Hunt for the Wilderpeople

2017’de ilk izlediğim film. Umarım hep böyle devam eder kalite. Genelde yazının sonunda yazardım ama baştan söyleyeyim, filmi çok beğendim. Bir saniye bile sıkılmadım diyebilirim. Hatta izleyecek birini bulsam tekrar izleyebilirim. Film o derece güzeldi. Bu demek değil ki filmi izlemeye başlayan kesin bitirecek diye. Filmin daha başında sızıp nasıl bir efsaneyi izlemediğini bilmeyenler de var aramızda. Filmin başrolündeki Julian Dennison henüz 14 yaşında ama çok güzel bir oyunculuk sergilemiş. Kendisine eşlik eden Sam Neill ve Rima Te Wiata pastanın çileği olmuş diyebilirim.

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye

2017’ye de en önde girdim. Erdinç Doğan’ın tek kişilik performansını izledik. Ne yalan söyleyeyim tek kişilik olduğunu görünce inanılmaz sıkılacağımı düşünmüştüm. Devlet tiyatrolarında maalesef oyunculuk çok kötü olabiliyor. Ama öyle bir tokat yedim ki bu sefer bütün ön yargılarım yıkıldı diyebilirim. Hikaye Sait Faik Abasıyanık’ı anlatıyordu. Doğumundan ölümüne kadar bazı olaylar sahnede canlandırıldı. Hayatındaki önemli olayları aktarırken oyuncu o kişiyi de canlandırdı. 10’a yakın farklı kişiyi canlandırdı diyebilirim. Ama bu farklılık laf olsun diye değil, ses, mimik, konuşma aksanı vs. bütün alanlarda vardı.

Nocturnal Animals

Bazı konularda gönül rahatlığı ile hareket ediyorum. Mesela Netflix’e ait bir diziye başlarken hiç düşünmüyorum iyi mi kötü mü diye. Benzer bir durum bazı oyuncular için de geçerli. Onlardan bir tanesi olan Jake Gyllenhaal‘ın filmde başrol olduğunu gördüm ve hiç düşünmeden izleme kararı aldım. Adamın oyunculuğu her geçen film daha da iyiye gidiyor bence. Bu filmde ona eşlik edenler ise Amy Adams ve Michael Shannon. Her ne kadar bugün yazabilsem de sanırım 2016’da izlediğim son filmdi. Kapanışı çok da kötü yapmamak ayrıca mutlu etti diyebilirim.

The Hudsucker Proxy

Başrolde Tim Robbins‘in olduğunu görünce konusuna bile bakmadan izlemeye başladım bu filmi. Ortalama üzeri bir oyunculuk garantiydi. Konu vasat da olsa birbirlerini dengelerler çok da kötü vakit geçirmem diye düşündüm. Neyse ki konu da çöp çıkmadı ve gayet eğlenceli bir film izlemiş oldum.

Dinle Küçük Adam

Yılın son kitabı Wilhelm Reich‘den geldi. Kapanışı çok daha güzel bir kitapla yapmak istedim ama kısmet değilmiş. Buna ek olarak yıl başında belirlediğim 30 kitap adedine de ulaşamamak ayrıca üzdü. Seneye daha gerçekçi hedefler belirlemek gerekiyor demekki. En azından her sene “ben okuma olimpiyatçısıyım, 60 kitap okurum” deyip 15 kitapta kalmadım.

Red Dragon

Başrollerde Anthony Hopkins ve Edward Norton‘ın olduğunu görünce baya bi heyecanlandım. Kesin çok iyi filmdir, kötü olsa bile oyunculuklar iyidir diye sevindim. Keşke konusuna da baksaymışım. Meğer Hannibal dizisinde de izlediğimiz Kırmızı Ejder olayıymış filmin konusu. Bu yüzden filmde ne olacağını bile bile izledim.