Category Archives: Okudum

Kitap Hırsızı

Okuyalı çok uzun zaman oldu ve maalesef çok da bir şey hatırlayamıyorum. İkinci dünya savaşı zamanında geçiyor ve bir yahudi ile evin çocuğu arasındaki arkadaşlığı ele alıyor. Tabi arkadaşlık var, umut var, umutsuzluk var, yaşam var ve tabi ki ölüm var. Kısa ve akıcı bir kitaptı. Anlattıkları belki de çok daha fazlasını hak ediyor ama siz birlerce takipçilerim bu seferlik kusuruma bakmazsınız diye ümit ediyorum.

On Küçük Zenci

Orjinal adı “And Then There Were None” olan Agatha Christie kitabı. Tüm zamanların en çok okunan/beğenilen kitaplarından biriymiş kendisi. Türkiye de dahil bir çok ülkede oyunları sahnelenmiş, filmleri çekilmiş. Tahmin edeceğiniz gibi bir polisiye/gerilim/gizem kitabı. Kitap zaten çok kısa. Bu yüzden kim hangisiydi, onu kim öldürmüştü derken bitiveriyor. Haliyle tahmin yapma şansınız çok olmuyor. Kitap çok akıcı ve her sayfa sürprizlerle dolu.

Aslan Asker Şvayk

Bu zamana kadar okuduğum en uzun kitap sanırım. Kitap 1921 yılında Jaroslav Hašek tarafından yazılmış. Ben bu yaşıma kadar hiç duymamıştım böyle bir kitabı ancak tamamen benim cahilliğim. Hatta farklı kişiler tarafından tiyatroda da sahnelenmiş kitap. Zaten kitabı okurken olaylar gözünüzün önünde o kadar güzel canlanıyor ki olsa da izlesek diyorsunuz.

Kara Kitap

Sanırım bir süre Orhan Pamuk kitabı okumayacağım. Okuduğum her kitap bir öncekine göre daha kötü geldi. Bu kitap da yazarın ilk kitaplarından. 1990 yılında yayınlanmış. Okuduğum bir önceki Orhan Pamuk kitabında kendimce bir çıkarım yapmıştım. Eskiden daha anlaşılmaz (bana göre), daha dolaylı, daha ağdalı yazıyormuş. Yıllar geçtikte daha basit cümlelerle yazmaya başlamış bence. Benim gibi 6 satırlık cümleleri sevmeyen kişiler muhtemelen bu kitabı sevmeyecektir.

Benim Adım Kırmızı

Yine bir Orhan Pamuk kitabı ile karşınızdayım. Şunu farkettim, Orhan Pamuk’un eski kitapları benim için biraz ağır gibi. En beğendiğim kitabı mesela son kitabı oldu şimdiye kadar. Yazılma tarihi eskiye doğru gittikçe beğenim azalıyor. Belki de daha yalın yazmaya başlamıştır bilemiyorum. Kitabın hikayesine gelecek olursak, 1591 yılında Osmanlı Devleti’ndeki nakkaşları ele alıyor.

Benim Hüzünlü Orospularım

Gabriel García Márquez tarafından yazılan kitap ilk olarak 20o4 yılında yayınlanmış. Yazar amcanın son kitabıymış. Yine kimilerine göre başucu eseri kitap. Bana göre ise o kadar nadide bir eser değil. Hikayesine gelecek olursak, hayatına giren bütün kadınlara para ödeyen bir amca var. Yani bugüne kadar hep para karşılığı bir kadınla beraber olmuş. Aşk meşk hiç yok. Bu konuda da bir sıkıntısı yok kendisinin. Gün geliyor ve dayının 90. yaş günü yaklaşıyor. Dayı da belki son yaş günümdür diyerek kendisine bir hediye planlıyor. Daha önce kimseyle beraber olmamış bir kız bulmasını istiyor her zaman istediği yerden.