yanınıza bilgisayar almayınca otobüs filmlerine muhtaç oluyorsunuz. Birileri yarışıyor birileri de bu yarışlarda bahis oynuyor. Bir yarışta sürücünün teki ölüyor, abisi de intikam almaya çalışıyor. Hakikaten şu satırları yazarken bile sıkıldım.
Bir de filmdeki zencinin her dediğinin sonuna dostum, yo, adamım gibi çeviriler eklemişler. Gerçekten vakit kaybı ama gerçekten.
Not: Hayır zaten canım sıkkın Ankara’ya dönüyorum diye bi de bu kadar kötü bi film izledim iyice dipteyim şuan.
It’s a Boy Girl Thing
Efetur film serisinden bir başka eser daha. Başrollerde Samaire Armstrong ve Kevin Zegers‘in oynadığı komedi filmi. Senaryo çok basit. Derslerine sıkı sıkıya çalışıp Yale’e gitmek isteyen bir kız ve tek amacı bir üniversitenin futbol takımına seçilmek olan bir erkek. Bu iki aynı zamanda komşu. Evleri yan yana. Birşeyler oluyor ve fiziksel görüntüleri değişmeden kişilikleri birbirine geçiyor. Yani erkek görünümünü kız yönlendiriyor ve ders çalışıyor, kız görünümünü erkek yönlendiriyor ve futbol oynamak istiyor.
Çok yormayan hatta ne yalan söyleyim ara ara da güldüren bir film. Tahmin edeceğiniz gibi ikili filmin sonunda arkadaştan öte oluyorlar.
Fearless
Efetur otobüsleri film serisine devam ediyorum. Ağırlık yapmasın diye yanıma bilgisayar almadım. Yolda uyuyamadığım için mecburen film izleyeyim dedim. Ekran küçük, yolculuk yapıyorum böyle beni yormayacak düşündürtmeyecek bi film olsa da izlesem dedim. Parmak ucu ile değil tırnağımla menülerde gezinerek bu filme denk geldim. Başrolde Jet Li var. Diğerlerini tanımıyorum tabi. Tam tahmin ettiğim gibi sürekli kavga dövüş. Gerçekten hiç yorulmadım. Ancak bu filmi diğer dövüş filmlerinden ayıran ise biyografi olması. 1900’lü yılların başında yaşayan Huo Yuanjia’ın hikayesi anlatılmış.
22 Jump Street
Bu serinin ilki 21 Jump Street adıyla çekilmişti. Açıkçası oldukça eğlenmiştim. Bu yüzden ikinci filmi de beklenti içerisinde izledim. Daha önce de demiştim adamlar komedi dizisi çekebiliyorlar ama filmi çekemiyorlar. Bu film ortalamanın üzerinde diyebilirim. Ama bi kara mizah, güldürürken düşündürme gibi şeyler arıyorsanız bu sizin için yanlış film demektir. Başrollerde yine Jonah Hill ve Channing Tatum var. Bence başarılı bi ikili olmuşlar. En azından filmde bunu yansıtıyorlar.
Dan in Real Life
Yine bir otobüs yolculuğu filmi, tabi ki yine on numara bir film değil. Ama bu filmi diğer otobüs filmlerinden ayıran bir şey var. O da başroldeki Steve Carell. The Office dizisinde yaptıkları aklıma geldikçe güldüm filmde. Gerçi bu filmde de bi kaç yerde güldürdü hakkını yememek lazım. Filmde eşini kaybetmiş 3 kız babasını canlandırıyor. Haliyle biraz yorgunluk hayata küskünlük var. Kızlar da çok yardımcı olmuyor babalarına. Özellikle ortanca kız erkek arkadaşı ile oldukça sinirlendiriyor babasını.