Fatih-Harbiye

Kitabın ilk sayfalarında “tam dizi senaryosu” diyorsunuz. Sonra bi baktım zaten çekilmiş bile dizisi. Hikaye şu an için tam bir klişe ancak yazıldığı tarihi düşünürseniz öncü olduğunu görebilirsiniz. Yok yok zengin kız fakir oğlan değil, diğeri. Evet evet kadınların efendi erkek yerine fırlama (hafifleterek yazdım) erkek tercih etmesi. Konuya böyle dan diye girdim yazarı söylemeyi unuttum. Eser Peyami Safa’ya ait. Dediğim gibi 2020 yılı için öfff amannnn bildiğimiz şeyler diyebilirsiniz. Ancak adam bunu 1931’de yazmış. Nasıl bir hikayeyse 100 yıla yakın süredir güncelliğini koruyor.

Bir Tereddüdün Romanı

En son ne zaman Türk yazar okudum açıkçası hatırlamıyorum. Gerçi günde 5 kitap okuyan birisi değilim ama yine de uzun zaman olmuş. Yazar ise Peyami Safa. Tabi kendisinin bir çok eseri dizi ve film olarak da karşımıza çıkmış. Çünkü konular tam bizlik. Nerde bir dram var yazmış. 

At Çalmaya Gidiyoruz

Sanırım ilk defa Norveç’li bir yazarın kitabını okudum. Kitabın yazarı Per Petterson. Haliyle yazarı da ilk defa duydum. Sonra biraz araştırınca bu alanda yetkili bir abi olduğunu gördüm. Öncelikle kitabın çok durgun bir kitap olduğunu söyleyeyim. Yani öyle bir sonraki sayfada ne olacak, acaba bu bölüm nasıl bitecek, kitabın sonunda katil başkası mı çıkacak gibi atraksiyonlar yok. Kitabı okurken sanki olayların geçtiği sürede okuyormuşsunuz gibi oluyor. Çok durağan bir kitap. Nuri Bilge Ceylan filmini çekse minimum 6 saat o kadar diyeyim.

Yeraltından Notlar

Aralık 2016’da oyununa gitmişim. Hatta çok da beğenmemişim. Detaylar burada. Kendime en önemli notum ise “kısa süre içinde kitabını da okuyacağım” olmuş. Nasıl bir kitap okuma düşmanlığı oluştuysa o ara 4 yıl sonra okudum kitabını. Tabi ki işin orjinali çok daha kaliteli. Dostoyevski başkan yazmış, bizimkiler oynayamamış ama işte. Şimdi oyun için yazdığımı tekrar okudum da baya beğenmemişim ya. Neyse dediğim gibi kitap çok daha başarılı.

The Guest Aleppo to Istanbul

Suriye’deki savaş sebebi ile oradaki insanların yaşadıkları zorlukları gösteren bir film. Yönetmen Andaç Haznedaroğlu, oyuncuları ise pek tanımıyorum. Gerçi olaylar İstanbul’a geldiği için tanıdık bir iki Türk oyuncu serpiştirmişler ama bence hiç gerek yoktu buna. Zaten sahneleri de oldukça kısa ve filme etkisi olmayan cinste. Sıradan kişiler de oynayabilirdi o rolleri açıkçası.

Maudie

Netflix üzerinde izlenebilecek filmler diye aratırken kendisi ile karşılaştım. Film 2016 yapımı ve başrollerde Sally Hawkins ve Ethan Hawke oynuyor. Hikaye de gerçek. Aslında filmin başından sonunu tahmin ediyorsunuz ama güzel olan o geçişi izlemek zaten. Siyah ile beyaz gibi görünen bu ikilinin nasıl bir arada kalmayı öğrendiğini görüyoruz.