Masumiyet

Başrollerinde Güven KiraçHaluk Bilginer ve Derya Alabora‘nın oynadığı yönetmenliğini ise Zeki Demirkubuz‘un yaptığı 1997 yapımı film. İsmini duymayan yoktur sanırım. Hatta izlemeyen sayısı da çok az olabilir. Çünkü Türk sinemasının kült filmleri arasında gösteriliyor. Bu zamana kadar ben neden izlemedim açıkçası hiç bilmiyorum. Daha önce oturayım da izleyeyeim dediğimi de hatırlamıyorum. Karantina günlerinde izlediğim en iyi Türk filmi oldu kendisi. Aslında bu filmin bir de öncü filmi varmış, Kader diye. Karakterler aynı ama oyuncular farklı. Onu henüz izlemedim ancak önce onu izleyip sonra bunu izlerseniz çok daha etkileyici oluyor diyenler mevcut. Bizim için artık çok geç ama izlemek isteyenler önce onu izleyebilir.

Hikayemize gelecek olursak, hapisten çıkan Yusuf amaçsız bir şekilde hayata döner. O kadar amaçsızki hapishane müdürüne dilekçe yazıyor ben burda devam edeyim zaten ne bekleyenim var ne yapacak bir işim. Olmaz öyle şey deyip izin vermiyorlar tabiki. Yusuf geçici süreliğine ablasına uğrayıp oradan da yoluma devam ederim diyor. Ablası, eniştesi ve yeğeni kalorifer dairesinden hallice bir yerde kalıyorlar. Evdeki durumlar da hiç iç açıcı değil.

Ben burada kalmayayım deyip bir otele gidiyor Yusuf. Orada ise Bekir ve Uğur ile tanışıyor. Uğur geceleri şarkı söyleyen, sürekli şehir değiştiren birisi. Tabi bu süreçte yanında hep Bekir var. Bekir ile aralarında ise hiç bir şey yok. Çünkü Uğur başkasına aşık, namı değer Zagor’a. Zagor ise hapiste ve sürekli sorun çıkarttığı için sürekli yerini değiştiriyorlar. Zagor hangi ile sürgün edilirse Uğur da peşinden oraya gidiyor. Uğur’a aşık olan Bekir ise onu yalnız göndermeye kıyamıyor ve kendisine karşı bir duygusu olmadığını bile bile peşinden sürükleniyor yıllardır.

Bütün bu süreçteki çaresizlikler, değişimler, gelişimler çok gerçekçi. Çünkü oyunculuklar inanılmaz başarılı. Zaten bu kadrodan aksini beklemek büyük hata olur.

Bu arada Uğur ve Zagor’un bir de çocukları olduğunu söylemeyi unuttum. O da peşlerinde sürekli sürükleniyor oradan oraya.

Olaylar birbirini kovalıyor ve Zagor hapisten çıkıyor. Tabi Uğur soluğu hemen yanında alıyor. Çocuğu ise Yusuf’a emanet ediyor. Yusuf’un tek amacı çocuğu anne-babasının yanına götürebilmek.

Filmin sonunda ise Bekir’in dediği gibi tornavida yemişsiniz gibi kalıyorsunuz. Hala o çocuk ne olacak diye düşünüyorum bazen. Sonra ya bu filmdi diyorum kendime. Ama filmin gerçekçiliği size bunu düşündürtüyor. 1-2 saniyeliğine de olsa bunu düşünüyorsunuz.

Hiç sıkılmadan, sürekli merak ederek izlediğim bir film oldu. Dediğim gibi sonu da çok etkileyici. Ben izlemek için çok geç kalmışım siz ilk fırsatta izleyin..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir