Saving Mr. Banks

Çok büyük iki oyuncunun, iki oskarlı iki oyuncunun başrolde olduğu film. Emma Thompson ve Tom Hanks. Bunların yanında da her 3 filmin birinde oynayan Colin Farrell. Kadro oldukça iyi. Hikaye de biyografi. Başarısız bir film çıkma ihtimali düşük. Konu bana fransız ama yine de belirteyim, yazar P.L. Travers ile eserlerini film yapmak isteyen Walt Disney arasındaki mücadele. Bir taraf olaya ticari bakıyor diğer taraf ise eserinin çarpıtılmasından korkuyor. Walt Disney bu eserin film olarak çekilmesi için 19 sene boyunca yazara talepte bulunmuş. Sonunda da istediğini almış tabi. Ama bu alma olayını bastırdı parayı bindi fıstığın üzerine vurdu kırbacı şeklinde düşünmeyin.

Türk Futbolunun Acı Kazancı – Sami Hoşses

Bugün film-dizi konseptinin biraz dışındaki bir konudan bahsedeceğim. Her Türk erkeğinin hayatının bir döneminin geçtiği halı saha trajedilerinden. 7’den 77’ye herkesi görmek mümkün halı sahalarda. Sonuçta futbol bizim için önemli. İzlemesi kadar oynaması da önemli. Bi düşünün. 8. lig amatörde antremana çıkan birisi bile eski topçuyum ben diyor. Yani topçu olmak kıymetli prim yapan birşey. Oynayanların yaşı, oynayan kişinin bununla prim yapması, ortamlarda Messi gibiydim demesi hiç önemli değil. Önemli olan ya da vahim olan kendisinin de buna inanması. Şimdi size bu duruma düşmüş bir yakınımdan bahsedeceğim. İsim verip rencide etmeyeceğim tabi 🙂 Kendisine Sami Hoşses nicki ile hitap edeceğim.

Like Father Like Son

Filmin orjinal adı Soshite chichi ni naru. Bi japon filmi kendisi. İzledikten sonra bizim yeşilçamdaki duygusal filmlere haksızlık ettiğimi düşündüm. En az bu film kadar dram yüklenmeye çalışılan 100 tane film vardır ama toplasak bu film kadar övgü almamışlardır. Evet hard core girdim biraz. Çok da uzatmayacağım zaten. Direkt konuya giriyorum. Doğumda karışan 2 çocuk var. Hastane bu hatayı 5 sene sonra farkediyor ve iki aileye de ulaşıyor. Durumu anlatıyor ve aslında sizin çocuğunuz o değil bu diyor. Ailelerden bi tanesi zenginlik içinde diğeri de orta halli (Nasıl gidiyor tam yeşilçam di mi?).

İtirazım Var

Leyla ile Mecnu’nun yönetmeni Onur Ünlü’nün filmi. Bu adam 5 sene art arda oskar da alsa yine Leyla ile Mecnun ile anılacak. Bundan şikayet edeceğini de sanmıyorum ya neyse. Bu filmde İsmail abi var başrolde yani Serkan Keskin. Bir de hırsız Yavuz yani Osman Sonant komiser rolünde. Konuya gelecek olursak; Selman Bulut bir imam, bir gün namaz kıldırırken iki el silah sesi duyuluyor. Dönüp baktığında ise cemaatten birisinin yere yığıldığını görüyorlar. Tabi kim vurdu nereden ateş edildi meçhul. Normal bir imam olsa meftayı yıkar namazını kıldırır ve gömer. Ancak Selman Bulut biraz değişik bir imam bu yüzden olayın peşini bırakmıyor ve acaba neden vurdular adamı diyerek küçükten araştırmaya başlıyor.

Alexander and the Terrible, Horrible, No Good, Very Bad Day

Başrollerde Steve Carell ve gamzenin görsel tanımı olan Jennifer Garner‘ın oynadığı komedi filmi. Film 80 dakika diye çok da sorgulamadan izlemeye başladım. Tabi ki kahkahalar attırmadı ama keşke izlemeseydim de demedim. Genelde bu cümleyi sonda yazardım ama bu seferlik böyle olsun.

Alexander 12 yaşında bir çocuk. Hayatında herşey çok kötü gidiyor. Abisi ve ablası bununla uğraşıyor, okuldaki çocuklar bununla dalga geçiyor, en yakın arkadaşları bunun değil sırf trambolin var diye başka bir çocuğun doğum günü partisine gidiyor. Bu kadar kötü olaylar olmasına rağmen hayattan çok da şikayet etmiyor kendisi. Ama ailesinin küçücük şeyleri dağ gibi büyütmesi onu çileden çıkartıyor ve bir gün atarı basıyor, siz kötü gün nasıl olur bilmiyorsunuz hepinizin tuzu kuru diye. O akşam da yatarken dua ediyor. Ailem kötü bir gün geçirsin de benim halimi anlasın mesajını evrene veriyor.

Sabah uyandığı anda anlıyor ki duası kabul olmuş. Ailesindeki bütün bireylerin inanılmaz önemli işleri var o gün ama hepsinde küçük aksilikler başlıyor. Film de bu aksilikleri konu alıyor.

Çerez niyetine izlenebilecek bir film. Yüzünüzde hafif bir tebessüm bırakıyor.

October Sky

İzledikten sonra öğrendim bu filmin biyografi olduğunu. Ana karakter ise hala yaşıyor. Kendisi NASA’da çalışıyormuş şuan. Filmin konusu da roket yapma hayali olan bir çocuk zaten. Başrolde ise günümüzde de başarılı filmlerde oynayan Jake Gyllenhaal var. Filmin bir diğer ana karakterini de Chris Cooper canlandırıyor. Bunların dışındaki karakterlerin çok da önemli bi tarafı yok bana kalırsa.