Category Archives: Okudum

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınından biz de nasibimizi aldık ve evden çalışıyoruz. İyi yanları ve kötü yanları var tabi ki bu durumun. Bunu ayrıca yazmayı düşünüyorum. Ancak benim için iyi yanlarından bir tanesi kitap okumaya geri dönmem oldu diyebilirim. Ofiste verdiğim çay-kahve aralarını tabi ki evde de veriyorum. Ancak bu sefer goygoy yapmak yerine kitap okuyorum. Ha goygoyu da özlüyorum tabi orası ayrı ama eldeki imkanlarla yapılabilecek en güzel şeylerden birisi bence kitap okumak.

Mülksüzler

Orjinal adı The Dispossessed olan Ursula K. Le Guin ütopyası. Kitabı beğenmeyen bir kişi bile görmedim. Yorum yazan herkes inanılmaz bir şekilde övmüş. Keşke ben de o kadar övebilseydim ama maalesef övemeyeceğim. Bunun en temel sebebi kitabı çok uzun sürede bitirmiş olmam. Bu tabi ki kitabın suçu değil ama ilk bölümler oldukça yavaş ilerliyordu. Haliyle okumam da yavaş bir hal aldı ve kitabı 1 ayı bulan sürede bitirdim.

Satranç

Stefan Zweig’in yazdığı bir hikayeyi barındırıyor kitap. Hepi topu 70 sayfa zaten. Açıkçası uzun uzun yazacak bir şey bulamıyorum. Bir satranç şampiyonunun sıradan bir insan ile satranç oynamasını anlatıyor. Koskoca şampiyon sıradan bir vatandaşa nasıl yenilir bunu okuyoruz aslında. Santancı çok iyi bilen iki kişinin tatlı rekabeti de diyebiliriz. Tabi ikisi de bu ustalığa farklı yollardan ulaşmış. Bu yolları okurken güzel mesajlar mevcut.

Bir çırpıda biten bir kitap, okuyup kenara koyun bence..

Görmek

Jose Saramago reisin Körlük adlı kitabınının devamı niteliğinde kitabı. Aslında çok da bağı yok olayların. Ama bazı yerlerde o kitapta geçen olaylara atıfta bulunuluyor. Bildiğiniz gibi o kitapta bulaşıcı bir hastalık yüzünden insanlar görme yetisini kaybediyordu. Sadece bir kişi o hastalığa bulaşmıyordu. Bu kitapta da o bir kişinin bazı şeylerin başlangıcını tetiklemiş olabileceğine göndermeler yapılıyor.

Geliştiren Anne-Baba

Kitap okuma konusunda eski performansımdan çok uzak olsam da araya serpiştirmeye çalışıyorum. Kitabın yazarı Doğan Cüceloğlu. Uzun uzun yazacak bir şey yok aslında. Zaten bilinen şeylerin bir araya getirilip güzelce sunulmuş hali. Arada hem kendi hayatından hem okurlarından gelen örneklerle bunlar zenginleştirmiş. Örnek vermek gerekirse, toplum içinde yaramazlık yapan çocuğu herkesin ortasında azarlamayın, sakin bir şekilde alın karşınıza ve o davranışı neden yaptığını öğrenin falan diyor. Tabi ki doğrusu bu ama bunu yapabilmek çok da kolay değil.

Ebeveynlik konusunda kesin okunması gereken kitaplar listesinde mi? Bence değil. Ama bu konuda ahkam kesecek kadar bilgim yok tabi.

Kırmızı Pazartesi

Uzun bir aradan sonra kitap okumayı başarabildim. Bazı tehditlerle bu dönüşün gerçekleşmesi iyi bir şey tabiki. Kitabın yazarı Gabriel García Márquez. Nobel ödüllü bir abimizmiş. Uzun bir ara verdiğim için çok yormayacak ince bir kitapla döneyim istedim. Bu kitap tam da bunu sağladı aslında. 122 sayfa kendisi ve anlatılanlar hiç de kafanızı yormayan cinste.