Category Archives: İzledim

The Greatest Game Ever Played

Filmin adını görünce bir spor filmi olduğu anlaşılıyor. Biyografi olduğunu görünce de birisinin başarı hikayesi olduğu anlaşılıyor. Bugüne kadar bişeyleri başaramamış birisinin filmine denk gelmedim hiç. Herkes terminatör olduğu için kafasına ne koysa yapıyor. Neyse konuyu saptırmayayım. Dediğim gibi bu film birisinin bir spor alanında bir başarısını anlatıyor. Gerçi golf kimileri için sadece topa sopayla vurmak olarak tanımlanabilir. Benim için de bundan çok öte bişey ifade etmiyor açıkçası. Ama bazıları için golf herşey demek olabiliyormuş onu gördüm filmde.

Pek Yakında

Yerli film izlemeyeli uzun zaman olmuştu. Tabi ki bu film çıkmadan önce kesinlikle izleyeceğim bir film olarak aklımın bir köşesine kazınmıştı. Ama yerli filmleri bi yerlerden bulmak daha zor. Sinemada neden izlemediğimi de hatırlamıyorum. Başrolde Cem Yılmaz. Yanında ise çoğu filmindeki rol arkadaşları Zafer Algöz, Ozan Güven ve Özkan Uğur. Film hakkında yazmaya başlamadan belirteyim, filmin türü komedi olarak lanse edilmişti. Ama öyle değil. Tabi ki hiç komik değilmiş deyip yerden yere vuranlardan değilim.

Forrest Gump

Evet itiraf ediyorum hala izlemediğim kült filmler var. Gerçi bu film kült olmak için biraz genç ama yine de bu zamana kadar izlememiş olmak bir eksiklik. Başrolde Tom Hanks ve ona yardımcı olan bazı oyuncular var. İsim vermeyeceğim çünkü gerisi hikaye kalır onun yanında. 6 oskarlı bu filmin çok basit bir hikayesi var. IQ’su düşük olan Forrest’in hayatı. Taaa ilk okul çağlarında başlıyor sorunlar. Arkadaşları dalga geçiyor, normal okula kabul edilmiyor, etrafında olup bitenleri kavrayamıyor. Peki hayatta bir şeyleri başarmak için bunlar şart mı? Demek ki değilmiş.

Wild Tales

Orjinal adı Relatos Salvajes ya da Türkçe olarak Asabiyim Ben. Filmin ismine bakınca komedisi bol böyle herşeye atarlanan birilerinin başına gelenleri izleyeceğiz sanmıştım ama öyle olmadı. Filmde 6 tane birbirinden bağımsız kısa hikaye var. Hepsinin özeti öfkeyle kalkan zararla oturur. Aslında filmin özeti de bu. İspanyollar da sanırım çabuk sinirlenen hemen esip gürleyen bir ırk. Tıpkı bizim gibi. Filmdeki bazı hikayeler bu yüzden tanıdık geldi. Bizim ülkemizde yaşanmayacağını düşündüğüm hikaye de vardı tabi.

Limonata

Leyla ile Mecnun ekibinden henüz kötü bir ürün görmedik, inşallah da görmeyiz. Adamlarda oyunculuk var senaristlik var yönetmenlik var.. Tekrar bir araya gelirler mi bilmiyorum ama parça parça yaptıkları işler de oldukça başarılı. Bu filmin yönetmeni Mecnun olarak tanıdığımız Ali Atay. Başrollerde ise İsmail abi olarak bilinen Serkan Keskin ve Mutlu Ol Yeter dizisi ile daha da ün kazanan Ertan Saban ya da nam-ı değer Babür. Filme gelecek olursak..

The Boy in the Striped Pyjamas

Well well well diyerek başlamak istiyorum yazıma. Çok fazla nazi dönemi filmi izlemişimdir. Zaten nasıl bir dönemse onlarca film çekilmiş ve çekilmeye devam ediyor. Bu filmi ön plana çıkaran o dönemdeki bir çocuğun hikayesi olması. Bu da daha önce defalarca filmlere konu olmuştur zaten. Ama bu filmde zulüm gören çocuk değil zulüm eden taraftaki bir çocuk ele alınmış. Babası üst düzey bir komutan olan Bruno’nun gözünden o dönemi izliyoruz. Bruno ve aile babasının işi yüzünden arkadaşlarının olduğu, koşup oynayabildiği bir mahalleden kimsenin olmadığı bir yere taşınmak zorunda kalıyor. Hikaye de burada başlıyor zaten.