Category Archives: İzledim
12 Years a Slave
Öncelikle siz milyonları günlerce beklettiğim için özür diliyorum. Yaklaşık 20 günlük bir aranın ardından filmlere devam ediyoruz. Madem bu kadar ara verdik dönüşü güzel bir filmle yapalım dedik. Bunun için de risk almayalım hazır oskar da hazırlanmış o listeden bir film seçelim dedim. Daha önce de ödüller kazanan bu filmi izleme kararı aldım. Film gerçek hikayeden uyarlanmış. Aslında onlarca filmini izlediğimiz belki de 100 lerce daha çekilecek olan zenci filmlerinden bir tanesi. Adamlar sanki çok güzel birşey yapmış gibi pişirip pişirip önümüze koyuyorlar. Bizler de izleyip vay be ne film çekmiş adamlar diyoruz.
The Way Way Back
Yine tipik bir Amerikan filmi. Sorunlu gösterilen bir çocuk ve onun normale dönüşü. Gerçi bu filmdeki çocuk zaten normal sadece biraz sosyalleşmeye karşı. Öyle arkadaşım olsun diye bir çabası yok. Tabi çocuğun içine kapanmasındaki sebep anne ile babasının ayrılması ve annesinin başka bir elemanlar takılması. Tabi yeni elemanın da bir kızı var ve bizim çocukla araları pek yok. Filmde benim tanıdığım iki kişi var. Birincisi, yani üvey baba Steve Carell. Kendisini The Office dizisinden tanıyoruz. İkinci kişi de Yeşil Yol filmindeki arıza Sam Rockwell. bu filmde yine normal biri değil ama iyi anlamda.
Enough Said
Başrollerinde komedi dizilerinden tanıdığımız Julia Louis-Dreyfus ve rahmetli Tony Soprano James Gandolfini nin olduğu komedi drama filmi. İkisi de üniversite çağında çocuğu olan ve eşlerinden ayrılmış kişiler. Bir organizasyonda tanışıyorlar ve sonrasında arkadaş oluyorlar. Eva bir masöz, Albert ise bir televizyon arşivcisi diyebiliriz. Ortak noktaları neredeyse yok gibi ama bir şekilde ikili arasında olaylar gelişiyor.
American Hustle
Filmin isminden de anlayacağınız gibi bir dolandırıcılık filmi. Zaten ilk çıktığı andan beri puanı iyiydi bir de 10 oskara aday olduğunu görünce izlemek farz oldu artık. Tabi konunun dolandırıcılık olduğunu bildiğiniz için birilerinin birilerine üç kağıt yapacağını biliyorsunuz ama kim kime yapacak önemli nokta bu. Açıkçası bu filmde çok fazla git gel yaşatmamışlar. Böylesi daha temiz olmuş bence. Kafa karıştıralım deyip de sonu bağlanamayan filmlerden olmamış.
Matruşka
Bazı alışkanlıklarım var vazgeçemediğim. Bunlardan bir tanesi de 2 yılda bir tiyatroya gitmek. Kesinlikle sektirmem. Her izlediğimde acaba özlemek için süreyi biraz daha mı açsam diyorum ama yine içimdeki entellektüle boyun eğiyorum. Bu seferki oyuna zorla gittim diyebilirim. Sağolsun işyerinden arkadaşlar bilet alacağız dediler bana da sordular. Ben tabi ki yok dedim. Şöyle güzelmiş böyle iyiymiş dediler. Ben de madem öyle size iyi seyirler dedim. Sonra da kişi başı bilet parası tutarını içeren maili aldım. Evet, arkadaşlar benim için bileti almıştı, artık çok geçti.
Monsters University
Monster Inc. filminin devamı. İlkinin oskar aldığını hatırlatayım. O yüzden beklentiler çok yüksekti. Tabi oskarın üstüne çıkmak kolay değil ama yine de kaliteyi stabil tutmak yapımcıların görevi bence. Zaten seriyi devam ettirmek istiyorlarsa bunu da yapmaları gerekir. Neyse filme gelecek olursak ilki kadar olmasa da başarılı olduğunu söyleyebilirim. Bu seferki konu aslında gayet iyi. İlk filmde sık sık gördüğümüz korku fabrikasında çalışmak için neler yapılması gerektiğini görüyoruz.