No se Aceptan Devoluciones
Türkçe’ye çocuk büyütme rehberi olarak çevrilmiş. İngilizcesi de Instructions Not Included. 2015 e film açısından başarılı girdiğimi belirtmiştim. Umarım böyle devam eder de demiştim. Galiba kalbim temiz, en azından şu ana kadar. İzlediğim ikinci film de başarılı çıktı. Bu sefer ki hikayemiz biraz dram içeriyor. Hızlı bir gençlik yaşayan Valentin sabah başka kızlarla takılıyor akşam başka. Hızlı bir arkadaş yani. Gün geliyor kadının teki elinde bir bebekle kapısını çalıyor. Sen de kimsin falan derken, kadın ayakta mı konuşacağız bana bi 10 dolar ver de geldiğimiz taksinin parasını vereyim sonra devam ederiz diyor. Ben parayı götürürken sen de çocuğunu tut diyor ve gidiyor. Gidiş o gidiş …
Gone Girl
Yeni yılın ilk filmi. Nasıl başlarsak öyle gider inşallah yeni yıl film açısından. Başrollerde Ben Affleck ve Rosamund Pike var. Birbirini çok seven bu ikili evleniyorlar. Tabi ki canım cicim ayları geçiyor ve sorunlar baş gösteriyor. Evin erkeği bu evlilikle ilgili son noktayı kafasında koymuştur ama eşine bir türlü söyleyemez. Tam bugün söyleyeceğim dediği gün eşi der ki, sen bi git dolan dışarda bizi düşün. Bu evlilik nereye gidiyor. Eleman da hemen atlar tabi ben gideyim de bi düşüneyim diye. Zaten kafasında bitirdiği evliliği eşinin de isteği ile düşünüp eve gelip söyleyecekken bir sürpriz ile karşılaşıyor. Eşi evde yok !
The Water Diviner
Türkçe’ye “Son Umut” olarak çevrildi bu filmin adı. Aslında adam baya su kuyusu kazan bir adam ama, film çevirilerinde nasıl bir mantık izleniyor bilmiyorum. Vizyona girmeden çok konuşuldu. Başrollerde Russell Crowe, Yilmaz Erdogan ve Cem Yilmaz var. Aslında bizimkiler çok da başrol değil ama bu konuda duygusal davrandım diyebilirim. Hikayeye gelecek olursak, taaaa Çanakkale savaşına gidiyoruz. Çocuklarını bu savaşa gönderen bir Avustralyalı babanın çocuklarını bulma mücadelesi. Tabi bi yandan ne işin var bu kadar uzakta diyoruz ama tarih bilgim bu durumu eleştirecek kadar fazla olmadığı için sessizliğimi koruyorum.
Chef
Filmin kadrosunda çok ünlü oyuncular var. Ama başroldeki abiyi daha önce izlemedim diyebilirim. Ya da önemli bi rolde izlememişimdir. Bu filmde Robert Downey Jr., Scarlett Johansson, Dustin Hoffman ve Sofía Vergara yan rollerde. Başrolde ise Jon Favreau var. Akşamları yemek yemediğim için bu filmi izlerken biraz acı çektim diyebilirim. Çünkü filmde çok başarılı bir aşçının hikayesi anlatılıyor. Filmde Carl Casper isimli aşçının nasıl kendi işini kurduğunu izliyoruz. Aslında çok iyi bir restorantta baş aşçı kendisi. Ama gün geliyor patronu ile tartışıyor ve işten ayrılıyor. Kendi işini kurmaktan kastım yeni bir restorant açması değil, en azından ilk aşamada değil.
Begin Again
İsminden bir ikinci bahar filmi gibi olduğu anlaşılıyor. Tam dibe batıp tekrar yükselme olmasa da kötü giden hayatı birden iyiye çevirme olayını izliyoruz. Başrolde Keira Knightley ve Mark Ruffalo var. Hatta Maroon 5 grubunun solisti Adam Levine de rol alıyor filmde. Hikayeye gelecek olursak; henüz ünlü olmamış bir şarkıcı albüm yapmak için Amerikaya geliyor. Tabi deli gibi sevdiği kız arkadaşı da yanında. İşler güzel giderken yoğun iş temposu, şöhretin getirdiği yük derken ikilinin arası ihanet ile açılıyor. Bu anda kızımız yıkılıyor tabi. Beraber yazmıştık o şarkıları, hani ikimiz içindi bu albüm veryansın ediyor. Bu arada kızımız da çalıp söyleyen bir arkadaş ama hiç alıcı gözle bakmıyor şarkıcılığa. Ta ki Dan ile tanışıncaya kadar.
