Category Archives: İzledim

Predestination

Öncelikle şunu belirteyim film bol bol zamanda gidip gelme içeriyor. Ama öyle kafayı yakacak türden değil. Çünkü olay ve kişiler az. Sürekli iki kişiyi izliyoruz. Ethan Hawke ve Sarah Snook başrollerde. Bu ikili zamanın bir bölümünde tanışıyorlar ve geçmişe – geleceğe giderek bazı sorunları çözmeye çalışıyorlar. Ara ara düşünüyorsunuz acaba ikili arasında nasıl bir ilişki var. Geçmişten gelen bir baba mı, gelecekten gelen bir annemi diye.

Ama unutmayın ki zamanda yolculuk yapılan filmlerde olay sürekli ana karaktere döner. Başka da spoiler vermeyeceğim. Zamanda yolculuk dışında bi bombacı olayı da var çok da önemli değil.

Spoiler vermeyeceğim dedim ama insan kendi kendine bunu yapmaz ya 🙂

Son olarak bi Koz Adı K.O.Z. değil ama yine de izlenebilir.

Boyhood

Dün eski ev arkadaşımla bilardo oynamaya gittik ODTÜ’ye. Dönerken de otostop çeken bir öğrenciyi aldık. İlerlerken ev arkadaşıma “Boyhood” diye bi film var ya sakın izleme dedim. Daha o cevap vermeden arkadaki eleman neden hocam, bence kesinlikle izlenmesi gereken bi film dedi. Neden dedim. 12 yılda çekilmiş hocam yetmez mi dedi ve pazar yerine gelince indi. Sadece bu elemanın söylediklerinden yola çıkmıyorum. Nereye baksam bu film için tek gerekçe bu gösteriliyor iyi film olduğuna dair. Neymiş 12 yılda çekilmiş. Şunu da itiraf edeyim, bu durumu film izlerken bilmiyordum. Bu yüzden çocuğun farklı yaşlardaki benzerlerini nasıl bulmuşlar helal olsun demişliğim var. Meğer aynı çocukmuş zaten :))

The Theory of Everything

Filmin Imdb sayfasında “The relationship between the famous physicist Stephen Hawking and his wife.” diyor. Biz de merak ettik tabi ünlü bilim adamı ile eşi arasındaki bu durumu. Sonuçta ekstra bir bilim insanı kendisi. Bu başarının ortaklarından belki de en büyük pay sahiplerinden biri olan eşi ile arası nasılmış görelim dedik. Niyet buydu ama film ilerledikçe ikilinin arasındaki ilişkiden çok eşinin durumunu izlemeye başladık. Zorluklarla nasıl mücadele ettiği, eşinden vazgeçme ikilemi yeni bir adamla tanışma heyecanı vs. Bu yüzden Imdb’deki yazıyı “The relationship between Jane Hawking and her husband (Stephen Hawking)” şeklinde değiştirmek daha doğru olabilir.

Nightcrawler

Filmin bir konusu var mı derseniz tam olarak cevap veremem, bağlanmayan olaylar var mı derseniz yine soru cevapsız, iyi adam kim kötü adam kim derseniz yine tam cevap vermem mümkün değil. Ama bunlara rağmen filmi beğendim. Bir önceki filmde orjinalliğin olmadığından dert yanmıştım. En azından bu açlığım bi süreliğine geçmiş oldu. Filmin hikayesi gerçekten denişik. Sağdan soldan topladığı metalleri satan Louis ki Jake Gyllenhaal canlandırıyor bir anda elinde kamerası ile serbest çalışan bir haberci oluyor.

Birdman

Oskar açıklanmadan olabildiğince aday film izlemek istiyorum. Bu kapsamda ikinci filmi de izledim. Bu film 9 dalda oskar adayı. Ama kişisel düşüncem en fazla 2 tane alır. Neden diyecek olursanız, hemen her sahnede başka bir filmden kesitler gördüm gibi. Hayali sesler duyma, kendini daha önce oynadığı bi role kaptırma, kendisini farklı şekilde görme vs. Orjinallik açısından sıkıntılar var bence. Gerçi orjinal film çekmek ne kadar kolay orasını bilmiyorum ama bu film çok da orjinal olmamış.

Whiplash

5 dalda oskar adayı bir cilala parlat filmi. Bu ne demek diyenler olabilir. Hani karate kid film serisi vardı. Çocuk çok iyi bir kareteci olmak istiyordu. Hocası ise ona yerleri sildiriyordu, camları temizletiyordu. Sonuçta ne olduğunu hatırlarsınız. Çocuk çok iyi bir kareteci olmuştu. Yaptığı müsabakalarda temizlik yaparken yaptığı hareketleri kullanıyordu falan.. Bu filmin tarzı farklı olsa da sonuç aynı diyebiliriz. Çok iyi bir davulcu olmak isteyen Miles Teller ve efsane hoca J.K. Simmons. Dediğim gibi karakterler farklı işin içinde bir dövüş durumu yok ama mücadele derseniz hard core diyebilirim.