Parks and Recreation

The Office dizisini izledikten sonra komedi dizisi olarak bu diziye başladım. Zaten aynı ekibin yaptığı bir dizi. Haliyle içim oldukça rahattı. Tek korkum karakterleri The Office’deki karakterler ile eşleştirme hatasına düşmekti. İlk 3-5 bölüm o oluyor. İşte bu Micheal olsa şu Dwight olsa diyorsunuz ama sonra bu dizideki karakterlerin de oldukça şahsına münhasır kişiler olduğunu görüyorsunuz. Bu yüzden ilk başlarda suratınız asık izleyebilirsiniz. Ama karakterlere ısınınca oldukça eğlenceli bir hal alıyor dizi. Karakterlere geçecek olursak.

Cesur Yeni Dünya

Adil bir yarışmanın sonucunda bu kitabı kazandım. Gerçi yarışma benim için daha uygundu ama rakip çok ısrar edince ben de tamam dedim. Bir an benden hızlı karpuz yiyeceğini düşündü sanırım. Tabi ki sürpriz olmadı ve eşit miktardaki karpuzu daha hızlı yiyerek iddiayı kazandım. Sonucunda da bu kitabı aldı kaybeden taraf. Kitap Aldous Huxley tarafından 1932 yılında yazılmış. Aradan 83 sene geçmiş. Çok sıkılacağımı düşünmüştüm açıkçası. Ama hiç de öyle olmadı.

Shaun of the Dead

Daha önce zombileri içeren bir komedi filmi girişimim olmuştu. Hayatımın en kötü 2 saati olmaya adaydı o bölüm. Bu filmi de sanırım aynı furyada indirdim, pardon satın aldım. Hal böyle olunca izlemek kaçınılmaz oldu. Konu yine çok benzer. Etrafı zombiler basıyor birileri de bundan kurtulmaya çalışıyor. Bu filmin farklı taraflarından bir tanesi de ingiliz yapımı olması. İngilizlerin komedi dizilerini çok beğenmiyorum, filmlerinde de aynı sıkıntı olacak diye düşünerek izlemeye başladım.

Minions

Despicable Me ve Despicable Me 2 filmlerinin kahramanı olan minyonlar bu sefer kendi filmleri ile karşımızda. Bu filmde minyonların Gru ile nasıl tanıştığı ele alınıyor. Tabi ki eğlenceli bir şekilde. Minyonlar hizmet etmek için kötü birini arıyorlar. Bunun için aralarından 4 kişiyi gönüllülük esasına bağlı kalarak seçiyorlar. Hizmet edecekleri kişiyi ararkenki süreçte de başlarına gelmeyen kalmıyor tabi. Bunun dışında yazacak çok da birşey yok açıkçası. Eğlenceli vakit geçirmek için güzel bir alternatif.

Zombieland

Zaten sinemada güzel bir film izlemişsin ne diye eve gelince bi tane daha film izlersin ki. İnsan oğlu doyumsuz işte. Sanırım en kötü 5 filmimden bir tanesi oldu bu film. Her ne kadar Emma Stone filmde yer alsa da bu sıralamayı değiştirmeyecek. Zombiler dünyayı ele geçiriyor. Birileri de bu ortamda hayatta kalmaya çalışıyor. Hepsi bu. Zaman kaybının tanımını yapın deseler bu filmi izleyin derim. O derece kötü bir film.

Kara Bela

Leyla ile Mecnun’un senaristi Burak Aksak’ın yazıp yönettiği film geçtiğimiz Cuma günü vizyona girdi. Tabi biz de koşarak izlemeye gittik. Başrolde Erdal Bakkal yani Cengiz Bozkurt var. Tabi etrafında tanıdık isimler de var. Seda Bakan, Cihan Ercan, Hasibe Eren ve Erkan Kolcak Kostendil gibi. Yine baştan söyleyeyim. Mizah anlayışı aynı türde devam ediyor. Nasıl Tarantino nun bir tarzı var ve bütün dünya kabul ediyor ise bu adamların da komedi alanında bir tarzı var ve bence kesinlikle kabul edilmesi gereken bir tarz.