The Gentlemen
Başrollerinde Matthew McConaughey, Charlie Hunnam ve Hugh Grant in olduğu yönetmenliğini ise Guy Ritchie in yaptığı 2019 yapımı aksiyon filmi. Ha bir de Colin Farrell var filmde ama kendisi her 3 filmin birinde oynadığı için çok da belirtmeye gerek olmayabilir. En baştan söyleyelim film bol aksiyonlu. Aksiyon derken kan gövdeyi götürüyor anlamında değil. Sahneler çok hareketli, bir ordasınız bir burda. Ama hikaye hiç kopmuyor onu söyleyebilirim.
Momo
Kitabın yazarı olan Michael Ende’yi google ettiğimizde fantastik çocuk kitabı yazarı diyor. Açıkçası başka kitabını okumadım ancak bu kitabı göz önünde bulundurarak çocuk kitabı yazarı tanımını oldukça sığ bulduğumu söyleyebilirim. Evet kitapta geçen ana karakter çocuk, olaylar fantastik ancak yetişkinler için de hem okuması keyifli hem de içeriği çok kaliteli diyebilirim. Yani fantastik olaylar var evet ama öğretilmek istenen şeyler oldukça gerçek.
Yüzyıllık Yalnızlık
Kitabın başında bir soy ağacı veriliyor. Büyük dede onun çocukları çocuklarının çocukları vs. Ne alaka diyebilirsiniz ilk başta. Ama sayfalar ilerledikçe isimlerin birbirine karıştığını göreceksiniz. Özellikle aynı isimlerin sürekli kullanılması bu aile ağacını oldukça mantıklı bir hale getiriyor. Ara ara dönüp bakabiliyorsunuz. Bir süre okuduktan sonra zaten kişilere ve çocuklarına aşina oluyorsunuz ve akıyor kitap. Yazarı Gabriel Garcia Marquez. Kendisi nobel edebiyat ödülü kazanmış 1982’de. Kitabı okuduktan sonra daha detaylı baktım kendisine ve alanında yetkili bir abi olduğunu gördüm.
Tepenin Ardı
7 kişilik oyuncu kadrosuna sahip bir Türk filmi. Çok fazla mekan da bulunmuyor. E buradan da tahmin edeceğiniz gibi film festival filmi. Öyle her yerde bulunan bir film değil. Biz de blutvden izledik. Evet evde kaldığımız süreçte oraya da üye olduk. Blutv bünyesindeki yerli filmlerin büyük çoğunluğu bu kategoride zaten. Adını daha önce duymadığım ancak puanı yüksek ve insanların oldukça beğendiği bir çok film bulunuyor. Bu filmin de dünyanın en güzel 10 filmi arasına sokanlar var tabi. Ancak ben o kadar iddalı değilim.
Çoğunlukla Zararsız
Serinin son kitabını da bitirdim. Aslında bitireli baya oldu hatta üstüne bir kitap daha bitti ama bir türlü yazma fırsatı bulamadım. Sanırım kitabı çok çok beğenmediğim için elim yazmaya gitmedi. İlk kitaplardaki o kadar atraksiyona karşın bu kitapta hiç olay yok diyebilirim. Biraz daha olayları özetleme ve kapanış modunda gidiyor. O kadar zamanda gezmeler, mekanda gezmeler, geçmişteki kendinle konuşmalar, gelecekteki kendinle çay içmeler bunların hepsi olabilir çok da takılmayın diyor kitap.
Seriyi bitirmek için okumuş oldum açıkçası. Belki de 5 kitabı art arda okumaktansa araya başka kitaplar almak daha güzel olabilirdi.
Bilemedim..
Masumiyet
Başrollerinde Güven Kiraç, Haluk Bilginer ve Derya Alabora‘nın oynadığı yönetmenliğini ise Zeki Demirkubuz‘un yaptığı 1997 yapımı film. İsmini duymayan yoktur sanırım. Hatta izlemeyen sayısı da çok az olabilir. Çünkü Türk sinemasının kült filmleri arasında gösteriliyor. Bu zamana kadar ben neden izlemedim açıkçası hiç bilmiyorum. Daha önce oturayım da izleyeyeim dediğimi de hatırlamıyorum. Karantina günlerinde izlediğim en iyi Türk filmi oldu kendisi. Aslında bu filmin bir de öncü filmi varmış, Kader diye. Karakterler aynı ama oyuncular farklı. Onu henüz izlemedim ancak önce onu izleyip sonra bunu izlerseniz çok daha etkileyici oluyor diyenler mevcut. Bizim için artık çok geç ama izlemek isteyenler önce onu izleyebilir.