Inside Llewyn Davis
Coen biraderler olarak tanınan Ethan Coen ve Joel Coen yönetmiş filmi. Başrolde de Oscar Isaac oynuyor. Filmle ilgili başka detay bilgi vermeye elim gitmiyor. Hayatımdan 104 dakikayı çaldı çünkü. Aslında bu biraderlerin başka filmlerini izleyip beğenmişliğim vardı. Ama bu sefer olmadı. Hem de çok net bi şekilde olmadı. Filme henüz kötü diyen gördüğümü söyleyemeyeceğim. Hep sanat tutkunlarına denk geldim demekki.
Bir şarkıcının tripleri, bohemleri çevresi ile yaşadığı sorunları vs. Hiç bana hitap etmeyen bir filmmiş. Keşke ben DE uyusaydım.
Pawn Sacrifice
Tarihin ilk ve tek Amerikalı dünya satranç şampiyonu Bobby Fischer‘ın hikayesini anlatan bir biyografi. Bu karakteri Tobey Maguire canlandırmış. Tahmin edeceğiniz gibi rakibi Rus şampiyon Boris Spassky. Bu karakteri de Liev Schreiber canlandırmış. Filmden önce iki şampiyonu da tanımımyordum. İzledikten sonra biraz bakındım. İkisi de şahsına münhasır kişilermiş. Ama Fischer gerçekten sorunlu bir adammış. Oynadığı zamanlarda da oyunu bıraktıktan sonra da değişik hareketler içinde yer almış. Zaten yaptıklarından dolayı sınırdışı edilme ve vatandaşlıktan çıkarılma gibi olaylar yaşamış. Filmde bu bölümler yok sadece şampiyonluğa uzanan yol var.
Now You See Me – 2
Bir alışveriş için BKM kullanayım dedim. Sitede bir sorun oldu ve mail gelmesi gerekirken gelmedi. Önce BKM’yi aradım işlemde sıkıntı yok dediler. Sonra alışveriş yaptığım yeri aradım yooo bize öyle bir satış bilgisi gelmedi dediler. Neyse ki 30-40 dakikalık telefon görüşmeleri sonucu durumu çözdük ve maddi bir kaybım olmadı. Bunun sonucunda ise BKM “Her ne kadar bizden ötürü olmasa da mağduriyetinizden dolayı size 2 tane sinema bileti hediye ediyoruz” dedi. Ben de ooo alırım bir dal dedim ve bir daha olmasın gençler diyerek biletleri aldım. Film inanılmaz kötü de olsaydı laf etmezdim biletler bedava olduğu için ama neyse ki biletler bedava da olsa film güzel çıktı.
Enemy
Öncelikle Kafka’nın Dönüşüm kitabını okumayan ya da hikayesini bilmeyenler bu filmi izlemesin. Örümcek ne la! tepkisini verecekler muhtemelen o kişiler. Ha kitabı bilince ne oluyor derseniz yine bişey olmuyor film bir anda izlediğiniz en iyi film seviyesine yükselmiyor. Açıkçası film gayet sıkıcı ve durağan. İzlediği bir filmde kendisine çok benzeyen birisini görüyor karakterimiz. Sonra bu kişinin kim olduğunu bulmaya çalışıyor. Aslında bi bakıyoruz öyle bişe yok kişilik bozukluğu vs. Başrolde Jake Gyllenhaal olduğu için oyunculuk konusunda bi standart söz konusu ama konu çok da ilgili çekmedi..
Birileri göklere çıkartıp başucu eseri yapmış olabilir. Benim için uykuya direndiğim dakikalardan öteye geçemedi film. Tabi uykuya direnemeyenler de olmadı değil..
Casino Royale
Seri filmlerinde benzer şeyleri görmek çok normal. James Bond serilerinde de bu böyle. Bu serinin son filmini ne zaman izledim hatırlamıyorum ama bu film 10 sene önceki serinin bilmem kaçıncı filmi. 10 sene ara ile çekilmiş olsalar da senaryo olarak çok da ileri gitmediklerini gördüm. Ele avuca sığmayan tarz ajanımız Bond dünyayı kurtarıyor. Bunu yaparken bu sefer kumar yeteneklerini de görüyoruz. Tabi organizasyon içindeki güzel bir kadınla yakınlaşma ritüeli de yine sergileniyor.
Böyle olacağını bile bile izledim. Sırf Mads Mikkelsen oynuyor diye. Hannibal‘den sonra görüyorum ki adam oyunculukta kendini 5’e 10’a katlamış. Bizim Bond’ da hala ordan oraya atlayıp zıplıyor.
Kumarbaz
Ağır aksak da olsa kitap okumaya devam ediyorum. Yeni dizilere başlayınca kitaba vakit ayırmak çok kolay olmuyor. Bu sefer ki kitap kilasiklerden, yazarı da Fyodor Dostoyevski. Bazıları babasının oğlu gibi bahsetse de yazardan ben sadece sağda solda okuduğum kadarı ile biliyorum. Şöyle müthiş yazarmış böyle inanılmaz eserleri varmış olayına giremeyeceğim o yüzden. Kitabın ismini ilk okuduğumda bir kumarbazın yükseliş ve dibe barışını okuyacağımı düşünmüştüm. Bundan ziyade kumar illetinin insana nasıl bulaştığını okudum. Tabi bizim repertuarda ne oldum değil ne olacağım temalı diziler olunca kitap tahminimde yanılmam çok kolay oldu.