Category Archives: İzledim
Red Dragon
Başrollerde Anthony Hopkins ve Edward Norton‘ın olduğunu görünce baya bi heyecanlandım. Kesin çok iyi filmdir, kötü olsa bile oyunculuklar iyidir diye sevindim. Keşke konusuna da baksaymışım. Meğer Hannibal dizisinde de izlediğimiz Kırmızı Ejder olayıymış filmin konusu. Bu yüzden filmde ne olacağını bile bile izledim.
Westworld
Bu aralar hızlı tüketiyorum dizileri. Bu da bir önceki dizi gibi ilk sezonu henüz piyasada. Zaten kötü haber de 2018 de ikinci sezonunun çıkacak olması. Bir sene ara vermeleri kafayı toparlamak için iyi de olabilir aslında. Dizi oldukça durağan olmasına rağmen çok dikkat istiyor. Olaylar yavaş aksa da bir yerde kopabiliyorsunuz. Başrollerde Anthony Hopkins ve Ed Harris var. Bu ikiliden herhangi biri ekrana geldiğinde bi irkiliyorum sanki bana bir şey yapabileceklermiş gibi. Bu ikisi kadar olmasa da diğer oyuncular da ellerinden geleni yapmışlar. Konuya gelecek olursak; Yapay bir dünya kuruluyor. Bu dünyanın amacı gerçek dünyadaki insanlara değişik bir tatil keyfi yaşatmak. Gerçek dünyada yapmadıkları ya da yapamadıkları şeyleri bu dünyada yapabiliyorlar. İşin güzel tarafı ise yapay dünyadakilerin gerçek dünyadan gelenlere zarar verememesi.
Stranger Things
İzlediğim dizilerde yeni bölüm kalmayınca yeni dizilere bakayım dedim. Haliyle puanı yüksek olanlar ilgmi çekti. Bu dizi için 200 binin üzerinde oy kullanılmış ve puanı 9. Konusu da öyle çok izlenmeyecek gibi değildi. Dizi ile ilgili tek endişem başrollerin tamamının çocuk olması. Biz küçük iboların bücür cadıların dizilerini görmüş insanlarız. Günümüzdeki çocuk oyuncuların da hayatın sillesini yemişçesine yaptıkları roller çocuk oyuncuların ön planda olduğu filmleri/dizileri izlerken iki kere düşündürtüyor. İlk bölümden bu kaygımın gereksiz olduğunu anladım çok şükür. Çünkü adamların derdi çocukların gerçek hareketlerini yansıtmak ve tepkileri gerçek çocuk tepkisi gibi göstermekmiş.
Hell or High Water
Bir önceki filmi yazarken çok büyük konuştum ki bu film denk geldi. Gerçi bu filmi seçenin zevkine güvenmek benim hatam ama yapacak bir şey yok artık. Filmde elle tutulur tek şey Jeff Bridges‘in ortalama üzeri oyunculuğu. Ben Foster ve Chris Pine de oyunculuk olarak başarılı sayılabilir haklarını yemeyeyim. Ama bunun dışında gerçekten hayal kırıklığı. Bir abi kardeş ilişkisi gözümüze sokuluyor. İşte bir tanesi sessiz sakin diğeri fırlama serseri. Bu ikisi bir amaç için bir araya geliyor. Amaçları bir miktar para bulmak. Bunu da banka soyarak gerçekleştiriyorlar. Öyle milyonlarca dolar değil ihtiyaçları. İşlerini görecek kadar çalıyorlar.
Indignation
İzleyeli 3-5 gün oldu ama yazmak için beklemek istedim. Yoksa elimden bir kaza çıkabilirdi. Kötü film çok izlemişimdir. Ama bunun kadar kötüsünü ve hiç birşey anlatmayanını nadir izlemişimdir. Umarım bir an önce hafızamdan silinir. Neymiş okumak için üniversiteye giden yoksul ve yahudi bir ailenin çocuğu sorunlar yaşıyormuş. Alışamıyormuş da zor geliyormuş falan filan. Dönemi yansıtacağım diye uzun uzun tartışmaları göstermeler, elemanın dönüşümünü gözümüze sokmaya çalışmalar falan. Daha önce ne zaman bu kadar sıkıldığımı hatırlamıyorum ama umarım bir daha böyle kötü filmlere maruz kalmam..
Yeraltından Notlar
Ve seri bozuldu. Bunca yıldır en önden oyunları izleyen ben arka sıralara düştü. Ama ne yapalım sanat için gerekirse arka sıralarda da otururuz dert değil. Öncelikle kitabı okumadığımı belirteyim. Kitabı okuyan üstadlar oyunun kitabı yansıtamadığını bildirdi. Olaylar gerçek olsa da olayların aktarılışının kitaba göre çok çok kötü olduğunu söylediler. Ben kitabı okumadığım için bu kıyaslamayı yapamıyorum ama oyunun başarısız olduğunu söylemek için kitabı okumama gerek yok. Maalesef bir güzel eser daha tiyatroda harcanmış. Canlı performans, emeğe saygı vs. denilebilir ama sahnedeki kişinin sahne performansını eleştirmeyeceksek neyi eleştireceğiz?