Up in the Air
Bir hafta aradan sonra cumartesi sabahı filmlerine geri döndüm. Bu sefer çok da dram yüklü olmayan başrollerde George Clooney, Vera Farmiga ve Anna Kendrick olan 6 dalda oskar adayı bu filmi izledim. Hiç oskar alamamasına da şaşırmadım açıkçası, bir çok farklı açıdan başarılı ama hiç bir açıdan Alex olduğu söylenemez filmin.
Requiem for a Dream
2000 yılında çekilmiş olmasına rağmen halen konuşulan ve insanları etkisi altına alan bir film. Tabi ben bu yoruma izledikten sonra katıldım. Şunu gördüm ki sene kaç olursa olsun bu film işlediği konuyu, vermek istediği mesajı on numara vermiş. Konu çok sıradan, ama sunuş gözlerimizin içinde sokulduğu için etkilenmemek biraz zor.
The Express
Bu aralar çok fazla siyah-beyaz kapışmasını içeren film izledim. İyice insan düşmanı olmadan bir ara vermenin vakti geldi sanırım bu filmlere. Bu filmin kurtarır yanı ise spor ile alakalı olması. Her ne kadar gram anlamasam da amerikan futbolunu konu alan, siyah-beyaz çatışmasının olduğu bir gerçek hikaye.
Fargo
Amerikan yeşilçamının önemli eserlerinden olan Fargo 1996 yapımı ve gerçek bir hikayeden uyarlama. Filmi izlerken hep daha önce izlemişim havası mevcuttu. Bi ara izlemiş de olabilirim ya da bu filmden esinlenmiş başka bir film de izlemiş olabilirim. Ama artık kayıt altına aldığıma göre bir daha izlemem herhalde.
Detachment
The Great Debaters
Sevmediğim iki kişi olan Denzel Washington ve Forest Whitaker ı bünyesinde barındıran gerçek hikaye filmi. Konu çok bildik ama yine değişik bir şekilde sunmuşlar önümüze.
