Category Archives: İzledim
Whiplash
5 dalda oskar adayı bir cilala parlat filmi. Bu ne demek diyenler olabilir. Hani karate kid film serisi vardı. Çocuk çok iyi bir kareteci olmak istiyordu. Hocası ise ona yerleri sildiriyordu, camları temizletiyordu. Sonuçta ne olduğunu hatırlarsınız. Çocuk çok iyi bir kareteci olmuştu. Yaptığı müsabakalarda temizlik yaparken yaptığı hareketleri kullanıyordu falan.. Bu filmin tarzı farklı olsa da sonuç aynı diyebiliriz. Çok iyi bir davulcu olmak isteyen Miles Teller ve efsane hoca J.K. Simmons. Dediğim gibi karakterler farklı işin içinde bir dövüş durumu yok ama mücadele derseniz hard core diyebilirim.
About Time
Filmi izleyeli bir haftadan fazla oldu ama yazacak vakit bulamadım. Bu geçen sürede Eskişehir’de düzenlenen bir organizasyonda eğitim verdik. Ben ilk defa duymuş olsam da etkinliğin 17. si düzenlenmiş bu sene (Akademik Bilişim). Filme dönecek olursak; başrollerde Paul Scholes görünümü altında Domhnall Gleeson ve Rachel McAdams. Buradan da anlayacağımız gibi bir ingiliz filmi. Bu yüzden her zamanki ingilizce eleştirimi artık yapmıyorum. Romantik bir film, farkı ise fantasy kategorisine de sahip olması. Öyle inanılmaz bir bilim kurgu yok tabi sadece zamanda yolculuk söz konusu.
Her
Son zamanlarda izlediğim en orjinal senaryoya sahip film. Hatta otoritelerin de dikkatini çekmiş olacak ki bu alanda oskar aldı. Başrollerde Joaquin Phoenix ve sadece sesi ile de olsa Scarlett Johansson. Theodore boşanma arefesinde olan bir arkadaş. Hatta yapması gereken tek şey boşanma evraklarını imzalamak. Yaptığı iş de başkalarının adına mektup yazmak. Yani şöyle, abi ben filanca kızı çok seviyorum ama hiç beceremem bu işleri diyorsunuz bi firmaya. Firma da Theodore veya diğer çalışanları görevlendiriyor bu konuda mektup yazması için. Mektup tabi sizden geliyormuşçasına adrese iletiliyor. Haliyle Theodore insanların kandırıldığı sanal bir dünyada çalışıyor. Aslında sözlerin sahipleri kendisi olsa da başkasının sözüymüş gibi başkalarına iletiyor.
Bana Masal Anlatma
Son Umut filmini beklerken bu filmin fragmanı çıkmıştı. Fragman boyunca gülmediğimiz yer yoktu sanırım. Zaten filmin kadrosunu ve yönetmenini gördükten sonra gerçekten başarılı bir film olacağını düşünmüştüm. Yazan ve yöneten koltuğunda Leyla ile Mecnun dizisinin senaristi Burak Aksak var. Oyuncular ise hem dizinde tanıdıklarımız hem de BKM’den. Eksikler var tabi, bi şekilde İsmail Abi de dahil edilebilirdi filme ama şimdilik sadece Erdal Bakkal ile yetindik. Ne yalan söyleyeyim kırdı geçirdi yine.
Filme iş yerinden arkadaşlar ile gittik. Kadro biraz karışıktı. Bu yüzden kiminin sevip kiminin sevmeyeceğini düşündüm filmi. Ne bilim, Leyla ile Mecnun kültürünü bilen de vardı ben hiç gülmüyorum o diziye diyen de. Aramızda ses sanatçısı da vardı bilgisayar oyunları karşısında saatlerini harcayan da. UK’de şato eğitimi almış kişi de vardı gülmek için film izlemeye ihtiyacı olmayan da.
Pineapple Express
Allah da sonunda cezamı verdi sanırım. Güzel giden film serisi maalesef bitti. Nasıl anlatsam.. Tuttuğunuz takım art arda galibiyetler alıyor ve gün geliyor 7 kişi kalan rakipten fark yiyor. Hemen hemen aynı üzüntüyü yaşamışımdır. Daha önce de söylemiştim tekrar söyleyeceğim. Komedi dizisi üretme konusunda bu kadar başarılı olan Amerika neden komedi filmi çekemiyor. Gerçekten anlamıyorum. Bu filmde Seth Rogen, James Franco, Danny McBride başrollerde. Başarısız komedi filmlerini her izlediğimde nefret ettiğim başka bir şeyi keşfediyorum. Panik halinde bağırarak konuşma konusunda bu film beni çileden çıkarttı. Sürekli bağırış ama sürekli.
Filmin konusuna girmeyeceğim bile. Gerçekten vakit kaybı. Ne olur izlemeyin gidin uyuyun, duvar izleyin, trafik gürültüsü dinleyin ama izlemeyin..
