Category Archives: Okudum

Afrikalı Leo

Amin Maalouf’un 4. kitabı sanırım okuduğum. Diğerlerinden farklı olarak bunu daha uzun sürede okudum. Sanırım bu yüzden kitabın başıyla ilgili çok fazla bi şey hatırlamıyorum. Acaba olaylar neydi diye şöyle bir araştırdığımda da diğer okuyanların da özellikle bir yere değinmediğini gördüm. Kitabın bir sonu da yok, yani bir polisiye değil sonuçta. O yüzden olayın bir yere bağlanması, bir problemin çözülmesi gibi bir durum söz konusu değil.

Ölümcül Kimlikler

Amin Maalouf serisinin üçüncü kitabını da bitirdim. Bu seferki kitap bir roman değil deneme. Yazarımız kimlik ve aidiyet üzerine fikirlerini yazmış. Bir roman gibi inanılmaz akıcı değil ama bir roman kadar da çok sayfası yok. Bu yüzden okunmasında bir sakınca yok bence.

Doğunun Limanları

Amin Maalouf serüvenine bu kitabıyla devam ettim. İlk kitabı seçmemdeki sebep yazarın en çok beğenilen kitabı olmasıydı. Bu kitabı ise sırf ince olduğu için seçtim. Güzel de oldu. Bölünmeden 1 haftada bitirdim. Kitap yine tarihi olayları ve yazarın çok iyi bildiği toprakları anlatıyor. Bu sefer kitapta bir yazar ve bu yazarın yakından tanımak istediği kişi arasında geçen konuşmalar yer alıyor.

Semerkant

İran filmleri izlemeden okumaya başlamıştım bu kitabı, bitirmek anca nasip oldu. Kitabı değil aslında kitabın yazarını, Amin Maalouf, bir arkadaşım önermişti. Evet 2013 yılında ilk defa duydum bu adamın ismini. Sonra bir baktım benim halısahadaki elemanlar bile biliyorlar, kendimden utandım. Meğer dayı baya tehlikeli bir yazarmış. Kitapları baş ucu eseri olarak adlandırılıyormuş. Daha fazla vakit kaybetmeden aldım 8-9 tane kitabını. Hangisinden başlayayım konusunda çok düşünmedim, en fazla adı zikredilen ile başladım.

Od

İskender Pala kitapları serisinde 4. oldu sanırım. Tarz olarak Efsane ve Şah&Sultan’a benzeyen kitap Yunus Emre’yi anlatıyor. Okumaya başlamadan aslında daha farklı şeyler düşünüyordum. Ben Yunus Emre’nin şair yönüne çok daha fazla vurgu yapılacağını, şiirlerinden çok daha fazla örnekler okuyacağımı düşünüyordum. Ancak kitap Yunus Emre’nin daha çok şair olana kadar ki kısmı ile ilgilenmiş. Kimilerine göre böylesi daha iyi olmuş. Bence de daha iyi olmuş olabilir, sonuçta sene 1200-1300 de olsa bi insan meşhur olduktan sonra onu herkes tanıyor. Biz bu kitapla bu dönemin öncesini öğreniyoruz.

Efsane

İskender Pala’nın bir başarılı bir de başarısız kitabınından sonra son kitabına göz atak istedim. Başarılı olup olmaması tabi benim görüşüm ama açıkçası diğer yorumlara baktığımda da yalnız olmadığımı gördüm. Bu kitabın tarzı Şah ve Sultan’a benziyor. Tarihi bir olayı hikayeleştirmiş. Tabi kaçınılmaz aşk hikayesi de mevcut kitapta. Kitabı bitirdikten sonra şu kanıya vardım: İskender Pala’nın bu tarz kitaplarını seveceğim. Tarihi kişileri olayları ele alış tarzı gerçekten başarılı. Hatta şuan “Od” kitabını okuyorum. Düşüncelerimde haklı olduğumu okuduğum kadarıyla Od da gösterdi bana.