Category Archives: İzledim
O Brother, Where Art Thou?
Yine uzun zamandır radarımda olan bir filmi izledim. Hem puanı iyi hem de kadrosu. Yönetmenleri de meşhur Coen biraderler. Başrollerde George Clooney, John Turturro ve Tim Blake Nelson var. Film hapisten kaçan bu üç arkadaşın hikayesini ele alıyor. Kaçışları da aslında ironik. Bu üçlü birbirine bağlı olduğu için beraber kaçmak zorunda kalıyor. Hatta aralarından biri 2 ay sonra cezasını bitirecek iken kaçıyor. Bu kadar büyük bir hamleyi yapabilmek için çok sağlam bir sebep olması gerekiyor tabi. Bu sebep de bir yerlerde gömülü olan hazine vaadi.
Papillon
Bana böyle filmlerle gelin arkadaş. Mesaj vermekse böyle verin. Çok coşkulu girdim biliyorum ama kaliteli film izlemek mutlu etti nedense. Başrollerde Steve McQueen ve Dustin Hoffman var. Aslında bu filmi yıllar önce izleyecektim. Kurtlar Vadisi’nin bir bölümünde hapisten Halo’yu kaçırmak için plan yapıyorlar. Halo da Polat ve ekibini beklerken bu kitabı okuyor. Kitap hapishanede tanışan iki arkadaşın hikayesini anlatıyor, film de öyle tabi ki. Kitabı okumadım. İlla ki filmin farklı aktardığı ya da hiç aktarmadığı bölümleri vardır. Ama yine de başarılı.
The Breakfast Club
Sanırım 3 Idiots filminin benzer filmler kısmında denk geldim bu filme. 1985 yapımı olması biraz endişelendirdi ama puanı yüksek olunca izlemekten çekinmedim. Çok uzatmayacağım. Eğitim sistemini eleştiren başka bir film izlemem umarım 10 sene.
5 tane öğrenci farklı sebeplerden ötürü hafta sonu okula gidiyor ceza olarak. Biri haylaz, biri sporcu, biri zeki, biri okulun popüleri, biri de okulun fark edilmeyeni. Hoca ceza olarak hepsinden aynı şeyi istiyor. İşte ben ne yaptım da bu cezayı aldım. Vay efendim şapkayı önünüze alın da bir düşünün vs.
3 Idiots
Herhangi bir insana, nereli olursa olsun, Hindistan ve sinema deyin bu filmi söylüyor. Bu filmi izlemiş olması önemli değil ya da hayatında herhangi bir filmi izlemiş olması da önemli değil. Bu iki kelime bir araya gelince istisnasız bu filmin adı zikrediliyor. 4-5 sene önce filmi izlemeye başlamıştım. Saat çok geçti ve filmin 3 saat sürdüğünü görünce izlemeyi yarım bırakmıştım. Bu sefer çok kararlı bir şekilde başladım filme. Sonunu da getirdim.
The Bucket List
İki efsaneyi bir araya getiriyor bu film. Jack Nicholson ve Morgan Freeman. Bu ikilinin onlarca filmini izlemişimdir. Henüz genç oldukları bir filme rastlamadım. Bu saatten sonra da rastlayacağımı düşünmüyorum.
Filme gelecek olursak çok basit bir hikayesi var. Hastane odasında tanışan iki hasta. İkisinde de tümör var ve doktorlar maksimum 1 seneniz var diyorlar. Bunu öğrenen ikili de hayatlarının geri kalanında yapmak istedikleri şeylerin bir listesini çıkartıyor ve yola koyuluyor. Bu arada ikiliden teki çok zengin bu yüzden para hiç sorun değil.
Sons of Anarchy
95 bölümlük bu güzide diziyi de bitirmiş olmanın verdiği gururla yazıyorum şuan. Öncelikle şunu söyleyeyim eğer 3. sezon olmasaydı yani Belfest’de geçen sezon olmasaydı bu dizinin yeri tehlikeliler kategorisi olacaktı. Ama o sezon gerçekten ömrümden ömür aldı. Diğer 6 sezon ne derece efsane ise o sezon da o derece kötüydü. The Shield dizisini izleyenler bilir orada bir takım polisin yasa dışı olayları vardı. Burada da bir motor kulübünün yasa dışı olayları var. Zaten her iki dizinin de yapımcısı Kurt Sutter. Kendisine olan saygım bir kat daha arttı. Ayrıca bu dizide de bize sürpriz yaparak oyunculuk yeteneklerini de sergiliyor. Şimdi gelelim karakterlere;