Category Archives: İzledim

The Lunchbox

Orjinal adıyla Dabba, Türkçe çevirisi de Sefer Tası olan hint filmi. Film izlemek futbola benziyor arkadaşlar. İyi oynayan bir topçuyu ertesi hafta yine ilk 11’e alırsınız. Ben de kötüsü denk gelene kadar kadar hint filmi izlemeye devam edeceğim gibi. Bu sefer ki film biraz farklı. Mesela şarkı türkü yok filmde. O hint filmlerine özgü danslar vs de yok. İkinci olarak film 2 saatten daha kısa. Üçüncü olarak da filmde oynayan birilerini tanıyorum. Life of Pi filminden Irrfan Khan. Burada bir memuru canladırıyor. Çalıştığı bölgede şöyle bir gelenek var. Çalışanların öğle yemekleri evlerden geliyor. Bu işi yapan taşıyıcı firma hergün aynı evlerden yemekleri alıyor ve çalışanlara dağıtıyor. Bilmem kaç milyonda sadece bir kez yemek yanlış kişiye gidiyor (Adamlar Harward tescilli). Bu film de o hatalı teslimat üzerine kurulu.

Queen

Hint camiasının 2014 yapımı bu filmine yolculuk esnasında başlamıştım. Ancak şarj bittiği için evde tamamlamak zorunda kaldım. Açıkçası iyi de oldu. Film 150 dakika. Hint yapımı filmler arasında kısa bile sayılabilir ama otobüste bu kadar uzun süre film izlemek gerçekten zor. Neyse filme gelecek olursak. Kangana Ranaut un canlandırdığı Rani karakteri kısa bir süre içerisinde evlenecek. Evleneceği elemanı ise Rajkummar Rao canlandırıyor. Bütün hazırlıklar tamam derken eleman Rani’ye bu iş olmaz diyor ve pat diye olayı bitiriyor. Bir de üstüne üstlük tabi ki arkadaş kalacağız diyor. Bunu Yeşilçam’dan almış olabilirler emin değilim. Bu ayrılıktan sonra Rani’nin hayatı değişmeye başlıyor. Nasıl mı?

Black

Evet, yine bir hint filmi yine dram, yine pat küt diye tokadı atan bir yapım. Genel cümlemi de yazayım oyuncuları tanımıyorum. Gerçi Hint camiasından sadece Amir Khan’ı tanıyorum. Ben isimleri yazayım yine de. Başrollerde Rani Mukerji ve Amitabh Bachchan oynuyor. İlk yazdığım doğuştan görme ve duyma engelli bir kızı canlandırıyor, ikinci yazdığım ise bu çocuğu üniversite mezunu olacak seviyeye getiren bir öğretmeni.

Sympathy for Lady Vengeance

Serinin son filmini de izlemiş bulunuyorum. Bunun da orjinal adı Chinjeolhan Geumjassi. Öncelikle şunu söyliyeyim. Bence serinin en zayıf filmi bu olmuş. Bu demek değil ki film kötü. Bireysel baktığımızda Sabri de top oynuyor ama Drogba ve Sneijder in olduğu takımda kimse ooo Sabri de buradaymış demez. Yönetmen Chan-wook Park un bu filminde yine bir ihanet konusu. Oyuncuları ise gözüm bi yerden ısırıyor diyeceğim ama hepsi birbirine benzediği için tam kestirmek mümkün değil. Ben yine de yazayım oyuncuları. Başroller Yeong-ae Lee ve Min-sik Choi var. Nasıl? tanıdık gelmedi di mi?

Boksuneun Naui Geot

Ya da ingilizcesi Sympathy for mr. Vengeance olan kore yapımı film aslında çok daha tanıdık olan OldBoy filmini de içeren bir serinin ilk filmi. Yönetmen Chan-wook Park ın İntikam temalı 3 filmi içeren bir serisiymiş. Oldboy’u izlemiştim ama böyle bir serinin ikinci filmi olduğunu bilmiyordum. Sıralamaya yanlış başlamak çok da alışık olmadığımız bir durum değil. Bir seriye de tersten başlamıştım farkında olmadan. filmdeki iyi karakter başa gittikçe nefret edilen bir adam olmaya başlamıştı. Benim aklımda da öyle kaldı tabi. Ama seriyi doğru sıra ile izleseydim ne olacaktı? O nefret edilen adam serinin sonunda melek gibi bir adama dönüşecekti ve aklımda da öyle kalacaktı. Neyse filmimize dönelim.

We’re the Millers

Yabancı bir komedi filminde (animasyonlar hariç) gülmeyeli gerçekten uzun zaman olmuştu. Dizi sektöründe komedi işini aşan amerikalılar nasıl bu başarıyı sinemada gösteremiyorlar gerçekten çok şaşırtıcı. Neyse gündemi değiştirmeliyim. Bu sefer gerçekten güldürdü diyebilirim. Tabi ki full kahkaha atmıyorsunuz ama o sıkkınlık anına da hiç gelmiyorsunuz. Olay şu: Bir uyuşturucu kaçakçılığı işi işin birilerinin aile gibi görünmesi gerekiyor. Ele başı Jason Sudeikis in canlandırdığı David. Kendisine eş olarak Jennifer Aniston ı seçiyor. O da bir klüpte striptiz yapıyor normalde. Çocuk olarak da komşunun saf çocuğu Kenny ve sokaklarda yaşayan Casey.