Tanios Kayası

Malesef dizi sektörüne yönelmem ile kitap sektöründen biraz uzaklaştım. Nerde 2 günde 1 kitap bitiren Ömer, nerde kitap bakmak için gittiği olgunlarda pardon d&r da 3 tane kitap okuyup gelen ben. Neyse, özeleştirimi bi ara devam ettiririm kendi kendime. Amin Maalouf okumayalı baya olmuştu. Önceki kitaplar oldukça başarılı olduğu için bu kitaba da gönül rahatlığı ile başladım. Kitap çok uzun değil o yüzden ben de çok uzun yazmayacağım. Tabi az sayfa olması az şey anlattığı anlamına gelmiyor. Aksine laf kalabalığı olmadığı için kitap çok sade bir anlatım sunuyor.

Captain Phillips

2013 yılında somalili korsanlar oldukça popülerdi. Bu filmde de bu korsanların saldırdığı geminin kurtuluş operasyonunu izliyoruz. Yaşananlar tabi ki çok acı ama Amerika’nın her fırsatta we are the best mesajını vermesi çok klişe haline geldi. Filmin başrolünde Tom Hanks var. Bu yüzden oyunculuk konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. Adam sanki filmden önce kendisini bilerek kaçırtmış da sonra kurtartmış. Bunun dışında da filmde bir olay yok zaten.

Lucky Number Slevin

Öncelikle benim gibi film gurusunun bu filmi nasıl olur da daha önce izlemediğini düşünenlere cevap vermek istiyorum. Açıkçası ben de kendime şaşırdım. Bütün kriterleri sağlıyor izlemek için. Türü, puanı, oyuncuları vs.. Ama 2006 yılında çekilen bu filmi daha yeni izledim. Gerçekten shame on me. İlk başlarda bazı sahneler tanıdık geldi. Televizyonda karşılaşmış olabilirim. Gerçi son 10 yıldır televizyonda sadece belgesel izleyen biri olarak bu ihtimal çok az ama yine de olası. Geç olsa da bu efsane filmi izledim. Kadroya gelecek olursak Josh Hartnett, Bruce Willis, Ben Kingsley ve bu filmde de yaşlı olan Morgan Freeman. Adam her filmde yaşlı bizim Münir Özkul gibi. Gençlik dönemlerinde sanırım keşfedilmemişler. Gerçi Morgan Freeman ın gençlik döneminde elektriğin bile olduğundan şüpheliyim.

Little Miss Sunshine

Bir önceki yazımda dediğim gibi Steve Carell‘ın filmlerine göz atmıştım ve bu film de kendisinin çıkış yaptığı iki filmden biri olarak görülüyor. Bir önceki filme nazaran daha başarılı bir film olduğunu söyleyebilirim. Her ne kadar sevmesem de mesaj verme olayı bu sefer çok da rahatsız etmedi beni. Bu filmde Carell sorunlu bir ailenin bireyi. Aslında sorunlu ailede ki annenin kardeşi. İntahar ettiği için anne kardeşine kıyamıyor ve gel bizde kal diyor.

The 40 Year Old Virgin

The Office dizisini izledikten sonra Steve Carell için küçük bi araştırma yaptım. Aynısı Taken filmini izledikten sonra Liam Nelson için de olmuştu. Ya da Amelie filminden sonra Audrey Tautou için. Steve Carell bu filmde ve bir sonraki yazım olan Little Miss Sunshine’de ses getirmiş. Ben de izleyeyim dedim. Bu filmin konusu isminden anlaşılacağı gibi 40 yaşına kadar kadınlar ile bir ilişkisi olmayan adamı ele alıyor. Tabi bu durumu Amerika özelinde düşünmek lazım. Bazı eyaletlerinden 15 yaşından sonra herşey serbest.

Rush

Bazen diyorum ki kimse risk almasın hep biyogrofi çeksinler. Ne de olsa senaryo derdi yok, garanti hikaye. Gerçi böyle deyip oyunculuğu hiçe saymalayım. Hele bilinen birisinin biyogrofisi ise oynaması zor olsa gerek. Çünkü gerçeğini bilen insanlara rolü satmak kolay olmayabilir. Bu filmde de iki formula 1 pilotunun rekabeti ele alınmış. Thor filminden tanıdığımız Chris Hemsworth James Hunt’ı herhangi bir filmden tanımadığımız Daniel Brühl Niki Lauda’yı canlandırmış.