Category Archives: Okudum
Sultanı Öldürmek
Psiko-Analist
Aklından Bir Sayı Tut
Hangi tezgaha bakarsam en önde, D&R’ mış NT’miş hepsinde best seller bölümünde. Neyse alalım dedik. İsmi şekil, ne bilim böyle bir heyecan yaratmadı değil. Güzel de başladı kitap. Okurken içinizden diyorsunuz acaba nerden biliyor sayıları.
Kitaba okurken aklınızda tek bir soru oluyor, o da adamın sayıları bilmesi. 400 küsür sayfanın tek olayı bu. Böyle iddalı bir kitabın sonunu da on numara getireceğini tahmin ediyorsunuz. Ama kitap bittiğinde acaba ben mi kaçırdım diyip benim gibi nette araştırıyorsunuz. Google’ a “Aklından Bir Sayı Tut son”, “Aklından Bir Sayı Tut basıl bitiyor” gibi keywordler girip aratıyorsunuz. Sonuç olarak ya çeviriyi yapan kişiler de Olgunlar piyasasından, ya da kitap tam bir hayal kırıklığı. İlk seçeneğin ihtimali fazla yok gibi, zira fotokopi makinesinin çeviri özelliği henüz yok bildiğim kadarıyla. Sonuç olarak sadece ben değil bu kitabı okuyan çoğu kişi de hayal kırıklığına uğramış.
Acaba nasıl sayıları tahmin ediyor diye o a kadar yırtınıyorsunuz, çözüm olarak sadece bir dedektifin tahminiyle yetiniyorsunuz. Bunun gibi çözümü olmayan, cevabı verilmemiş sorularla dolu kitap. Popüler kültürün kurbanı olmak istiyorsanız iyi okumalar diliyorum.
Not: John Verdon adlı yazarın ilk kitabıymış, bu kadar sert olmayadabiliriz.
İskender
Elif Şafak’ın son kitabı. Daha önce çıkardığı kitapların başarısından mıdır bilmem, çok büyük bir hevesle başladım okumaya. İşler iyice dallandı budaklandı. İçimden geçirdim ki “yine on numara bağlamıştır”. Malesef olmadı. Hani filmlerde olur ya en heyecanlı yerinde elemanın teki uyanır ve her şeyin rüya olduğunu söylerler. İşte bu kitap da onun gibi. Oku oku, en son desinler ki aslında felancayla filanca karışmış.
Bir ailenin soy ağacı ile başlıyor kitap. Kitaptaki bölümler soy ağacındaki kişilerden alıyor ismini. Bir Pembe isimli bölümü okuyorsunuz, bir Yunus. Ordan İskender’e atlıyorsunuz vs. Tesadüflerin olduğu, dramatik bir hali alıyor kitap ilerledikçe. Elif Şafak’ın ilk kitabı olsa iyiy bir başlangıç diyebilirdim ama piyasadaki son kitabı oluğu için tam bir hayal kırıklığı demek zorundayım.
Gregor ve Gri Kehanet
Açlık oyunları serisinin yazarı olan Suzanne Collins ‘in yeni serisinin ilk kitabı. İlk seriye göre hedef kitle biraz daha düşmüş. Kitaba başlarken bu ne la çocuk kitabı gibi diyebilirsiniz. Ben de öyle demiştim. Ama iyi ki gururuma yenik düşmeden okumuşum. Normalde fantezi türünü sevmeyen, ne filmini izleyip ne de kitabını okuyanlar için bu alana bir şans verme açısından iyi bir referans olabilir. Okuduğunuz her şeyi gözlerinizin önünde canlandırabiliyorsunuz. Bence önemli olan da bu zaten. Çocuk kitabı da olsa ,amca kitabı da olsa ben beğendim. Akıcı, heyecanlı bir hikayesi var. İnce bir kitap zaten, bırakın gururu dönün çocukluğunuza. Ayrıca yeni serinin ikinci kitabı piyasaya çıkmış ama henüz korsana düşmedi dedi benim kitapçı, bilginize.
Kukla
Uzunca bir sürenin ardından nihayet bitirdim bu kitabı. Aslında çok hevesli başlamıştım okumaya ama iş, güç, çoluk, çocuk derken bir türlü bitirememiştim. Ahmet Ümit yine şaşırtmadı beni. Kitabın yarısına kadar gayet güzel heyecan verici sizi içine çeken bir kitap. Ama sayfalar azaldıkça kurtlar vadisi kısmı başlıyor. Hadi canım sen de dediğiniz kısımlar geliyor.
Gazeteci Adnan bey ve üvey kardeşi Doğan arasında geçiyor olay. Bu Doğan ülkücü bir arkadaş. Geçmişte yaptıkları, arkadaşlarıyla olan ilişkileri vs. Doğan ölüyor ve bi şekilde üvey abisi bu ölüm olayını araştırmaya başlıyor. Bu araştırma kısmı, bağlantıların kurulması gerçekten çok güzel işlenmiş. Ama okurken acaba nasıl bağlayacaklar diye içinizden geçirdiğiniz an ileri görüşlülüğü ön plana çıkıyor Ahmet Ümit’in ve. Alaattin’in cini misali pat diye biri diğerinin halası çıkıyor, aslında kitabın başında Doğan olan kişi Yalvaç oluyor. İşte paralar sahte, pasaportlar geçersiz falan. Böyle Lost dizisinin finali gibi.
Ama dediğim gibi kurgu, sürükleyicilik iyi kitapta. Şu devirde polisiye yazan Türk yazar bulmak zaten zor. Adamı küstürmeyelim. Okuyun, ilk elinize aldığınız gibi bitirmezseniz sorun yok. Kitap kırk bölüm, günde 3-4 bölüm okursanız yaklaşık bir hafta çok tat alarak okursunuz. Geri kalanı da kendiniz tamamlarsınız.

