Category Archives: İzledim

Annemin Son Çılgınlıkları

Tiyatroya bir süre ara vermiştik. En önlerden olmasa da dönüşü bu oyunla gerçekleştirdik. Çok uzun yazmayacağım. Oyunda alzheimer hastalığı olan bir anne ve onun çocukları ile arasındaki ilişki anlatılmış. Özellikle yanında kalan kızı bu durumdan iyice bunalmış durumda. Kız kardeşi ile anlaşıp onu bakım evine yatırma sürecindeler. Bir yandan annesinden kurtulmak isteyen ama diğer yandan da vicdan azabı yaşayan kardeşlerin çelişkisi söz konusu.

La La Land

Deseler ki bir kadın bir erkek başrol seç bunların filmini çekeceğiz. Erkek olarak Ryan Gosling (okunuşu ile Rıyan Gosling) kadın olarak da Emma Stone derdim. Bu ikiliyi bir araya getirenler kaliteden anlıyor, en başta bunu söylemek lazım. Filmin Golden Globe’da 7 ödül alması da iyice iştahlandırdı diyebilirim. Bilet fiyatı da 6 tl olunca izlemek için bütün şartlar oluştu. Filmin müzikal türünde olması biraz korkutmuştu. Sonuçta bir Sefiller faciası aşamışlığım var ve hala atlatabilmiş değilim. Neyse ki bu filmin müzkal yönü o kadar ağır değildi.

Hunt for the Wilderpeople

2017’de ilk izlediğim film. Umarım hep böyle devam eder kalite. Genelde yazının sonunda yazardım ama baştan söyleyeyim, filmi çok beğendim. Bir saniye bile sıkılmadım diyebilirim. Hatta izleyecek birini bulsam tekrar izleyebilirim. Film o derece güzeldi. Bu demek değil ki filmi izlemeye başlayan kesin bitirecek diye. Filmin daha başında sızıp nasıl bir efsaneyi izlemediğini bilmeyenler de var aramızda. Filmin başrolündeki Julian Dennison henüz 14 yaşında ama çok güzel bir oyunculuk sergilemiş. Kendisine eşlik eden Sam Neill ve Rima Te Wiata pastanın çileği olmuş diyebilirim.

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye

2017’ye de en önde girdim. Erdinç Doğan’ın tek kişilik performansını izledik. Ne yalan söyleyeyim tek kişilik olduğunu görünce inanılmaz sıkılacağımı düşünmüştüm. Devlet tiyatrolarında maalesef oyunculuk çok kötü olabiliyor. Ama öyle bir tokat yedim ki bu sefer bütün ön yargılarım yıkıldı diyebilirim. Hikaye Sait Faik Abasıyanık’ı anlatıyordu. Doğumundan ölümüne kadar bazı olaylar sahnede canlandırıldı. Hayatındaki önemli olayları aktarırken oyuncu o kişiyi de canlandırdı. 10’a yakın farklı kişiyi canlandırdı diyebilirim. Ama bu farklılık laf olsun diye değil, ses, mimik, konuşma aksanı vs. bütün alanlarda vardı.

Nocturnal Animals

Bazı konularda gönül rahatlığı ile hareket ediyorum. Mesela Netflix’e ait bir diziye başlarken hiç düşünmüyorum iyi mi kötü mü diye. Benzer bir durum bazı oyuncular için de geçerli. Onlardan bir tanesi olan Jake Gyllenhaal‘ın filmde başrol olduğunu gördüm ve hiç düşünmeden izleme kararı aldım. Adamın oyunculuğu her geçen film daha da iyiye gidiyor bence. Bu filmde ona eşlik edenler ise Amy Adams ve Michael Shannon. Her ne kadar bugün yazabilsem de sanırım 2016’da izlediğim son filmdi. Kapanışı çok da kötü yapmamak ayrıca mutlu etti diyebilirim.

The Hudsucker Proxy

Başrolde Tim Robbins‘in olduğunu görünce konusuna bile bakmadan izlemeye başladım bu filmi. Ortalama üzeri bir oyunculuk garantiydi. Konu vasat da olsa birbirlerini dengelerler çok da kötü vakit geçirmem diye düşündüm. Neyse ki konu da çöp çıkmadı ve gayet eğlenceli bir film izlemiş oldum.