Redline

Çok bişe yazmak istemiyorum ne yalan söyleyeyim. Imdb puanı her şeyi anlatıyor zaten (3.9). Ama işte yanınıza bilgisayar almayınca otobüs filmlerine muhtaç oluyorsunuz. Birileri yarışıyor birileri de bu yarışlarda bahis oynuyor. Bir yarışta sürücünün teki ölüyor, abisi de intikam almaya çalışıyor. Hakikaten şu satırları yazarken bile sıkıldım.

Bir de filmdeki zencinin her dediğinin sonuna dostum, yo, adamım gibi çeviriler eklemişler. Gerçekten vakit kaybı ama gerçekten.

Not: Hayır zaten canım sıkkın Ankara’ya dönüyorum diye bi de bu kadar kötü bi film izledim iyice dipteyim şuan.

It’s a Boy Girl Thing

Efetur film serisinden bir başka eser daha. Başrollerde Samaire Armstrong ve Kevin Zegers‘in oynadığı komedi filmi. Senaryo çok basit. Derslerine sıkı sıkıya çalışıp Yale’e gitmek isteyen bir kız ve tek amacı bir üniversitenin futbol takımına seçilmek olan bir erkek. Bu iki aynı zamanda komşu. Evleri yan yana. Birşeyler oluyor ve fiziksel görüntüleri değişmeden kişilikleri birbirine geçiyor. Yani erkek görünümünü kız yönlendiriyor ve ders çalışıyor, kız görünümünü erkek yönlendiriyor ve futbol oynamak istiyor.

Çok yormayan hatta ne yalan söyleyim ara ara da güldüren bir film. Tahmin edeceğiniz gibi ikili filmin sonunda arkadaştan öte oluyorlar.

Fearless

Efetur otobüsleri film serisine devam ediyorum. Ağırlık yapmasın diye yanıma bilgisayar almadım. Yolda uyuyamadığım için mecburen film izleyeyim dedim. Ekran küçük, yolculuk yapıyorum böyle beni yormayacak düşündürtmeyecek bi film olsa da izlesem dedim. Parmak ucu ile değil tırnağımla menülerde gezinerek bu filme denk geldim. Başrolde Jet Li var. Diğerlerini tanımıyorum tabi. Tam tahmin ettiğim gibi sürekli kavga dövüş. Gerçekten hiç yorulmadım. Ancak bu filmi diğer dövüş filmlerinden ayıran ise biyografi olması. 1900’lü yılların başında yaşayan Huo Yuanjia’ın hikayesi anlatılmış.

22 Jump Street

Bu serinin ilki 21 Jump Street adıyla çekilmişti. Açıkçası oldukça eğlenmiştim. Bu yüzden ikinci filmi de beklenti içerisinde izledim. Daha önce de demiştim adamlar komedi dizisi çekebiliyorlar ama filmi çekemiyorlar. Bu film ortalamanın üzerinde diyebilirim. Ama bi kara mizah, güldürürken düşündürme gibi şeyler arıyorsanız bu sizin için yanlış film demektir. Başrollerde yine  Jonah Hill ve Channing Tatum var. Bence başarılı bi ikili olmuşlar. En azından filmde bunu yansıtıyorlar.

Dan in Real Life

Yine bir otobüs yolculuğu filmi, tabi ki yine on numara bir film değil. Ama bu filmi diğer otobüs filmlerinden ayıran bir şey var. O da başroldeki Steve Carell. The Office dizisinde yaptıkları aklıma geldikçe güldüm filmde. Gerçi bu filmde de bi kaç yerde güldürdü hakkını yememek lazım. Filmde eşini kaybetmiş 3 kız babasını canlandırıyor. Haliyle biraz yorgunluk hayata küskünlük var. Kızlar da çok yardımcı olmuyor babalarına. Özellikle ortanca kız erkek arkadaşı ile oldukça sinirlendiriyor babasını.

V. Frank

Günlerden cumartesi Kocaeli’deyim. Akşam saatlerine doğru Yahya Kaptan’da bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’ne geldik. Tabi buraya kadar gelip sahnede ne var diye bakmamak ayıp olurdu. Gerçi günüm güzel geçiyordu bugün oyun yok deseler boş sahneyi bile izleyebilirdim. Keşke öyle olsaydı. Keşke Ömer bugün oyun yok ama istersen gir salona boş sahneyi izle deselerdi. Eminim bu oyundan daha kötü olmazdı.