Spy

3. geleneksel iftar + film + sahur etkinliğini gerçekleştirdik. Gerçi sahur kısmı geçen senelere göre gölgede kaldı ama sağlık olsun. Etkinliğin filmi olarak bunu seçtik. Diğer alternatif olan La famille Bélier‘i izlediğim için biraz yönlendirme yapmadım değil. Bu filmde başrollerde Jude Law ve Melissa McCarthy bulunuyor. Bir de başrol olmasa da bizleri şaşırtan Jason Statham var. Filmin isminden de anlaşılacağı gibi bir casusluk hikayesi söz konusu. Bu hikayenin diğer casusluk filmlerinden farkı komedi ağırlıklı olması. Hatta çoğu komedi filminden daha komik olması diyebilirim.

La famille Bélier

Ramazan ayının gelmesi ile birlikte çoğu performansta olduğu gibi izleme performansında da bir düşüş yaşandı. Ekrana bakmanın yeterli olmadığını anladım. İzlediğini kavramak için biraz tok olmak faydalı. Hafta sonu 14:00 da kalkmış olmanın verdiği mutlulukla bir hovardalık yapıp film izleyeyim dedim. Komedi filmi bakınıyordum yine çok zihnimi yormasın diye ama bu filmde karar kıldım. İyi ki de öyle yapmışım.

The DUFF

Filmin adının açılımı “Designated Ugly Fat Friend”. Şöyle açıklayalım, her grupta o grubun daha az popüleri, grubun popüler kişilerine ulaşmak için kullanılan basamak da diyebiliriz. Şunu da belirteyim, film ergen filmi. Her ne kadar kültür farklılıkları olsa da şöyle bi lise yıllarını düşünürseniz sizin de etrafınızda böyle bir durumun olduğunu görebilirsiniz. Başroldeki DUFF’ı Mae Whitman canlandırıyor. Çok samimi olduğu iki kız arkadaşı ile beraber tam bir cici kızlar imajı çiziyorlar. Ama zamanla anlıyor ki herkes ona değil yanındakilere selam veriyor, onları partiye çağırıyor ya da akşam takılalım mı diye soruyor.

Boogie Nights

En son filmimi 14 mayısta izlemişim. Neredeyse 1 aydır film izlememişim. Bu arada her ne kadar dizi izleyip izleme sektörüne olan saygımı korusam da film izlemediğim için kendime kızmıyor da değilim. Yaklaşık 1 aylık aranın ardından daha iyi bir film ile dönüş yapmak isterdim ama arkadaş kurbanı oldum diyebilirim. Şöyle komik böyle eğlenceli diye bu filmi tavsiye etti arkadaşım. Ben de kırmayıp izleyeyim dedim. Yakın arkadaşım olmasa rehberden falan silerdim ama 10 yılın hatırına bu filme katlandım diyorum kendisine. Gerçi katlandığımda söylenemez son bir saatini izlemedim.

Trabzonspor’un Çektiği Forvet Sıkıntıları

Birçok kulubün birçok sıkıntısı olmuştur. Kiminin yönetimi, kiminin taraftarı kiminin stadı vs. Bu yazıda sizlere geçmişten günümüze Trabzonspor’un yaşadığı forvet sıkıntılarından bahsedeceğim.

1 – Kevin Campbell

Başkan Mehmet Ali Yılmaz’ın gol makinesi diye aldık çamaşır makinesi çıktı sözüyle tanır herkes bu futbolcuyu. Trabzonspor’a gelene kadar 273 maçta 92 gol atan futbolcu bizde 17 maçta 5 gol atınca kapının önüne konuluyor. Çok alışığız ya maç başına 3 gol ortalamasına, bu yüzden bekleneni veremiyor.

True Detective – Sezon 1

İsminden de anlaşılacağı gibi bir dedektiflik dizisi. Farkı ise her sene farklı karakterlerin olacak olması. Bu durum dizi yayına başlamadan belirtilmişti. Mantık aynı olacak, her sene bir dava üzerinde çalışılacak ama kişiler farklı olacak diye. Serinin ilk sezonundaki dedektiflerimiz Matthew McConaughey‘ın canlandırdığı Rust ve Woody Harrelson‘ın canlandırdığı Marty. İkili bir şekilde ekip oluyor ve 8 bölüm boyunca bir davayı çözmeye çalışıyor.